|
İki Terörist Kutba Karşı Üçüncü
Cephenin Oluşum Bildirgesi
İran Komünist-İşçi Partisi, 8 Mayıs 2006
http://www.wpiran.org/
İran komünist-İşçi Partisi ABD devlet terörizmi ve siyasal
İslam terörizmi kutuplarına karşı üçüncü cephenin oluşumunu bildirir. Üçüncü
cephe savaşa ve barbarlığa karşı uygar insanlığın cephesidir. Üçüncü cephe
insanlığa karşı cinayetlerini öteki tarafın cinayetleriyle gerekçelendiren
ABD devletinin ve yandaşlarının militarizminden, siyasal ve askeri
külhanbeyliğinden ve İslami terörizmden usanan ve bu iki gerici kutba karşı
uygarlık, insanlık ve özgürlüğün bayrağını yükseltmek isteyen bütün
özgürlükçü insanların cephesidir. Üçüncü cephe militarizme ve siyasal
İslama hayır cephesidir. Bu laiklerin [sekülerlerin], özgürlükçülerin,
bütün ülkelerin nükleer silahsızlandırılmasını isteyenlerin, ABD devlet
militarizmi karşıtlarının, İslami terörizm karşıtlarının, kadın özgürlüğü
aktivistlerinin, idam, recm ve töre cinayetlerine karşı gelenlerin ve bütün
yer kürede evrensel insan haklarını savunanların cephesidir.
Batının devlet militarizmine karşı gelmek siyasal İslama
karşı gelmekten ayrılamaz. Amerika devleti ve yandaşlarının devlet
militarizmi ve İslami terörizm birbirlerine varlık nedeni sağlayan,
birbirlerini gerekçelendirip güçlendiren Yeni Dünya Düzeni gericiliğinin
ögeleridir. Günümüzde siyasal İslamın bir kolu Irak ve Afganistanda
ABDnin yanında yer almakta doğrudan ABD ve yandaşlarının uydurduğu ultra
gerici devletlerde bir güç olarak kullanılmaktadır. ABD karşısında yer alan
öteki koluysa siyasal kimliğini ve varlık nedenini ABD ve yandaşlarının
siyasetlerinin Irak, Filistin ve bütün Ortadoğuda yol açtığı cinayetler ve
güçlüklerden almaktadır. Siyasal İslam bir bütün olarak ABD ve Batılı
devletlerin gerici siyasetleri temelinde ortay çıkmış insanlık karşıtı ve
ultra gerici bir harekettir. İslam Cumhuriyeti siyasal İslamın omurgası,
Ortadoğu ve dünya çapında İslami terörizmin destekçisi, karnesinde İran
halkına karşı uyguladığı yirmi yedi yıllık cinayet, baskı ve terör
bulunduran ultra gerici bir rejimdir. İran halkı bu insanlık karşıtı rejime
karşı, özgürlük ve eşitlik için mücadeleyle teröristler savaşına karşı
mücadelenin ön safında yer alıyor.
Üçüncü cephe İran halkının ABDnin askeri ve siyasal
tehditler ve müdahalesine karşı mücadelesini ve İslam Cumhuriyetini
devirmek için hareketini teröristler savaşıyla mücadele etmenin alternatif
yolu, gerçekçi, etkili ve belirleyici yöntemi sayar ve İran halkının
özgürlük ve eşitlik mücadelesini etkin biçimde destekler.
Üçüncü cephenin bildirgesini sunuyor dünyadaki bütün
insancı, laik [seküler], savaş karşıtı ve özgürlükçü örgüt ve hareketleri,
parti ve kişileri bu bildirgeyi imzalayarak üçüncü cepheye katılmaya
çağırıyoruz.
* * *
ABD Devlet Terörizmi ve İslami
Terörizme Karşı Üçüncü Cephe Bildirisi
Batılı devletlerle İslam Cumhuriyeti arasında süren çekişme
insani, siyasal ve toplumsal açıdan ürkütücü sonuçlara yol açabilir. Irakın
acı deneyimi ekonomik yaptırımlar ve askeri saldırıdan kaynaklanan
güçlükleri herkese göstermektedir. Yaşam koşullarının ağırlaşması ve
ekonomik çıkmaz, insanların katledilmesi ve yersiz yurtsuzlaşması, İslam
Cumhuriyetinin halkı bastırma eylemlerinin genişlemesi İrana uygulanacak
ekonomik yaptırım veya yapılacak askeri saldırının dolayımsız sonuçlarının
yalnızca birkaçıdır. Bu politika bölgesel düzeyde İslami terörizmin iplerini
koparmasına, uluslararası düzeydeyse terörizmin boyutlarının büyümesine yol
açacaktır.
Var güçle ABD ve yandaşlarının külhanbeyliğine karşı durmak
gerekir, karşı kutbun, İslami terörizmin cinayetlerini sonlandırmak bölge
halklarına İslami terörizm, hareketler ve yönetimlerden kurtulmaları için
yardım sağlamak gerekir. ABD devlet militarizmi ile İslami terörizm bütün
dünyada insanlığın yaşamını karartmaktalar. Bunlardan hiçbirinin var olan
bunalım ve yol açtığı sorunlara çözümleri bulunmuyor, tersine bizzat
kendileri bunalımın nedeni ve şiddetlenmesini ve derinleşmesini sağlayan
etmendirler. Uygar insanlık bu her iki kutup ve dünyaya dayattıkları
sorunlar karşısında ayağa kalkmalıdır. Nükleer silahlar sorununun, İslami
terörizm ve dünyadaki bütün insanlara karşı anlatılmaz cinayetlerinin ve ABD
ile Batılı devletlerin militarist külhanbeyliklerinin çözümü biz insanların
elindedir.
