TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

Danimarka’daki Komünist Parti (KPiD) Merkez Komitesi’nin Karikatür Krizi Üzerine Açıklaması

 

Karikatür Krizi

 

Tüm dünyada karikatürlere karşı sert tepki gösterildi.

Karikatürlerin Danimarka’nın günlük gazetesi Jyllands-Posten’de yayımlanması tam bir provokasyondur ve ifade özgürlüğü ile hiçbir ilgisi yoktur.

Danimarka Başbakanı liberal Anders Fogh Rasmussen, Danimarka’da ifade özgürlüğü sınırsızdır beyanında bulunurken doğruları söylemiyor. Danimarka’da ifade özgürlüğü, mevzuatta bulunan dine hakaret suçu da içinde olmak üzere bir dizi sorumlulukla sınırlanmış bir özgürlüktür. Dini inançlara ve düşüncelere hakaret etmemek doğal olarak ahlaki bir önceliktir.

Danimarka’daki bazı gazeteler ve sağcı siyasetçiler, Kolombiya’da FARC ve Filistin’de Filistin Halk Kurtuluşu Cephesi (FHKC) gibi kurtuluş hareketlerini destekleyen Danimarkalılara suçlu muamelesi yapan ‘terör yasaları’ uygulamaya konurken, ifade özgürlüğünü ve diğer insan haklarını sınırlamaktan hiç çekinmemişlerdi.

Karikatürlerin yayımlanması ve Danimarka hükümetinin karşılaşılan sorunlara karşı tepki göstermesi esas olarak iki nedene bağlıdır:

 

Son birkaç yılda Danimarka kamuoyundaki tartışmalar, özellikle konu Müslüman kökenli göçmenler olduğu zaman, giderek artarak sert ve saldırgan bir ton kazanmıştır. Bu olumsuz ton, Müslüman vatandaşların toplumla bütünleşmesi açısından zararlı olmamaktadır. Danimarka’nın göçmenler ve sığınmacılar konusundaki yasal mevzuatı, artık Avrupa’daki en sınırlı mevzuatlardan biridir.

Göçmenler ve onların çocuklarının toplumla bütünselleşmesi, Dan kökenli olmayanlar için yeterli sayıda iş olanağı yaratamayan emek piyasası nedeniyle daha da zorlaşmaktadır.

Biz komünistler, karikatürlerin yayımlanmasını ve hükümetin doğan ortamda gösterdiği davranışları tartışma ortamına karşı ağır bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Karikatürlerin yayımlanması, Danimarka vatandaşları arasında daha derin yapma gerginlikler yaratmaya yönelik daha genel bir provokasyonun bir parçasıdır. Dahası, ortamı daha da kritik hale getiren, sağladığı destek ile hükümeti ayakta tutan aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi’nin (Dansk Folke Parti) kamuoyundaki tartışmalarda giderek artan ölçüde yabancı düşmanı ve bazen açıktan ırkçı söylemin kullanmasıdır.

Danimarka hükümetinin, bu tür söylemlerle hiç bir ilişkisi olmadığını kesinlikle ortaya koyması ve bunun yerine tüm göçmenlere iş ve yeterli yaşam koşulları sağlayarak toplumla bütünselleşmeye tam destek vermesi gerekmektedir.

 

1990’ların başından beri Danimarka dış politikası, uluslararası ölçüde saygı gören, Birleşmiş Milletler ilkelerini temel alan bir politika olmaktan çıkmıştır ve ABD’yi destekleyen saldırgan bir emperyalizme dönüşmüştür. Bu durum, Danimarka’nın Irak’taki yasadışı savaşa etkin olarak katılmasına ve Danimarka’nın Afganistan’a askeri müdahalesine yol açmıştır.

