BIÇAK SIRTI/Erol Manisalı

 

Cumhuriyet-23 Temmuz

Attila İlhan, Denktaş Derken Sağım  Solum Sobe!

 

Temmuz ayının ortalarında Kıbrıs’tayım. Rauf Dentaş evine yemeğe davet etti. Girne’deki yazlık evindeyim. Kendisine yeni çıkan ‘Attila İlhan’la 1000 Saat adlı kitabımdan veriyorum, vermemin özel bir anlamı var; Kıbrıs’ın ve Denktaş’ın adı da Attila İlhan’la sohbetlerimizde geçiyor.

-Bir sohbetimizde Denktaş’ı Fidel Kastro’ya benzetmiştim. Öyle ya Fidel de Rauf Denktaş da yıllardır Amerika ve Avrupa ile didişmiyor mu, kavga etmiyor mu?

Adada sağcı bilinen Denktaş dünya kapitalizminin devlerine karşı, yalnız başına, aynen Fidel Kastro gibi! İşin daha da ilginç yanı, içerideki bazı solcular kapitalist dünya ile birlikte Denktaş’a karşı. Yani şimdi Fransız Komünist Partisi’nin Amerika’nın yanında Fidel Kastro’ya karşı olması beklenebilir mi?

-Üstelik adadaki bu “solcular” Türkiye’ye de karşı. Yani şimdi “mazlum ülke” Türkiye’ye kapitalist ABD ve yine kapitalist Avrupa baskı yapıyor. Türkiye’yi suçluyor, adadaki “solcular” da Batı’daki kapitalist yandaşları ile birlikte “mazlum ülke” Türkiye’ye karşı birlikte hareket ediyorlar, hem de omuz omuza.

-Adadaki solcular Atina ve Rumlara “çok yakınlar”, yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor. Atina ve Rumlar, Kıbrıs’ı alıp Avrupa kapitalizminin bir parçası yapmak istiyorlar ve adadaki “Türk” solcular onlara yardım ediyor.

Bu da çok tuhaf ve anlaşılması güç bir olay!

İP (İşçi Partisi) Türkiye’de uçta sol bir parti ve Kıbrıs’ta Denktaş’ı destekliyor, adadaki sol partileri eleştiriyor. Aydınlık gazetesi her sayısında Kıbrıs davasına geniş yer veriyor.

İP’nin dayanağı, “Denktaş’ın ABD ve Avrupa’nın dayatmalarına karşı koyması”, ulusalcı olması, ayrıca Kıbrıs davasının Türkiye’nin Avrasya politikasının ayrılmaz bir parçası olması.

-Tabii Türkiye’deki küreselci ve ikinci cumhuriyetçi sol çevreler, Kıbrıs’a daha ayrı bir gözle bakıyorlar; onlar daha çok “Batı emperyalizminin yanında solculuk yapıyorlar”...günün modası bu!

İşin daha garip yanı Türkiye’deki “malum büyük sermayeli bazı dernekler”, Kıbrıs’ta “Rum ve Batı ile işbirliği yapan sol”a çok sıcak bakıyorlar. İnsanın kafası büsbütün karışıyor, kimin eli kimin cebinde belli değil.

-Anti-emperyalist olması gereken sol, emperyalizm ile “mazluma karşı” işbirliği içinde.

-Sola karşı olması gereken büyük sermaye sol ile işbirliği içinde.

-Sağ olarak bilinen bir Denktaş, emperyalist güçler ile mücadele ediyor.

Öyle anlaşılıyor ki işin sağı solu bahane, bu çevreler kendi borularını “güçlünün yanında yer alarak” tüttürmek istiyorlar.

Temmuz sıcağından bir an için kurtulup dünya manzarasına bakalım; gerçek savaş, güçlü dünya ile ezilen “mazlumlar” arasında ‘G-8’lere olan tepkiler de bunun cılız bir görüntüsü!

Attila Ağabey kulakların çınlasın, görüyor musun halimizi!