|
Düşme mapus damlarına öğüt veren
çok olur
Toplasan o öğütleri burdan göğe
yol olur!
Yusuf
Koçak, 8 Şubat 2004
Bu sabah Cem Karaca, İstanbulda
Acibadem Hastanesi acil hizmetlere, kalp ve solunum yetmezliğinden vefat
etmiş olarak getiriliyor.
·
Vefat etmiş bir
insan olarak, onun gidişinden acı duyan insanlara baş sağlığı
dilerim.
·
12 Eylül 1980
darbesinin hemen ardından, düzenlediğimiz ilk siyasi/müzik gecesine katılan
ve tek başına bir sanatçı olarak anmak isterim (Maalesef pejmürde,
sarhoş ve ilk yarıda pantolon fermuarının çekili olduğuna dikkat etmemiş de
olsa)
·
1979da parti
bölünmesi ile sol kanatta kalmış olmamıza ve çok kısa süre sonra kendi
yolumuzdan yürümek zorunda olduğumuzu bizden başka herkesin bilmesine
rağmen, gecemize dışımızdan bir sanatçı olarak (yani, TKP İşçinin Sesi
fikrinden olmayan biri olarak) katılma yürekliliğini anmak isterim.
·
Vefa borcumuzdur
ödemek isterim mantığıyla değil, Türkiye halkına, dara düşürüldüğü dönemde
belki de validesinin, değerli sanatçı Toto Karacanın verdiği aile
terbiyesiyle, liyakat gösteren, sadakat gösteren bir garip olarak
anmak isterim.
·
Din yoluna düştüğü
söylenen bir faniye sövmek yerine, kainatın ve hayatın bilimsel izahını
kendisine ulaştıramadığımız için bilim dünyası adına ondan özür dileyerek
anmak isterim.
·
Toprak olma yoluna
girmiş bir insani, bundan gayri aklımdan silebilmek için, ileriye
yürüyebilmek için anmak isterim.
Cem Karaca bir donemin adamıdır.
Türkiye ve dünya toplumunun özel bir döneminin özgül koşullarının
yarattığıdır. Türkiye gençliğini kendisine benzetmiş bir adamdır. Nice
gençler onların orkestrasının gürültülü havasına kapılıp, İstanbul Galip
Pasa yokuşunda yada Karaköy alt geçidindeki Avrupai saz aletleri evlerine
nice paralar dökmüştür. Davul takımları, bateriler, elektrik gitarlar ve
daha bilumum aletler almıştır.
Bize gençlikle bağlarımızın
zayıflığını bir nesil sonra hatırlatan bu ölümü anmak isterim. Bahar
geldi, geliyor. Haydi örgütlemeye.
1 Mayısta görüşmek üzere |