Bu politikanın bir sonucu olarak Danimarka başbakanı, daha önce Danimarka dış politikasında örneği görülmemiş biçimde, karikatürlerin yayımlanmasından sonra bir dizi Müslüman ülkenin büyükelçiliklerinden yapılan resmi ziyaret başvurusunu reddetmiştir. Danimarka hükümeti bu olumsuz davranışıyla yangına körükle gitmiştir.


 

 

Şimdi durum çok tehlikelidir. Özellikle Suriye ve İran üzerindeki emperyalist baskılar her geçen gün artmaktadır ve emperyalistler Lübnan’ın içişlerine karışmak için her gün yeni bir yol bulmaktadır. Şimdi bu saldırgan oyunda karikatürler ve onların neden oldukları protesto eylemleri de kullanılmaktadır. Ancak bu arada İsrail’in saldırılarına ve Filistin halkına karşı uyguladığı terör eylemlerine gözler kapatılmaktadır. İsrail hükümetinin Filistinlilerin meşru taleplerine saygılı çözümler bulmaya yönelik hiçbir planı yoktur.

Danimarka’daki Komünist Parti, halkı bu duruma karşı uyarmaktadır. Özellikle İran’a ve Suriye’ye karşı yeni emperyalist saldırılar planlanmaktadır. Emperyalist güçler artık yerel gerici güçlerin kullanıldığı provokasyonlardan medet ummaktadır. Amaç, halkı ortak düşmana karşı bir daha birleşemeyecek şekilde bölmektir.

Bu gericilerin iddia ettiği gibi bir ‘medeniyetler çatışması’ değildir. Bu iddia yalnızca emperyalistlerin dar çıkarları ile halkın çıkarlarının arasında giderek artan uyuşmazlığı gizlemek ve yeni savaşlarla baskıları meşrulaştırmak için kullanılmaktadır. Tüm dünya çapında uzlaşmazlık ezen ile ezilen, sömürenlerle sömürülenler arasındadır.

Bu gidişi durdurmanın tek aracı emperyalizme karşı geniş bir halk hareketidir.

Danimarka halkının çoğunluğu Danimarka’nın Irak’ta süregiden askeri müdahaleden çekilmesini istemektedir ve savaşa karşı hareket ile barış harekete giderek büyümektedir. Provokasyonları ve Danimarka kamuoyunda toplumsal bütünleşme konusunda süren tartışmalarda kullanılan sert tonun önlemesi için bir dizi girişim örgütlenmektedir. Bu girişimler, Müslüman vatandaşlarımızın da katılımıyla siyasi ve dini görüşleri farklı Danimarkalılar tarafından ortaklaşa örgütlenmektedir.

 

Danimarka’daki Komünist Parti aşağıdaki istemleri yükseltir:

·    Jyllends-Posten gazetesi karikatürleri yayımladığı için hiçbir gerekçenin ardına saklanmadan özür dilemelidir;

·    Danimarka başbakanı ve Danimarka hükümeti kamuoyu önünde karikatürlerle kendilerinin hiçbir ilişkisi olmadığını ortaya koymalı ve Müslüman devletlerin Danimarka elçiliklerinden temsilcilerle ortak bir toplantı yapmayı reddetmesinin nedeni açıklamalıdır;

·    Danimarka hükümeti kamuoyundaki tartışmalarda ve özellikle desteği ile ayakta durduğu yabancı düşmanı siyasi partinin açıklamalarında kullanılan sert dille kendisinin hiçbir ilişki olmadığını ortaya koymalıdır;

·    Göçmenlere ve uluslararası sığınmacılara uygulanan sınırlayıcı Danimarka politikaları değiştirilmelidir. Göçmenlere ve sığınmacılara  sağlanan ekonomik destekteki kısıtlamalar kaldırılmalıdır ve göçmenlerle sığınmacıların Danimarka toplumu ile olumlu bütünleşmesine yönelik yeterli kaynak ayrılmalıdır.

·    Irak ve Afganistan’daki tüm Danimarka askerleri derhal geri çekilmelidir.