|
Yoldaşlar, dostlar
Bugün burada partimizin ideolojik lideri, Türkiye Komünist
Partisi Merkez Komite üyesi ve Türkiye Komünist Partisi eski genel sekreteri
Veli Dursun yoldaşı partimize bıraktığı vasiyetine uygun olarak son
yolculuğuna uğurlamak için toplandık. Acımız büyüktür. Partimizin, Türkiye
devrimci hareketinin, Türkiye İşçi sınıfının, eşi Sırmanın, kızı Didenin,
çok sevdiği Meriçin ve bütün sevenlerinin başı sağ olsun. Türkiye Komünist
Partisi, Türkiye devrimci hareketi çok derin Marksist ideolojik birikime
sahip, büyük bir değeri kaybetti.
Yoldaşlar, kaybedilen bir yoldaşın ardından konuşmak çok
zordur. Hele bu Veli Dursun yoldaş ise daha da zordur.
Veli yoldaş adı TKP ile özdeşleşmiştir. Marksizme gönül
vermiş, komünizm mücadelesinde örgütlü olarak yer almış her insanın ondan
örnek alması gereken pek çok yönü vardır. Yoldaşımızın bu örnek alınması
gereken yönlerinin mutlaka elbirliği ile kollektif olarak değerlendirilmesi
ve hem partimizin bugünden sonraki mücadelesine, hem de gelecek
nesillere mutlaka aktarılması gerekiyor. Ben bunlardan bir kısmına değinmek
istiyorum.
Yoldaş bilimsel çalışmaya, teoriye büyük önem verdi. Bir
bilim olan Marksizmin her zaman kendi kaynaklarından, Marks ve Engelsin
çalışmalarından öğrenilmesi gerektiğine inanırdı. Bilimsel düşüncenin
şablonculuktan uzak, ancak bir bilim gibi çalışılarak öğrenilebileceğini
savunurdu. Bilimsel düşünce üretimi ile örgütlü olma arasında bir bağın
olduğunu her zaman savunmuştur.
Yoldaş TKPnin bir sıra neferi olmaktan gurur duydu. En
sıkıntılı, en zor dönemlerinde bile Türkiye Komünist Partisinin saflarında
olmaktan gurur duydu. Dünyada ve ülkede değişen koşulları da dikkate alarak
legal çalışmanın öne çıktığını, Türkiye Komünist Partisinin adı üzerindeki
yasağın kaldırılması için mücadelenin acilliğini, ülkedeki komünistlerin
birliğini TKPde sağlamak gerektiğine inanıyordu.
Bu hedef için de 2000 yılında toplanan olağanüstü kongre
yeni bir program ve tüzük hazırlama kararı almıştı. Yoldaşımız program
taslağını Londrada bir yıla yakın bir süre yoldaşlarla birlikte yürüttüğü
tartışmaların sonunda, bu tartışmalarda ortaya çıkan fikirleri de dikkate
alarak hazırlamıştır. Düşündüğü tüzük taslağında önem verdiği ana noktaları
da son dönem yazılarında belirtmiştir. ülkede sınıf mücadelesinde etkin
olabilmek için sınıfın
güçlü bir komünist partisine ihtiyacı duyduğuna, TKP
dışındaki komünistlerin bir sınıf partisi içinde birliğinin sağlanması
gerektiğine inanıyordu. Güçlü bir sınıf partisinin TKP adı etrafında
olmasını istiyordu. Legal çalışmanın sınırını da parti programının
kızıllığını kaybetmediği çizgi olarak çizmişti.
Yoldaş kendi siyasi yaşamına ilişkin özeleştirisini, başarı
ve başarısızlıklarını yaşamda iken yazılı ve sözlü olarak yapabilmiş bir
devrimcidir. Bu tutum hepimiz için ders alınması gereken bir tutumdur. Son
bir iki yıldır da geçmişte kendi deyimi ile çeşitli nedenlerle, haklı yada
haksız gerekçelerle kalbini kırdığını düşündüğü yoldaşları yeniden parti
saflarına kazanabilmek için elinden geleni yapıyordu.
Veli Dursun adı parti tarihimizde oportünizme ve
revizyonizme karşı mücadeleden ayrı düşünülemez. Siyasi mücadelede Marksizmi
savunmanın bir yandan bilimsel çalışmayı sürdürmek, bir yandan da
oportünizme ve revizyonizme karşı mücadeleden geçtiğine inanırdı. Partideki
yoldaşlara yaptığı en büyük eleştirisi benim fikirlerimi düzgün
öğrenmiyorsunuz, öğrenmeden bazı fikirlerime karşı çıkıyorsunuz oluyordu.
