TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

Sabri yoldaş

Ben de senin yazını esefle okudum, açık söyleyeyim sinirlendim.Sinirlendim çünkü hala at gözlükleri ile bakıyoruz. Okunanı anlamıyoruz, anlamaya çalışmıyoruz, yıllar geçtiği halde partinin ideolojisini ve aleviliğe bakış açısını, alevilik felsefesini kavrıyamamışız.

 

Birincisi, parti bildirisinde Mahsuni;yi komünist diye tanımlanmıyor,devrimci halk ozanı diye tanımlanıyor. İşçi sınıfının kavga yoldaşı, halk ozanı diye tanımlıyor. İtirazınız mı var? Evet bir çok komünistten daha çok bu halkın sorunlarına ortak olmuş, yanında olmuş yıllarca bunun bedelini değişik şekillerde ödemiştir. Bir çok komünistten daha çok devrimci mücadelenin içine nefer kazandırmıştır, hemde alevisi ve sunnisiyle.Hayat çizgisi açısıyla da birçok toplumsal olayda tutarlı bir tavrı olmuştur. Denizlerin idamı, Sivas olayları, cezaevleri,katliamlar vs. Daha ayrıntılı bilgi almak istersen şiir kitaplarını ve basındaki demeçlerini araştırabilirsin. Niçin bizim Türkiye insanının karekterinde hep kişilerin olumsuz yanları hatırda kalıyor

 

Evet her insan gibi Mahsunininde eksik kaldığı, yanlış yaptığı, bunalıma girdiği dönemler olabilir. Komünist parti gibi kurumların bile bunları yaptığını görürken Mahsuniyi hoşgörmek çok mu? Hele böyle bir zamanda? O halkın, ezilenin yanında kötülerin karşısında idi. Bu gerçeği devlet ve ezenler bile değiştiremedi değiştiremeyecektir.Ölümünde devletin ve medyanın takıdığı tutum bunun en açık göstergesidir. Halkın tavrı da buna en açık yanıttır.Böylesine ekonomik sorunkarın ağır bastığı bir ortamda halkımız ozanını onbinlerle kilometrelerce uzğa bağrına basarak sevgi ile taşıdı. Ben biliyorumki taşıma bedava olsa idi yüzbinler uğurlayacaktı.Bırakın komünisti ezilen her kişinin sorumluluğu ve O'na vefa borcu idi bu uğurlama. O bizim değerimizdi.Komünistler bu olaydada halkımızın gerisinde kalmışlardır.Biz senin yaptığın gibi gözünün üstünde kaşın var diyerek hep kaybetmedikmi? Her olayda birbirimize kenetlenebilmeyi başarabilseydik bu sefil durumlara düşüp burjuvaziye kıçıyla güldürmezdik kendimize.

 

İkincisi : Hakka yürümek ve hakkın ozanı olmak hiçde senin dediğin gibi dinsel öğeler içermiyor. Alevi; Bektaşi felsefesini aç oku iddia etmeden önce.Okumaya mecbursun çünkü senin insanının tarihi hele kendine komünistim diyorsan. Hakka yürümek ve hakkın olmak, gerçeğe yürümek ve gerçeğin olmaktır. Gerçek nedir? Materyalist olmaktır. Ozanın kendi dizelerinde de bunları bulabilirsin. Vasiyetinde beni yıkamayın, kefen giydirmeyin ve namazım kıldımayın demiş büyük Ozanımız.Komünistlerin cenazesi nasıl kaldırılıyor ya da nasıl kaldırılmalı? Benzer değil mi? Kendi türkülerinde de bunları dile getiriyordu.Ben tekrar dünyaya bir böcek, bir çiçek, bir ot olarak gelebilirim cennetinizi istemem demiyormuydu sofulara? Bunları bir düşmana anlatmak ağırıma gitmez idi ama sana ve senin gibilere anlatmak ağırıma gidiyor. Çünkü bizleri ve halkı, halkın değerlerini en çok dostun gülü yaraladı. Son sözüm dostum: BİZİ BİZDEN BAŞKASI YENEMEZ

 

ZEYNEP TOPRAK

27/05/2002