TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

‘Yolculuk törenine’  katılan sevgili dostlar,

 

Erken bir yolculuğun arkasından toparlanmış durumundayız.

18 yılı paylaşmanın onurunu taşıyarak hangi özelliklerini bu toplantıda dile getireyim diye bu konuşmayı yapmadan önce epey düşündüm

                            O kadar kendine has bir kişiliği vardı ki, önemli özelliklerinin bazılarını bile bir konuşmaya       sıkıştırabilmek zor geldi.

 

Bırakalım toplumsal etkiyi, bu toplantıya katılmış olan herkesin çok rahatlıkla katılacağı  bir olgu var: Onun, herkesin yaşantısında ilerlemeyi temsil eden katkıları olmuştur.

 

En önemli ayırıcı özelliği sanırım nadir bulunur, karakter yüklü bir insan tipi olmasıydı. Çok renkli  bir insandı.

 

  • Yaşadıklarını dolu dolu yaşar,  yaptıklarını  sonuna kadar hissederek yapardı.

  • Dürüsttü, açık sözlüydü, günlük deyimiyle ‘gıllı gışlısı yoktu’.

  • İnançlıydı.

  • Hayatı boyunca dalkavukluk etmeye karşı çıktı, dalkavukları da gerçekte yakınları arasında saymadı. 

  • Yanlışının farkına vardığı zaman, bunu açıkca ortaya koymaktan, özeleştirisini yapmaktan çekinmezdi.

  • Keskin öngörüşü, zekasının da bir sonucusu olarak kendini daima hissettirdi.

  • Aynı zamanda çok iyi kalpli, yufka yürekliydi.

  • Çok dalda üretkenliği olan bir insandı.  Üretmeyi ve yaşatmayı severdi.

 

Bazı özellikleri Mevlüt yoldaş için saydıkları özelliklerle de uyuşuyordu,  o yüzden iyi dostlardı:

 

  • Sadıktı

  • Disiplinliydi

  •  ve engin kültürlüydü.

 

 

56 yıl gibi kısa bir zaman dilimine zengin bilgi birikimiyle bezenmiş çok başarının altına imza atabilmek kolay değildir. Kendisi ölmeden ‘onurlu bir yaşam bırakmış olmanın huzuru içindeyim’ diyordu, bunun rahatlığını, onurunu taşıyordu. Ben de buna katılıyor ve tanıklık ediyorum. Geride böylesine dolu ve onurlu bir yaşam bırakmak herkese nasip olmuyor!

 

 ‘Artık aramızda yok’ demeyeceğim. Kendisinin de son yıllarda ‘ben gitsem bile, bu görüşler iz bırakacaktır, yaşayacaktır’ diye dile getirdiği gibi aramızda olacak, kök salacaktır.  Soğuk bir rüzgar  fiziki bedenini alıp götürmüş olsa da,  O  içimizdeki özel yerini daima koruyacaktır. Bu öylesine bir özel ve sıcak bir  yer ki,  onun erken  yokluğunun getirdiği derin hüzün, ancak  daha olumlu ve verimli bir üretime kanalize edilerek taşınabilir. Başka türlüsünün ona yakışmayacağı düşüncesindeyim.

 

Onunla onur duyuyoruz ve hep duyacağız.

Uğurlar olsun.............

 

Sırma

Kromatorium

16 Aralık 2001 - London