Özellikle fikirlerinin bir yansıması haline gelen Sosyalizm
Nedir? Kitabındaki fikirleri düzgün öğrenmediğimizi söylüyordu. Yoldaşın bu
önerisini de dikkate alarak, onun sağlığında ama rahatsızlığı nedeniyle
katılamadığı son MK toplantısında, TKP Merkez Komitesi bu kitaptaki
fikirlerin doğru olarak öğrenilebilmesi için kitabın hemen bir program
çerçevesinde eğitimine başlama kararı almıştı. Partimiz aldığı bu kararı
uygulayacaktır.
Yoldaşlar, Veli yoldaşla ilgili çok şey söylenebilir. Örgüt
içinde uzun yıllar onunla birlikte, onun çok yakınında çalışmış bir
yoldaşım. Son yıllarda çeşitli siyasi görüşmeler için birlikte pek çok
uzun yolculuklar yaptık. Bu yolculuklarda pek çok siyasi gelişmeyi ondan
dinleme, onunla tartışma olanağım oldu. Belki pek çok yoldaşla konuşup,
paylaşmadığı özel yaşantılarımıza ilişkin çok şeyi de konuşup paylaştık.
Burada söylemeyi zorunlu hissettiğim bir nokta var. Ben her
zaman örgüt içinde yoldaş tarafından en çok eleştirilen yoldaşlardan birisi
oldum. Bunu özel sohbetlerimizde de yapıyordu. Bu sohbetlerde eleştirdiği
yönlerimi düzeltmeye çalıştığımı söyler, yanlış yere eleştirdiklerini de
kabul eder, yine de enerjimi, potansiyelimi gerektiği kadar kullanmadığımda
ısrar ederdi.
Hastalığı sırasında yaptığım bir ziyarette isteği üzerine
örgütsel gelişmeleri aktarmış, ayrıca bir siyasi konuya ilişkin yaptığım
kişisel çalışmaları, konuya ilişkin okuduğum kitapları hazırlamakta olduğum
çalışmanın planını anlatmıştım. Beni biraz hayretle ama gözlerinin içi
parıldayarak dinlemiş ve bana bu çalışmayı en kısa sürede mutlaka bitir,
mutlaka İngilizcesini de yayınlayalım, bu çalışma siyasi olarak önümüzdeki
dönem örgütün önünü açar dediğini unutmuyorum. Beni ziyarete geldiğinde hep
böyle güzel haberlerle gel, görüşlerimizi yaymamız, en geniş kesimlere
ulaştırmamız gerekiyor demişti. Yoldaşın bu vasiyetine sadık kalacağız.
Partimiz önümüzdeki dönem çalışmalarında yoldaşın büyük
eksikliğini hissedecektir. Yoldaş fiilen katıldığı son MK toplantısında bu
parti mutlaka yaşamalı, onu güçlendirmek için mutlaka çalışmalıyız demişti.
Bunu onun bir vasiyeti olarak kabul ediyoruz ve TKPyi yaşatacağımıza söz
veriyoruz. Yoldaşın bir başka vasiyeti de Sosyalim Nedir kitabının devamı
olarak yaptığı çalışmaların ölümünden sonra mutlaka tamamlanıp
yayınlanmasıdır.
Buna ilişkin, somut bir vasiyette bulunmuştur. Belirttiği
bir yoldaşın başkanlığında, saydığı beş kişiden oluşan bir komisyonun
kurulması ve bu komisyonun yoldaşın çalışmalarını, yoldaşın düşüncelerine
sadık kalarak tamamlayıp, yedi cilt halinde yoldaşın kitapları olarak yayına
hazırlamasını vasiyet etmiştir. Bu çalışmanın yoldaşın vasiyetine uygun
olarak yapılması için partimiz üzerine düşen görevi yerine getirecek ve onun
çalışmalarını parti yayını olarak yayınlayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu
olmasın.
Yoldaşlar, Veli yoldaşı aramızdan uğurlarken sözlerimi şöyle
tamamlamak istiyorum.;
1970 yılında sıra neferi olarak girdiği ve aramızdan
ayrıldığı güne kadar üyesi olmaktan gurur duyduğu Türkiye Komünist Partisi,
onun deneyimlerini, yapıtlarını ve fikirlerini Türkiye İşçi sınıfının
iktidarı alma ve sınıfsız-sömürüsüz bir dünya kurulması için yürüttüğü
kavgada yaşatacaktır.
Y. Girneli
Kromatorium
16 Aralık 2001 - London
|