Ali Düzgün'e Sorular ve Öneriler

 

Adil yoldaş için "eninde sonunda doğruya ulaşır" diyorsun.Sana göre doğru olan nedir? Açık,net bir şekilde yazarsan bizler de bilelim. Doğru olup olmadığını sonra değerlendiririz.  

Sana göre yoldaşın kafası hangi konularda ve nasıl karışık? Yobaz kelimesinin halk arasında bir anlamı daha vardır.Müslüman olmadığı halde müslüman veya dindar görünmeye çalışanlara verilen sıfat değil mi? Durumu bir de bu açıdan bakarak değerlendirir misin?  

Son on yılda kızıllığın (Marksist ideoloji diye anlarsak) olmadığını iddia ediyorsun.Sana göre kızıllık nedir,nasıl olur?Taviz nerede verilmiş? Partide on yıldan da geriye giden yapısal bozukluklara nelerdir? Örnekler verebilir misin?  

Dürüstlük konusunda Adil yoldaşın yazdıkları doğrudur.Seni neden rahatsız ediyor?Partinin 20-25 yıllık tarihi değerlendiriliyor.Sen kendin de diyorsun ki,o dönemlerde sorumlu olan bazı yoldaşlar da Londra'daki toplantılara katılıyorlar.RY dışında, bunlardan hiçbiri açıkça özeleştiri vermediler. Neden? Eğer sen de dürüstlükten yana isen, Adil yoldaşın bu haklı özeleştiri isteğini neden desteklemiyorsun? Dahası, bu eski yoldaşların hemen hemen tamamı kişisel gerekçeler söyleyerek ayrılmadılar mı? Kimisi 5,kimisi 10,kimisi 15 yıl önce değil mi? Peki ayrı geçen bu yıllarda hangisi komünizm için, devrim için bir taşı taşın üstüne koydu,bu doğrultuda ne yaptı?Tabii ki yoldaş haklı,işine devam eden birisi olarak bunu soracaktır.Bu sorusu seni neden onların avukatlığını yaparcasına savunma psikolojisine götürüyor? Sana göre tartışmalardaki doğru tutumlar hangileri,bu tutumda olanlar kimler? Bu tutumda olanlar açık bir biçimde kendi geçmişlerini ve bugünlerini sorguluyorlar mı? Pek çok değerli kadronun telef olmasının tek nedeni yapılan kişisel hatalar mıdır? Bu kadrolar üzerinde yorulma,yılma,siyasetten soğuma ve kişisel gerekçeler v.b. faktörlerin rolü için ne düşünüyorsun?  

Legal TKP oluşturma hazırlık çalışmaları ile ilgili senin söylediklerin yalnızca kelime oyunu olmuyor mu? Adil yoldaşın bu konu üzerine söyledikleri hazırlık çalışmaları hakkındadır.Ayrıca, olağanüstü kongrenin onbirinci kararı ne anlama geliyor? Nasıl yorumluyorsun?  

Yazında çoğul takıları kullanıyorsun.Biz derken kimleri kasdediyorsun?Sanırım partiyi ya da örgütü kasdetmiyorsun.  Çünkü Adil yoldaşın yazısı üzerine örgütün böyle bir değerlendirmesi yoktur.Zaten olması da abestir.Çünkü bu tartışmalarda herkesten düşüncelerini oldoğu gibi,sözünü esirgemeden isteyen bir anlayış esastır.  Sana göre bayrak Türkiye'de neden ve nasıl yanlış bir zeminde taşınıyor?Doğru zemin nedir,nerededir?Adil yoldaşın düşüncelerini açıkça ve de yazarak belirtmesini neden sataşma diye algılıyorsun? İşçi sınıfının ve halkın içinde komünist örgüt olarak geçmişte çalışıldı,bugün çalışılıyor ve yarın da çalışılacak.Bunun yetersiz olduğunu, daha iyi olması gerektiğini diyorsan,o noktada herkes aynı düşüncede.Dahası, bu konuda sen geçmişte üzerine düşeni yaptın mı, bugün yapıyor musun ve yarın yapacak mısın?  

Benim sana (Ali Düzgün) yoldaşça önerilerimden biri; partinin tartıştığı konular üzerine kendi düşüncelerini,eleştirilerini, önerilerini ve özeleştirilerini yazmandır.Yazdığın bu yanıttan önce bu noktaları yazman daha iyi olurdu. Bir diğer nokta,yazılan yada söylenilen düşüncelerin senin düşüncelerinle,bakış açınla,mantığınla aynı olmasını beklememelisin.Böyle olmadığı için kızmamalı,gocunmamalısın.Doğrulara yalnızca senin gibi düşünerek varılacağının garantisi varmı? Bazı görüşler kafana uygun gelmiyorsa,neden uymadığını dayanaklarıyla beraber belirtmen daha uygun olur.Görüşe,düşünceye yine görüşle yanıt vermek bence daha doğru bir yöntemdir.Yararlı olan da budur.Çünkü yapılan bu tartışmaların amacı saflar yaratmak değil, birlikte doğrulara ulaşmaktır.  

Yoldaşça duygularımla  

Haydar İşçi