TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

SOSYALİSTLER ALEVİLİĞE  NASIL BAKMALILAR 

İSMAİL ONARLI 

          Bugün, "Alevilik nedir?" sorusuna verilen yanıtlardan çok, Sosyalistlerin Aleviliğe nasıl yaklaşmaları ve bakmaları gereği üzerinde duracağız. Alevilerin "doğuştan sosyalist" olduğu yanlışını sürdürmek saf dillik olur. Alevilerin sağcısı solcusu olduğu gibi, Türk’ü  ve Kürt’üde ve de diğer ırklardan da olabilir. 

          Dün Aleviler doğuştan muhalifti ama bugün sistemin bekçileridir. Bu nesnel tespitimle; Alevi felsefesini ve yaşayan Alevi kökenlileri ikiye ayırarak soyutlamak gerekir kanısındayım. Ortak öğeleri olsa da, tarihsel olarak Aleviliğin oluşumu ile Marksizm’in oluşum süreci farklı zaman ve mekanlara tekabül etmektedir.   

          Marksizmin etkilendiği üç ana kaynağı ya da kökenini şöyle saptamışlardır: İngiliz burjuva ekonomi politiği, Fransız sosyalizmi ve Alman felsefesi. Toplumsal Mücadele Tarihi ise; sınıfsal açıdan çok derinlere gitmektedir. 

          Alevilik; uzak-orta Asya, Orta-doğu, Balkanlar, Kafkaslar da yaşayan ve yaşamış 100’lerce halkın Felsefesleri, Gelenek ve görenekleri, yaşama biçimleri, tarihleri; Anadolu Halkların ki ile bir alışım olarak ve bir potada eriyerek İslami şemsiye altında bugünkü yapıya dönüşmüş ve bu günlere gelmiştir. 

          Anadolu solunu da besleyen köken bir “Köylü Sosyalizmi” olan "Alevilik Felsefesi ve Tarihi”dir.  Özetle, Sosyalistler Aleviliğe nasıl bakmalılar?...

          1. Alevilik, İslam dini içersinde ortadoks eğemen anlayışlara karşı "halk Islam anlayışını" bulunduğu coğrafi ve sosyal özelliklerine uygun bir şekilde geliştirerek yaşama geçirmiştir. Alevilik, egemen Sünni ve Şii İslama karşı bir itiraz hareketi olarak ortaya çıkmış ve kendi İslami anlayışını tarihsel süreç içersinde geliştirmiştir. Ve bu anlayışını “yol bir sürek binbir” şeklinde formüle edilmiştir.
          2. Alevilik çok bilinen beli başlı bir siyasi akım veya ideoloji değildir. İslam coğrafyasından çıkan Alevilik, bir kesimin inanç-kültür- toplumsal yaşam biçiminin adıdır.
          3. Aleviler içersinde çeşitli düşünce ve ideolojileri savunan kişi ve grupların olması doğaldır. Fakat hiç kimsenin, Aleviliği kendi dünya görüşüne ve ideolojisine göre
yoruma tabi tutarak, Aleviliğinin gerçekliklerinden uzaklaştırmaya, inancı siyasalaştırmaya hakki yoktur.
           4. Alevi “kimliğinin-benliğinin”  aşındırılmasına-yıpratılmasına ve
saptırılmasına göz yumulmamalıdır. Ve hiçbir Sosyalist bu duruma müsehema göstermemeli ve derhal müdehale etmelidir.
           5. Türkiye'ye politik yatırım yapanların zıplama tahtası Alevilik olmamalıdır. Alevi toplumu öncelikle buna müsaade edilmemelidir. Örneğin tarihsel deneylerden hareketle; DBH-BP’sine geçit vermemiştir.
          6. Alevilik hiç bir siyasi düşüncenin ve ideolojinin veya örgütün ve partinin
arka bahçesi olarak görülmemeli ve bu duruma dönüştürülmemelidir.

          7. Bu gün Alevi toplumun “ütopyası” yoktur. Sistemle uzlaşmıştır. Aleviler kentlere göçle birlikte arayışa girmişlerdir. Bu kentlerin koşullarında kültür ve inançlarını yaşayabilmeleri ve buralarda onu yeniden nasıl var edebilmeleri: Yükselen şeriat ve faşizmin tehditlerinden kendilerini nasıl korumaları gerekir, İran mollalarının olası girişimlerine karşı hangi önlemleri almaları gerekir: DİB’in asimilasyon uygulamalarına karşı nasıl direnebilinir; gibi sorunlarının çözümü için örgütlenmişlerdir.  1987 yılında “Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi”nin  kuruluş tarihinden 21. yüz yıl başına dek; Alevilerin “uyanış ve örgütlenme” dönemidir. Şimdi ise, “bilgilenme ve eğitim” dönemidir. Köyden ve kasabadan şehirlere göç eden Alevilerin çoğu başıbozuk bir haldedir. Çözüm olarak; dün Köy Enstitüleri’nde olduğu gibi, Alevi gençleri “Kent Enstitüsü” kurularak buralarda eğitilmelidir ya da bu işlevi vakıf ve dernekler, dergah ve cemevleri üstlenmelidir.  

          Sonuç olarak; bir sınıf partisinin görev ve sorumluluğu, sınıfsal temelde tüm kesimleri işlevsel ve eşit şekilde organizasyonuna alarak mücadele etmek zorundadır. Taktiksel olarak, katagorik olarak; Alevilere tarihsel geçmiş açısından öncelik tanınabilir... 

********************** İSTANBUL **********************