Adil Sakaryalı

Selam

Gidişatını ister beğenelim ister beğenmeyelim, geriye dönüp bakıldığında çok daha iyi görülüyor ki, bundan önce herkesin en demokratik biçimde söylemini gerçekleştirdiği ve eteğindeki taşların döküldüğü bir platformun varlığı enderdir,belki de hiç yoktur. Düşünün ki bir KP’nin tüm üye ve sempatizanları yüreklerindeki ve kafalarındaki tüm düşünce ve kaygılarını bu denli açık seçik söylendiğinin bir oluşumunu rüyamda bile görmedim desem herhalde abartmış olamam sanırın. Yanılıyorsam beni düzeltin. 

Dostlar bazı mektup metinlerini tekrar tekrar defalarca okudum. Şimdi anlıyorum ki bizim yobazlarımız kuranı kerim yobazlarından daha bir takıntılı, ama inanıyorum ki önümüzdeki süreçte kendimize daha çekidüzen vererek ve son on yılda kızıl kalarak ne yaptık’ı sorgulayarak iğneği kendimize çuvaldızı başkalarına mantığını bence daha mantıklı olur görüşündeyim, hele örgüt içi hassas bazı konuları karşılıklı hiç tartışmadan suçlayıcı ve yıpratıcı bir biçimde olaylara yaklaşmak bize yarar değil ancak zarar verir. Düşünün 1000 kişinin bir fabrikada birkaç devrimci işçi kalabilmiş KP olarak ele alalım topumuz kaç tane ki biri birimize öldürücü darbeler vurup bu meyan da da yok ediyoruz. Seyit Rıza Güven,sistemin yarattığı koşullar içerisinde son on yılda verdiğin kavgayı iyi biliyorum ve belki de serzenişini ekonomik kavgan ile ilgili seni en iyi anlayanlardan biriyim. Geriye dön ve bak detayları görmen açısından söylüyorum hiç kimse partiyi bitiremez bitiren kendini bitirir kişiliğini,özünü bitirir. Anlıyorum ki bir iletişimde kopukluk var. Benim mantığım insanlar otursun konuşsun iki insandan biri konuşarak ötekini mutlaka ikna edecektir. 

Tartışma bana göre çok iyi gidiyor, ilk yazımda belirttiğim gibi sizlere yolumu nasıl bulurum diye sormuştum aslında sizlerin bile halen bilmediği sizlerin yazdıkça toplamından çıkan veriler beni yavaş yavaş sorunun kaynağına yaklaştırdığına, kafamdaki açmazı açmaya başladığına inanıyorum. Lütfen dürüst olalım. Devrimci ağızla ahkam kesmek bizi ileri götürmez ve devrimci hareketin bugün neden bu durumda olduğu ayan beyan ortaya çıkmaya başladı.(İşçi sınıfını anlayamadan sadece Marksist-Leninist söylem pratikte bir şeye yaramıyor)düne küfretmek içinde bulunduğumuz durumda benim bulunduğum yerden bakan biri için sizleri temize çıkarmıyor. Bugün Parti yığınların KP’si olsa idi başarı sizlerindi. Bugün yukarıda belirttiğim gibi 1000 kişilik bir fabrikada birkaç devrimci işçi kaldı ise bunun suçu en az benim kadar sorunlardan kaçıp gidenlerindir de RY bugün birtakım suçlamalarla ile karşı karşıya, bu suçlamaları yapanlar daha önce MK da görev almış insanlardır. Soruyorum şimdi bu insanlara sormazlar mı adama “tartışma sürecindeki suçlamaları yapan zatlar bizleri,genç yoldaşlarını bu kadar mı saf dirik görüyorlar ki önceki kongreleri onaylamış siziler emme basma tulumba konumundaydınız ki kafalarınızı kaldırıp  indirdiniz”. Sormazlar mı adama tüm bunları. Dürüst olalım hareketin içinde ayrıca yeralan hiçbir yoldaşımı bugüne kadar şerefsiz ve namussuz olarak görmedim böyle düşünmek bana ancak,’’erkişi karşısındakini kendi gibi görür’’sözünü hatırlatır.  Bizler Türkiye örgütünde büyüyüp gelişen genç kanat biliyorum ki örgüt kendi içinde özeleştirisini en iyi şekilde verip yoluna sağlam devam edecektir. Gelelim legal parti çalışmalarımızdaki son noktaya. Şimdi daha iyi anlıyorum ki;Legal parti tartışmaları başladı başlayalı birileri bundan epey rahatsız ki biz henüz tartışma aşamasındayken KP’nin yasal başvurusunun o birileri yaptı bile. İnanıyorum ki işi sulandırmak için öz KP’si,has KP’si ortaya çıkarsa da hiç şaşırmayacağım. Önümüzde kocaman bir AB sürecinde savaş veren bir Türkiye gerçeği var,düşünün bir kere sayısal militarist gücü açısından Yunanistan’dan güçlü bir Türkiye siyasi arane da uluslararası platformda nasıl boyun eğdiğini en açık bir biçimde görüyoruz.. Bize bu damı bir şey anlatmıyor. Siyasal mücadele bugünün koşullarında silahlı mücadeleden çok daha başarı sağlar. Gelişen dünyada yerimizi almak bunu sağlamak tüm komünistlerin görevidir. Kimi yoldaşlar siyasal polisten,açığa çıkma çekincesini koymuş,peki bugün ne kadar illegaliz’i sorgulayalım. Kimi yoldaşlar legale çıkarsak vb. saplantıları içerisindeler hepsinin haklı yanları var hepsi bir deneyimden gelen kaygıları, katılıyorum. Peki soruyorum hiçbir şey yapmadan kızıl kalmak mı?Yoksa bir şeyler yaparak kızıllığı öğretmek mi? Değinmeden geçemeyeceğim geçen yazımın sonundaki uslup tarzım yanlış anlaşılmış olabilir. E.Canver arkadaş bazı uslup tarzlarını yanlış anlamış olabilir. Bizde esas cevap verme tehdidi kalem ile olur yöre farklılıkları. Sürçülisana sebep olur öğle ise affola. Ve tekrar Seyit Rıza Güven’e dönüp ekliyorum söylediklerin tartışmanın çok gerisinde ve hava da kaldı öte gidemedi(kişisel söyleminle ilgili bölüm hariç)RY ile ilgili sorunlarını haksız buluyorum. Partinin önünü açmak için yapması gerekeni bundan 1,5 yıl önce zaten yaptı. Bugün bayrak 1,5 yıldır Türkiye de ağırlık olarak taşınıyor. Sen neredesin?Sözlerim üzüm yemek isteyene!

Adil SAKARYALI