TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

Eleştiri Değil Öneri

 

Kemal K., 29 Eylül 2002

 

Sitemiz son birkaç haftadır dipten gelen ve giderek açığa çıkan hızlı bir değişimi yaşıyor. Ancak bu değişimin ve gelişsimin olumlu olduğu kadar olumsuz yanlarının varolduğunu kabullenmemiz gerekir.

Yazıların ve ilginin giderek artması çeşitli konuları kapsamaya başlaması, polemik ve argümanların yapılması, yaratıcı tartışmaların ve canlı önerilerin sitede yer alması tüm bunlar olumlu bir gelişim işaretleridir. Devamını diliyorum.

Fakat madalyonun arka yüzü de var. Olumsuzluklar. Onları da bilmek ve düzeltmek hem hakkımız, hem de görevimizdir. Ben burada işin bu yanını ele alırken hassas bir noktada küçük bir açıklama yapmak durumundayım. Baştan açık yüreklilikle söylemek istediğim şey; tespit ettiğim olumsuzlukları anlatırken kimseye veya kuruma bir ELEŞTİRİ gibi kastım yok. Bazıları bunu yıkıcı veya yapıcı bir eleştiri olarak anlayabilir, kızabilir hatta bana düşman bile olabilir.

Çoğumuzun sınıf naturası zayıftır, çabuk alınırız, kırılırız ve darılırız. Yapılan eleştirin biçimine takılarak içeriğine bakmaksızın kendimizin en doğru olduğunu var sayarak tepkimizi koyarız. İçimizde biriktirir, kin tutarız, eleştiriyi yapanı düşman belleriz.

Bu yüzden yazdıklarım eleştirel olumsuzlarla yüklü olsa bile bunları bir eleştiri olarak değil yoldaşça bir uyarı ve devrimci bir öneri gibi kabul edin. Aksi taktirde güzele doğru ilerlememiz mümkün değil.

Eksiklerimizi, yanlışlarımızı biriktirmeden üzerinde durmanın ve gereken önlemleri almanın şimdi tam zamanıdır. Ertelemek hatalardan kurtulmak demek değildir.

Hangi kişi veya örgüt tarafından verilirse verilsin, her türlü öneriyi ciddiyetle ve titizlikle ele almak zorunluluktur. Önemsememek gerilemektir.

Tespit ettiğim olumsuzluklara gelince: Birincisi bu sitenin amacını belirleyen iki adet bildirge vardı, şimdilerde onları göremiyorum, arşivde de aradım bulamadım . Benim bilgisayarım biraz eski, bazen her şeyi çıkaramıyorum. Belki hata benim bilgisayarımın yetersizliğindedir. Değilse, neden asılı değiller?

İkincisi, size gönderilen yazıların asılışında yaptığız büyük değişiklik. Her yazıyı ana sayfaya ya asmıyorsunuz, neden? Hemen okuyucu mektupları bölümüne gönderiyorsunuz. Bunun sizce anlamı nedir?

Bazı yazıları diğer yazılarla ilişkilendirerek, ana sayfadaki yazının altına mandallıyorsunuz, ilgisi olmadığı halde. “Legal TKP'ye katılma” adli yazımı "Eleştiri 2" adıyla A. Demir’in ana sayfadaki yazısının altına alt başlık geçiyorsunuz.

Bütün bunlar ne anlama geliyor. Öncelikle benim bulamadığım yada sizin kaldırdığınız AMAÇ Bildirgelerindeki anlayış ve işleyişten sapıyorsunuz. Amaçlara uymuyorsunuz.

Bazı yazıları doğrudan doğruya okuyucu mektuplarına koyarak onların ve düşüncelerinin önemsiz olduğunu söyleyemezsiniz . Onlara eşit olmayan, yoldaşça olmayan bir tutum içersinde bir duruş göstermeye hakkınızın olduğunu savunamazsınız. Bunlar değilse böylesi yanlış anlaşılmalara yol açabilecek yöntemi neden kullanıyorsunuz. Yoksa her şey tesadüf mü ?

