|
Mücadele Ve
Gidişat Üzerine
Serdar
Volga Kızılalp
Sevgili
Yoldaslar,
Oncelikle,Riza Yurukoglu (Veli Dursun) yoldasin bedensel olumunun ikinci
yildonumu nedeniyle,tum devrim ve sosyalizm mucadelesinde aramizdan
ayrilanlar ve dusunsel liderin yilmaz emegi ve bize ogretileri onunde saygi
ile egiliyor,gunese gomulenlerin gunesin her isiginda bizi ve Marksist
mucadeleyi yeniden aydinlattigina olan inanç ve kararlilikla sizleri
yurekten selamliyorum.
Benim
burada asil girmek istedigim konu objektivite sinirlari dahilinde
Mucadelenin "Gidis Surecini" birtakim veriler isiginda elestirel bakis
açisiyla ele almak ve sozkonusu yonde de yapici olmakla birlikte "Ne
Yapilabilirligi" uzerinde durmaktir.
80 Darbesi
uzerinden onyillar geçti tum yapilanmalarin Avrupa'da oldugunu o yillarin
hemen sonrasi için kabul edilebilir gormek dogaldir;ama nedense siginma mi
Avrupalilasma mi bunu anlamak pek mumkun degil,oyleki Savasçi yapilanmalar
için de ayni seyi soylemek mumkun bizim mucadelede basat topraklarimiz
Anadoludur,ama Avrupa'da her eylemlikte,her konserde insan- larda
"Psikolojik Zafer" doyumunu gormemek mumkun degil,yureklerimiz baska bir
yeri hedeflerken neden mucadelemiz baska bir yerde.Ben burada anilan "sorun"
için ulkemiz topraklarinda mucadele yok demiyorum,sadece olmasi gerekenin
yapilmadigini vurgulamaya çalisiyorum.
Ote
yandan,arastirmalarim dahilinde saptayabildigim bir diger sorun
Devrimci,Sosyalist ya da adini baska bir sekilde anan mucadelenin içerisinde
ya da bir sekilde yakin diyebilecegim kisilerin Avrupa toprak- larina
girdiklerinden itibaren geçirdikleri "akilalmaz degisim" ve devam- liligi
çerçevesinde de Devrimci Tavir ve Tutumlarinin yok olmaya yuz tutmus
olmasidir.Paris ve çevresinde bulundugum konser ve eylemlerde kolaylikla
gorebildim ki sozkonusu insanlarimiz Marks ve Engels'in ogretilerini ezbere
bilebiliyorlar ama davranis sozkonusu oldugunda Komunist Ahlak ve Devrimci
Mucadeleden oldukça uzaktalar.Soyleki Marks'in uzerinde durdugu Yabanci-
lasma bizim unutmaya yuz tuttugumuz ve yeniden okuyarak bilinçlenmeye ve
kendimize gelmeye ihtiyacimiz var.Bahsettigim yabancilasma Marks'in
derinlemesine ele aldigi bir konu olsa da ben açik seklini su sekilde dile
getirmek istiyorum:Emperyalist Avrupa Birligi ve Amerika bizim dusun-
celerimizi asla degistiremedi;ama giyim ve kusamimizi yeme-içme aliskanlik-
larimizi,ozellikle de birbirimize karsi davranislarimizi "Emperyalist aslani
degil onun su içecegi dereyi zehirler" ilkesi ile ne yazik ki basariya
ulasiyorlar.Gençlerimizde Amerikan çikartmali montlar,Ingiliz
Adidaslari,biyik ve sakalda da Avrupa'nin lunpenlerini aratmayan gorunus
bizi oturup dusunmeye yetmelidir:Biz ne istiyoruz,ne yapiyoruz elimizde ne
var?Insanlari nasil Marksist ogreti ile donatabiliriz?
Avrupa'nin
Emperyalist bir birlik oldugunu çok yakinda da Amerika gibi "canini sikan"
herhangi bir ulkeye-ki bu ya bir Asya ulkesi ya da bir Afrika ulkesi
olacak-kolaylikla saldiracagini insanlarimiza ve yoldaslari- miza
ogretmeliyiz.Turkiye'de Avrupa hayranligini ortaya atan da yine "sol
çevreler" olmustur,oyleki birtakim sozcelemeler ve birtakim kalipsozler bunu
anlatmaya yetiyor:"Iskenceyi Avrupaya anlatamazsiniz bunu kokunden
kaldiracagiz" (Erdal Inonu 1995 Artvin-miting)..."Avrupa Birligi Diyarba-
kirdan geçer...HADEP'ten geçer" (HADEP mitingi)...Hele Uras ve digerleri
için kelime bulmakta zorlaniyorum.Sikisinca solugu Avrupa'da alan ve geri
donmek içinde Devlet'le "Baris" yapan protest muzisyenlerimize ne demeli
bilmiyorum,kraldan daha kralci olmak da buna denir herhalde.Ne diyor unlu
sair ve yoldas:"Devrimcilik zor zanaat".Iste bu birkaç kelimelik ozdeyis
herseyi ozetliyor zaten.Devrimci olma bir sanattir gerçekten de resmi tuale
oyle islemeliyiz ki ne bir kopya olmali ne de tual delinmemeli iste bu
amaçla tum yoldaslari ve devrimci çevreleri goreve davet ediyorum lutfen
okuyalim,okutalim;ogrenelim ve ogretelim.
23 Aralık 2003
|