Bu doğrultuda İran halkının kurtuluş ve özgürlük mücadelesi
belirgin, belirleyici bir rol oynamaktadır. İranda yıllardan beri İslami
yönetime karşı, özgürlük ve eşitlik için geniş çaplı toplumsal bir hareket
sürmektedir. Bu hareketin İslam Cumhuriyetine karşı zaferi dünya çapında
siyasal İslama ve İslami terörizme can alıcı bir darbe indirecek ABDnin
rejim değişikliği veya sözüm ona demokrasi ihraç etmek ve öteki toplumlara
kukla gerici yönetimler dayatmak için siyasal-askeri müdahaleciliğine karşı
etkili, belirleyici bir karşılık olacaktır. İran halkının zaferi ileriye
atılmış büyük bir adım, militarist ve İslamcı terörizmlere karşı ve bütün
dünyada özgürlük, uygarlık ve evrensel insan haklarını savunmada bir dönüm
noktası olacaktır.
Aşağıdaki bildiriyi imzalayan bizler şunları duyuruyoruz:
1-Savaşa, Ekonomik Yaptırımlara
Hayır
İrana uygulanacak ekonomik yaptırımlar ve askeri saldırı
insani, siyasal ve toplumsal açıdan ürkütücü sonuçlara yol açacaktır.
Irakta gerçekleşen İranda yinelenmemelidir. Bu tehditler ivedilikle
durdurulmalıdır.
2-ABD Militarizmine, Siyasal
İslama Hayır
Uygar insanlık Batı devlet terörizmi ile İslami terörizm
arasındaki çekişmede temsil edilemez. Bu çekişmenin her iki tarafı gerici ve
insan düşmanıdır ve geri püskürtülmelidir.
3-Bütün Devletler Nükleer
Silahsızlandırılmalıdır
Ne İranın, ne ABDnin ne de başka hiçbir ülkenin nükleer
silahı bulunmamalıdır. İslam Cumhuriyetinin nükleer projesi ivedilikle
durdurulmalıdır. Ancak en büyük nükleer silah yığınaklarına sahip devletler
öteki ülkelerin nükleer güçlerini yargılayacak yetkili organlar
sayılamazlar. Bütün ülkelerin nükleer silahsızlandırılması ve çağdaş dünyaya
bir karabasan gibi inen nükleer kabustan kurtuluş yalnızca dünya
insanlığının direnişi ve mücadelesiyle gerçekleşebilir. Aynı biçimde İslam
Cumhuriyetinin nükleer projesiyle mücadele dünya özgürlükçü insanlarının,
özellikle de İran halkının görevidir.
4-Batıda Terörizmle Mücadele
Bahanesiyle İnsanların Medeni Haklarına Saldırıya Hayır
Batılı devletler terörizm tehlikesi ve güvenliği sağlamak
bahanesiyle insanların medeni haklar ve özgürlüklerini sınırlıyor ve
yadsıyorlar. Yurttaşların özel yaşamlarının denetlenip gözetlenmesi, ifade
özgürlüğünün sınırlandırılması, seyahat özgürlüğünün kısıtlanması ve göçmen
haklarının yadsınması devletlerin insanların yaşamına en yaygın
saldırılarındandır. Bu saldırıya karşı mücadele etmek ve onu
etkisizleştirmek gerekir. Bahanesi her ne olursa olsun insanların hak ve
özgürlüklerine hiçbir müdahale kabul edilemez.
5-İran Halkının Askeri Müdahale ve
İslam Cumhuriyetine Karşı Mücadelesini Etkin Biçimde Destekliyoruz
İran halkı 27 yıldır baskı, despotizm, kadın hukuksuzluğu,
cinsel ayrımcılık, recm, idam, siyasal tutukluların işkencesi ve yoksulluk
ve ekonomik yoksunluğun dayatılmasına karşı mücadele etmektedir. İran halkı
siyasal yazgısını kendisi belirlemek istiyor ve bunu başarabilir. İran
halkının kurtuluş ve özgürlük mücadelesini desteklemek ve bu hareketin İslam
Cumhuriyetine karşı zaferi ve halkın doğrudan yönetiminin kurulması ABD
külhanbeyliğine karşı belirleyici bir adım, Ortadoğu ve dünyada İslami
terörizme indirilen can alıcı bir darbe olacaktır.
6-İslam Cumhuriyeti Uluslararası
Toplumdan Dışlanmalıdır.
İslam Cumhuriyeti insanlığa karşı yirmi yedi yıldır
işlemekte olduğu cinayetler nedeniyle; İran halkının haklı mücadelesini
acımasızca bastırmaktan ve yüz bini aşkın siyasal tutukluyu idam ettiği
için; İrana cinsel ayrım [Apartheid] rejimini dayattığı için: ve
bölgede İslami terörist hareketleri desteklemek ve dünya çapında terörizmin
yayılmasına katkıda bulunmak nedeniyle, Güney Afrikadaki Irk Ayrımı [Apartheid]
Rejimi gibi uluslararası toplumdan dışlanmalıdır. İslam Cumhuriyetinin İran
halkının temsilcisi olarak tanınmamasını, İslam Cumhuriyetiyle diplomatik
ilişkilerin kesilmesini ve bütün ülkelerde elçiliklerinin kapatılmasını ve
İslam Cumhuriyetinin bütün uluslararası kurumlardan ihraç edilmesini talep
ediyoruz.
Her iki terörist kutba karşı dünyadaki bütün insancı, laik [seküler],
savaş karşıtı ve özgürlükçü örgüt ve hareketleri, parti ve kişileri bu
bildirgeyi imzalayarak üçüncü cepheye katılmaya çağırıyoruz.
|