|
Değerli Yoldaşlar,
Marks, Engels döneminden kalan,
Leninin Iskrayı çıkardığı, İspanyada faşizme karşı savaşan gönüllü
Uluslararası Tugaylardan miras bu tarihi binada Türkiye Komünist Partisinin
lideri Yürükoğlu yoldaşı uğurlamak üzere toplandık.
Bu tarihi bina, Türkiye Komünist
Partisinin ve Yürükoğlu yoldaşın yaşamında bir dönüm noktasının mekanı
olmuştur. 1979 yılında Türkiye Komünist Partisinin bürokratik liderliği,
partinin devrimci çoğunluğunu dışlama ve örgütten ihraç etmeye girişince,
Leninist kadrolar açık başkaldırıya Yürükoğlu yoldaşın başkanlığında bu
binada yapılan bir toplantıyla karar vermiştir.
Partimizin tarihindeki bu dönüm
noktası aynı zamanda Yürükoğlu yoldaşın kişiliğinin en önemli yanlarından
birini yansıtmaktadır: Yanlış bildiğini açıkça eleştirmek, doğru
bildiğini çekinmeden savunmak.
Yürükoğlu yoldaş, devrimci
Marksizmin en temel anlayışlarından birini, teorinin üstünlüğünü,
fikirlerin gücünü kendine rehber edinmişti. Kendisinden çok kez duymuş
olduğumuz devrimci fikirler, çevresine kendine uygun bir kadroyu toparlar
sözü bu tutumunun özdeyişidir.
Yürükoğlu yoldaşın ne yazık ki
kısa süren yaşamı, hem dünya hem de Türkiye tarihinin önemli dönüm
noktalarına denk düşmüştür. Yürükoğlu yoldaş bu dönüm noktalarında sınıfın
gereksinim duyduğu yeni fikirleri, yeni açınımları ilk kez gündeme getiren
kişi olmuştur:
·
Emperyalizmin
Zayıf Halkası Türkiye kitabı ile ülkemizin ekonomik toplumsal yapısının
tahlili ve devrimin niteliği;
·
Bu Kavga Gelecek
Kavgasıdır kitabı ile 1980de gelen askeri rejimin faşist niteliği;
·
Faşizmin
Çözülüşü kitabı ile Türkiyede faşizmin çözülmesi ile ortaya çıkan yeni
duruma uygun çalışma;
·
Yaşayan
Sosyalizm ile Sosyalizm ve Demokrasi kitaplarıyla, çökmesinden
neredeyse on yıl önce Sovyetler Birliğinde sosyalizmin çöküş tehlikesinin
sergilenmesi,
·
Okunacak En
Büyük Kitap İnsandır kitabıyla Türkiye işçi sınıfı hareketinde
Aleviliğin tarihsel rolü ve
·
Geçen yıl içinde ilk
cildini yayınladığı Sosyalizm Nedir ile günümüzün görevlerine
getirdiği teorik açınım bu konuda akla ilk gelen örneklerdir.
Böyle dönüm noktalarında önce en
yakın yoldaşlarını, sonra geniş parti kadrolarını ikna etmek, ardından tüm
örgütü işçi sınıfının aktif çoğunluğunu kazanmak üzere kavgaya hazırlamak
hep Yürükoğlu yoldaşa düşmüştür.
Ancak böyle her dönüm noktası,
çoğunu kişi olarak çok sevdiği bir dizi yoldaşı ile yollarının ayrılmasını
ve örgütsel sorunları da beraberinde getirmiştir.
Bu nedenle Yürükoğlu yoldaşın kısa
ama yoğun yaşamı, bir yandan ideolojik görevleri başarmaya yönelik yoğun bir
çalışmayla, öte yandan yol ayrımlarının getirdiği örgütsel sorunlarla
boğuşmakla geçmiştir.
Bu kavga içinde üzerine düşen
yöneticilik görevini istese de istemese de, sevse de sevmese de, olası
sonuçlarını ve getireceği acıları bilerek, yapılması zorunlu birer görev
olarak kabul etmiş ve ikircimsiz üstlenmiştir.
Üstlendiği örgütsel konumların
görevlerini yerine getirirken, insan sever kişiliği ile örgütsel işlerin
objektif acımasızlığı arasındaki çelişkiyi olumlusundan çözmeye
çabalamıştır.
Yönetici olarak elinde tuttuğu
örgütsel gücü, örgüt pratiğinin olanaklarının izin verdiği kadarıyla, yapıcı
ve tutumlu, vicdanla ve titizlikle kullanamaya çalışmıştır. Buna hem
dostları, hem de siyasi ve örgütsel rakipleri şahittir.
Benim için olduğu gibi bu
salondaki yoldaşların çoğu için de Türkiye Komünist Partisi saflarında
Yürükoğlu yoldaşın yönetimi altında çalışmış olmak, ondan öğrenmiş olmak
büyük bir ayrıcalıktır ve büyük bir onurdur.
Yoldaşı uğurlarken, kendisinin son
sözlerinden biri olan görünen o ki ölümüm, yaşarken tüm isteğime ve çabama
karşın gerçekleşmeyen komünistlerin birliği yolunda belli bir adım olacak
öngörüsünün de diğer öngörüleri gibi doğru çıkması dileğiyle, anısı önünde
saygıyla eğilirim.
Şimdi sizleri 3 dakikalık saygı
duruşunda bulunmaya davet ediyorum.
Esen Uslu
Marx Memorial Library
London
16 Aralık 2001 |