TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

1 Mayıs, 1 Mayıs, İlk Dileğimiz
Yaşatacak Seni Tunç Bileğimiz

M. Bayraktar

1 Mayıs’ın bilince çıkmasına mı? 1 Mayıs’ta düzgün bir şey söylemek gerektiğinin zorluğuna mı? Yoksa 1 Mayıs’ta çok şeyler söyleniyor gerek yokluğuna mı? yormalı bilmiyorum, ama mutlaka bir şeyler söylemek, yazmak, haykırmak gerektiğine inanıyorum. Üstelik kendi tarzımızda, Türkiye Komünist Partisi’ne yakışır bir şeyler söylemek gerektiğine inanıyorum.

Ülkede 1 Mayıs’ta devletin en tepe noktalarının birbiriyle çatıştığı, kendi aralarındaki kavganın sertleştiği, bunalımın kalıcılığının, burjuvazi açısından çözümsüzlüğün, bunu sınırda PKK’yı bahane ederek çözüm aradığı bir dönemde mutlaka TKP’nin bir şeyler söylemek gerektiğine inanıyorum.

İşçi sınıfı, çalışanlar ve emekçi halk 1 Mayıs’ı artık biliyorlar. Göreceksiniz gerekli katılımı sağlamayacak bir iki sendikanın dışında üye bazında katılım yüksek olmayacak. Bu Sendikaların var olan yöneticilerine ve siyaset yapış tarzlarına olan tepkilerinin de göstergesi olacak.

Özellikle KESK’e bağlı sendikalarda ki tarz insanları yordu. ÖDP’nin bu tıkanıklıktaki payı büyüktür. Nereye gittikleri belli olmayan bir mücadele anlayışına sürüklendi ve bugün KESK’te bir durağanlık ve politikasızlık var. Klasik muhalif çalışma ve örgütlenme tarzına pasif tepki var.

Bu 1 Mayıs’ta TKP’nin söyleyeceği mutlaka bir şeyler vardır.

Bu aynı zamanda Legal TKP’nin “1 Mayıs’ta işçiler, özelleştirmelere karşı devletçiliği savunmalıdırlar” mesajına, Komünist inançlı insanları “çevre-kolektif” diyerek yoran, ümitsizleştiren, oyalayanlara karşı bir şeyler söylemesi gerektiğine inanıyorum ve vardır.

1 Mayıs’ta sokaklarda, işyerlerinde, mahallelerde bugün varız diyenler kadar yokuz. Bunu gizlemeden dün bizlerin varlık dönemlerinde, en zor koşullarda da kimse yoktu bizler vardı. Dün bizlerin varlığı birçoğunun bugün varlığını yarattı. Bizler bugün değil Türkiye’nin en eski, en deneyimli, en savaşkan partisi Türkiye Komünist Partisiyiz. Onun sıra neferiyiz. O nedenle herkesten çok söyleyeceğimiz bir şeylerimiz vardır. Olmalı. Bunun rahatlığını hissetmeliyiz. En azından benim kadar.

Uzun, inişli çıkışlı, çetrefilli, mücadelelerle, kavgalarla geliyoruz. Önemli olan her dönemde bir şeyler diyebilmenin ve dediklerimizi var olan pencereden göstermeyi becerelim. Çünkü belki siz o kadar farkında değilsiniz ama o pencerelere her gün bakanların sayısı artıyor, gerçeğin kendisine yönelim oluyor. Penceredeki küçücük mum ışığını gördükçe etrafında yüksek voltajlı elektrik üretecek çok insan olduğuna inanıyorum.

İşte bu nedenle bu 1 Mayıs’ta da bir şeyler söylemek gerektiğine inanıyorum. Zamanın geç olduğuna inanmıyorum. Geç kaldığımız çok işler olmuştur ama niyetimiz geç kalmak değil asıl mesele bu.

Bu 1 Mayıs’ı sadece Ege’den bir grup işçi dostumuzun yazdığı bir 1 Mayıs’la geçiremezsiniz, geçirmemeliyiz.

Tüm Yoldaşlarımın, İşçi sınıfının ve emekçi halkımın bayramını kutluyorum.

Yaşasın 1 Mayıs

Yaşasın Türkiye Komünist Partisi