Merhaba; 

Oyunun içine girmek... 

İnternetle birlikte karşımıza çıkan olaylardan biride sanırım bu gibi oylamalar. x konusunda birincileri seçmek için internet oylaması... daha önce sanırım yüzyılın büyük insanları için böyle bir şey vardı. atatürk'ün birinci gelmesi için yine bir kampanya düzenlenmişti. bir anda insanlar oy verme "histerisine" kapıldılar. sanki oylama bir gerçek ortaya çıkaracaktı. eğer oylama kaybedilirse, yada sevilmeyen insanlardan biri kazanırsa gerçekten yitirilecekti. benzer oylamalar tv kanallarında da karşımıza çıkmıştı; x konusunda a seceneğini düşünenler % 60 oldu. bunların gündelik sohbetlerede girdiğini hatırlıyorum. yine televizyon kanallarından birinde bir tartışma programı -hala- var, adını hatırlamıyorum. iki taraf oluşturuluyor, tartışıyorlar. izleyicilerde yalan, doğru, hikaye benzeri ifadeler taşıyan dövizler var. konuşma sırasında bunları kaldırıyorlar.

Bunun adı sanırım postmodern demokrasi yada sanal demokrasi olarak konulabilir. tartışılacak, seçilecek konuyu-şeyi belirleme hakkınızın olmadığı, alternatif oluşturma şansınızın olmadığı bir "oyun". Size sunulanlar arasında birini seçebileceğiniz yeni bir uçucu kamusal alan. ama bu kamusal alanda yalnızca sunulanlar arasında tercih yapma şansınız var. konuyu belirleyemezsiniz. ki belirleyebilseniz bile "sanal kamusallıktan" bir şey kaybetmiyor. örneğin kim daha çok sömürüyor yarışması düzenlesek ve bill gates ile sabancıyı seçenek olarak sunsak ne değişecek. kamusallaşma ihtiyacınızı bir süreliğine gidereceksiniz. bir süreliğine sanal olarak "biz" leşeceksiniz. soru şekline dikkat edin; hangisi şöyle şöyledir. ve sizin tercihinizin birinci olma "histerisiyle" doğru ekran başına. soru kökeni edilgendir. yani serbest piyasayı yok etmek için ne yapalım gibi aktif bir soruyla karşılaşamayacaksınız. çünkü bunun ardından birşeyler yapmak gerekir. bu noktada her iki tarafta mutludur. düzenleyen sistem, kamusallaşma gereksinimini yönlendirme için kullanabilmektedir. Bu kamusallaşmanın kendisine bir zararı yoktur. edilgendir, uçucudur. bir süre sonra başka bir konuda "izleyicileri"ne sanal "biz"leşme olanağı yaratabilecektir. izleyici mutludur. yaptığı tercihin sonunda edilgenliğinden çıkması gerekmeyecektir. risk almadan kamusallaşma ihtiyacını karşılayabilecektir. bunun ardından gelecek yeni oyunu, sanal bizi gönül rahatlığıyla bekleyebilecektir. tıpkı yarışma programlarında yaptığı gibi birilerini tutmakta ve bundan tatmin omaktadır. artık o yalnızca bir "İZLEYİCİ"dir. 

SAKIN OY VERMEYİN!..... 

sistemin bu yeni oyuncağını protesto edin. ve mümkünse bu siteleri çökertin. 

Orhan Bilikvar