TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

Özelleştirmeler ve Komünistlerin Tutumu

Hasan İlkateş                                               11 Aralık 2002

“H. Balkanlı yoldaşın yazısına cevap olarak yazılmış ama özelleştirmelere genel bir yaklaşımı da içeren bir yazıyı gönderiyorum. Sitenize eklerseniz sevinirim. İyi çalışmalar” notuyla yollanan yazıyı, anlaşılma kolaylığı sağlamak üzere paragraf yapısında bir kaç küçük değişiklikle yayınıyoruz.

Bu yazı H. Balkanlı’nın yazısına cevap niteliğinde olmakla birlikte özelleştirme konusundaki bazı genel noktalara da değinmeyi amaçlıyor.

Özelleştirme karşıtlığı TKP’nin gündeminde önemli bir yere sahiptir. Bunun sebebi bu işletmelerin milli olması değildir. Aksine, TKP her zaman yayınlarında kamu işletmelerinin sermayeye kaynak aktarmak, ucuz hammadde sağlamak amacıyla kullanıldığının altını çizmiştir.

Pekiyi özelleştirme çözüm müdür? Ya da TKP özelleştirmelere neden karşı çıkıyor. Öncellikle bu sorunun çok pratik bir yanıtı var. Türkiye’de özelleştirilen kamu mallarının akıbetini herhalde herkes bilmektedir. Özelleştirilen kamu işletmelerinin çoğu arsa fiyatına satılmakta ve özel sektör bu işletmeleri arsasına sahip olmak veya makinelerini satmak amacıyla satın almaktadır. İşletmelerin karlı olan kesimleri kullanılıp, zarar eden veya düşük kar eden kesimleri kapatılmaktadır.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Süt Endüstrisi Kurumudur. Söz konusu Koç ailesi tarafından satın alındıktan sonra doğudaki bütün tesisleri kapatılmış, üretimi büyük ölçüde düşmüştür.

Üstelik Et ve Balık Kurumu, SEK gibi işletmeler emekçi halkımıza en azından piyasa fiyatının biraz altında bir fiyata temel besin maddelerini edinme fırsatı vermekteyken bu fırsat da ortadan kalkmıştır.

Daha da önemli bir sorun ise Türkiye’nin sanayisizleşmesidir. Kapatılan fabrikaların yerine yenilerini kurmak sosyalist iktidarımız için hiç de öyle sanıldığı gibi kolay olmayacaktır. Bugün THY yabancılara satılırsa, yarın Sosyalist Türkiye’nin elinde uçuracak uçağı olacağının garantisi var mıdır? Sorun çok pratik bir sorundur. İçinde millicilik aramayı gerektirmeyecek kadar pratik.

Unutulmamalı ki dünyada ve Türkiye’de özelleştirmenin sonucu sanayisizlik, işsizlik olmuştur. Sanayisizleşme bu hızla devam ederse bir süre sonra komünistler Türkiye’de örgütleyecek işçi bulmakta zorlanacaklar.

Kamu işletmelerinin verimsiz olduğu, zarar ettiği ise burjuvazinin yalanından ibarettir. Burjuvazi, özelleştirmeleri meşrulaştırmak için KİT’leri amaçlı olarak zarar ettirmektedir.

Özetlemek gerekirse özelleştirmenin iki temel sakıncası var:

Birincisi, özelleştirmeler emekçi halkımızın yaşam şartlarını zorlaştırmakta, onları temel tüketim mallarından mahrum bırakmakta ve işsizliğe sürüklemektedir.

İkincisi, özelleştirmeler gelecekte kurulacak sosyalist iktidarımızın ayakta kalmasını da bugünden zorlaştırmaktadır. Sanayisizleştirilmiş, tarımı çökertilmiş bir Türkiye emperyalizme daha da bağımlı hale gelecek ve emperyalizmle bağlar koparıldığında ciddi zorluklar çekecektir.

Özelleştirme konusunda son bir soru. Özelleştirilecek fabrikalarının önünde grev yapan işçilere TKP’nin tepkisi ne olacaktır. Onları görmezden mi gelecektir, yoksa gidip özelleştirmenin iyi bir şey olduğu konusunda ikna etmeye mi çalışacaktır?

Özelleştirme sadece TKP değil, bütün dünya komünist partileri tarafında karşı çıkılan bir olgudur. Özelleştirmelere karşı çıkmadan bırakalım komünist, solcu bile olunamaz.

Küreselleşen sermayenin Türkiye’ye sanayi getirerek işsizliği sona erdireceğini beklemek de bir hayal ürünüdür. Rusya, Çin gibi emek gücünün çok daha ucuz olduğu ülkeler varken Türkiye’ye sanayi gelmesini beklemek anlamlı değildir. Eğer böyle olmasaydı Koç Rusya’da fabrikalar açmazdı.

Son olarak, TKP’nin özelleştirme konusunda Erkin Tufan Özalp’ın söz konusu sunumun dışında çok daha kapsamlı ve ayrıntılı bildirimleri vardır. Bunlar Gelenek dergisinin çeşitli sayılarında bulunabilir. Bunların okunmasının TKP’nin özelleştirme karşıtlığının anlaşılması için gerektiğini düşünüyorum.