Tesadüf değilse, kasıt yoksa, o zaman açıklaması yapılmamış plansız bir yürütmedir söz konusu olan. Amaçsız, ilkesiz ve plansız bir site yönetimi üstelikte adı TKP olan bir siteye uygun düşmez.

Öyleyse sitemizin en kısa zamanda amaçları belirlenmiş, ilkeleri saptanmış yeni bir yürütme planına kavuşması kaçınılmazdır. Böyle bir plan çerçevesinde yönetilecek olan TKP sitesi başarılı olacaktır. Bu yapılmazsa kargaşa, kaos, kıyamet kapıda demektir.

Bu konuda benim önerim şudur. Bütün asılan yazılar özet veya takdim yazısı ile Ana Sayfadan verilmelidir. Yazının konusuna ve içeriğine göre ilgili bölüme havale edilmelidir. A. Demir Kıbrıs ile ilgili mi yazdı, Kıbrıs Bölümüne asılmalıdır. Böylece bölümler boş kalmaz ve yazılar da ilgili bölümler de rahatlıkla izlenebilir. MK bildirileri, bazı çok önemli yazılar ana sayfada belirli bir süre için sürekli kalabilirler.

Böyle bir düzenleme Makale ile Haber, Okuyucu mektupları ile yoldaş yazıları, yönetici yoldaşlarla diğerleri arasında ki ikilemi de ortadan kaldıracaktır.

İlk iki eksikliğin işleyişle ilgisi olduğunu düşünerek kendimce ne yapılmalı sorusuna yanıt aradım.

Üçüncü olumsuzluk ile ilgili olarak “yapılacak işlerle verilen sözler” hakkında görüşlerimi belirtmek istiyorum.

R. Yürükoğlu yoldaşın ikinci ve üçüncü ciltleri basılmadı. Önce iki üç ay içersinde sonra önümüzdeki dönemde basılacağı söylendiği halde ortada hiç bir şey yok. Mazeret ve bahaneleri bir kenara koyarak, açık ve net bir biçimde yapılmış bir açıklama, bildiri veya yazı yok.

Burada Bektaş yoldaşa ve diğerlerine hatırlatmadan geçemeyeceğim. Bektaş yoldaşın çok beğendiği bir söz var. “Komünist sözünün arkasında durmalı.” Evet, durmalıdırlar... Şimdi sıra sizde, verdiğiniz sözün arkasında durun. Tüm yetenek, beceri, potansiyel ve kapasitenizle bu kitapları en kısa zamanda basmalı ve en yaygın biçimde dağıtmalısınız. Tarih sizlere bu fırsatı ve görevi verdi, yerine getirin.

Dördüncü olarak “X ve Y Korsan ve Kovboya karşı” yazısı ile ilgili olacak. İki bilinmeyenli ve dörtlü kombinasyonla donatılmış bu matematiksel yazıyı buraya neden astınız? Kendi aranızda halletseniz da iyi olmaz mı?

Ayrıca yazının başlangıcında ki uyarı yazısı kime ait belli değil. Bir editör, mentor, admin, redaktör adı her neyse bir yetkili kişi veya bir kurum varsa, ki olmalıdır, adı açıkça neden konmuyor?

Uzadıkça uzuyor, biliyorum bazılarının canı sıkılıyor, yüzlerini görüyorum . Fakat yazmak zorunda kaldığımın bilincinde olarak bir noktayı daha yazarak yazıma son vereceğim.

Savaş Yolu yazarı yoldaşın göndermiş olduğu içten ve anlamlı kutlama mesajına ayni biçim ve içerikle yanıt verilmelidir. Son MK bildirisinde ve A. Demirin yazısından ortaya çıkan yanlış anlaşılmaların önü kesilmelidir. Biz ve Legal TKP varız, diğerleri başının çaresine baksın gibi bir anlayışa bizim kitabımızda yer yok!