|
|
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ | |
|
R. YÜRÜKOĞLU 2007 ANMA TOPLANTISI YAPILDI
TKP lideri ve son genel sekreteri R.Yürükoğlu'nun ölümünün 6. yildonümü münasebetiyle düzenlenen R Yürükoglu Anisina Konferans, 1 Aralik Cumartesi günü Clerkenwell Green'deki Marx Memorial Library adresinde yapildi. Oxford Üniversitesi Göç ve İltica Araştırmaları Profesörü Stephen Castles, hemen hemen tamamen dolu olan kütüphane konferans salonunda İngilizce olarak "Yeni Küresel İşgücünün Politik Ekonomisini Kavramak" konulu bir konuşma yaptı. A Candan yoldaşın kendi kişisel yaşamından duygu dolu örnekler verdiği açış ve tanıtım konuşmasının ardından söz alan Prof Stephen Castles'ın slayt gösterisi eşliğindeki konuşmasını şöyle özetleyebiliriz: 1980 li yıllardan itibaren hız kazanan küreselleşme hem zengin ve yoksul uluslar arasındaki hem de ulusların kendi içindeki eşitsizliğin artışıyla karakterize olur. Küreselleşme sürecinde işgücünün küresel yeniden yapılanması iki biçim aldı: Sermayenin düşük ücretli ülkelere ihracı ve zengin ülkelerdeki yüksek ve düşük vasıf gerektiren işleri yapmak üzere düşük ücretli alanlardan işgücü ithali. Küreselleşme, 1980lerde, refah devletini daraltmak ve savaş sonrası genişleme döneminde endüstriyel ülkelerde erişilen yüksek ücret düzeylerini geriletmek amacıyla uygulanan yeni-liberal stratejilerin parçası olarak ortaya çıktı. Soğuk Savaş'ın sona ermesi ve ABD'nin askeri ve ideolojik egemenliğinin büyümesi, yeni-liberalizmin küresel yayılmasının koşullarını yarattı. Üçüncü dünya ekonomilerine çok uluslu şirketlerin nüfuz etmesi varolan üretim tarzlarının yıkılmasını getirdi. Bu da sonuçta kırdan kente yığınsal göçü ve birçok örnekte görüldüğü gibi uluslarası işgücü göçünü getirdi. Aynı zamanda, gelişmiş ülkelerdeki ekonomik yeniden yapılanma ile işçi sınıfının istihdam edildiği birçok iş ortadan kalktı ve rasgeleleşmiş işgücünün ve kayıtdışı çalışmanın koşulları yaratıldı. Bu eğilimler hep birlikte işçilerin Güney'den Kuzey'e büyük sayılarda akmasına yol açtı. Varılan noktada yeni ve hareket kabiliyetine sahip küresel işgücü ile karşı karşıyayız. Bu güç,cinsiyetine göre, etnik kökenine ırkına göre, kaynaklandığı yere ve hukuksal statüsüne göre bir tabakalaşma meydana getiriyor. Göç alan birçok ülkede, daha ucuz işgücü ile rekabet korkusu, sömürgecilik döneminden artakalan ırkçı ideolojilerin etkisiyle birleşerek işçi grupları arasında anlaşmazlıklara çatışmalara yol açıyor. Saicı akımların yükselişi, göçmen düşmanı ırkçılığa dayanıyor. Bazı durumlarda bu ırkçı hareketler üyelerini Fransa örneğinde görüldüğü üzere geleneksel komünist partilerden devşiriyorlar. Bu eğilimler solcu siyasetin koşullarını değiştirmiştir. Geleneksel olarak sendikaların ve sol partilerin belkemiğini oluşturan görece homojen ulusal işçi sınıfları artık kalmamıştır. Bu nedenle bugün yeni stratejiler gerekmektedir. Her türlü maddi ve hukuksal engellere karşın, göçmenler günümüzde dernekleşmekte ve güçlü toplumsal hareketler örgütlemektedirler. 2005 yılında Fransa'da göçmen kökenli gençliğin başlattığı protesto eylemleri, 2006 yılında Dubai şeyhliğinde Güney Asyalı işçilerin örgütlediği grev ve gösteriler, yine aynı yıl ABD'de Meksika asıllı işçilerin başını çektiği büyük göçmen hakları hareketi örnek olarak verilebilir. Temel sorun, bu farklı grupların istemlerinin nasıl birbiriyle bağlanacağı, kurulan ilişkilerin ulusal ve etnik sınırların ötesine nasıl taşırılacağı ve ortaya konulan hedeflerin uzun erimli siyasal ve toplumsal değişiklikleri içine alacak biçimde nasıl büyütüleceğidir. Konuşmacının güzel ve anlaşılır bir dille yaptığı sununun ardından canlı ve verimli bir soru-tartışma ortamı oluştu. Katılanlar toplantıdan yararlanmış olarak, teşekkür ederek ayrıldılar. * * * Stephan Castles'in seminerinin İngilizce metni için tıkla... |