| |
Marksizm ve
Yurtseverlik
Sayin
Soner Alpan´in yazisinda vurguladigi milliyetciligin ve/veya yurtseverligin
komünizmle, özellikle Marx´la uzaktan yakindan alakasi olmadigini vurgulamak
istiyorum. Komünizm bu tür ayrilikci düsünceler degil tam tersine
birlestirici bir düsünce etrafinda kuruludur. Özellikle Marx bunu Alman
ideolojisi, Kapital ve Komünist Manifesto basta olmak üzere her defasinda
vurgulamistir. Onun asil derdi en basta 'lokallik'le 'evrensellik'
arasindaki cekismedir. Nitekim toplumlarin gelisme yasalarini ortaya
koyarken bu özellige dikkat cekmistir. her 'üretim bicimi' yarattigi
evrensellesmeye dayanamayarak yerini bir sonraki üretim bicimine birakmistir.
Marx´in 'sermayenin ilk birikimi' dedigi ve avrupa devletlerinin üretim
iliskilerini neredeyse bütün dünyaya yaymasi anlamina gelen genisleme
kapitalizmi yaratmistir. Kapitalizmin en büyük özelligi bütün dünyayi
kapsayan ilk üretim bicimi olmasidir. Bu bakimdan Marx´in manifestoda
belrttigi gibi burjuvazi, ordular ve devletler, sermayenin, özellile ticari
sermayenin yarattigi bu evrenselligi dizginlemek, kontrol merkezlerini her
seferinde kendi varoluslarini garantileyen 'milli' devlet sinirlarina cekmek
icin gittikce daha fazla zorlanacaktir. iste bu gerilimi ezilen kesimler,
örnegin proletarya, kendi lehinde iyi kullanmali, yaratilmis evrenselligi
kendi baskaldirilarinin gücüyle birlestirerek daha ileri bir boyuta
götürmeli ve dünya toplumlarini siniflilik ve devletlilik zincirinden
kurtarmalidir.
Sayin
Alpan´in alinti yaptigi yazinin devami da söyledir:
"Halklarin
ulus olarak ayrismalari ve karsitliklari daha burjuvazinin, ticaret
özgürlügünün, dünya pazarinin, sanayi üretimindeki tek bicimliligin ve ona
uyan yasam kosullarinin gelismesiyle zaten giderek yok olmakta.
Proletaryanin egemenligi bunu daha da yok edecektir. Birlesik eylem, hic
degilse uygar ülkeler arasinda olmak üzere, proletaryanin kurtulusu icin en
önde kosullardandir."
Marx´in
üzerine basa basa vurguladigi evrensellik ilkesi ortadayken, özellikle 'globalizm
karsitligi' adina milliyetcilerle, radikal dincilerle vs. elele vermis ve 'finans
kapital'in dünya üzerindeki egemenligine karsi duran bir sol hareketin
anlamsizligi iyice aciga cikmaktadir. Ayrica proletaryanin egemenligini bir
devlet iktidari olarak düsünmek kanimca yersizdir, cünkü söz konusu
egemenlik herseyden önce proletaryanin en önemli ilkesi ve özelligi olan
evrenselligin hayata gecirilmesidir. Bu bakimdan komünist bir devrim
insanligi tekrar bir hapishane icine almak olarak degil, onlari
özgürlestirmek, birlestirmek ve aralarindaki her türlü yapay siniri ortadan
kaldirmak olarak düsünülmelidir. Bu anlamda yasanan günlük ekonomik ve
sosyal mücadeleler isci sinifinin 'egemenligini' her gün biraz daha hayata
gecirmesidir zaten. Proletarya dogasi geregi insanin insan üstündeki
tahakkümüne karsidir, cünkü gittikce evrensellesen ve cogalan en alt
siniftir. Bu en azindan teoride böyledir, pratikte baska türlü olmasinin
sebepleri ayrica arastirilmalidir.
Vakur Cankurtaran
11 Temmuz 2003
|
|