Adil Sakaryalı

Gözünü partide açıp zaman zaman med cezir hareketlerine kurban gitmemiş bir yoldaşınız olarak(böyle bir gidişten ötürü haklı nedenlerim var özür dilerim)Ayrıca henüz işi elinden alınmamış sınıfın da içinde olan bir işçi olarak Sınıfın beklentileri tüm illegallerin halen teoride tartıştıkları ve partimizin harekete yeni ivme kazandırma çabaları ve de ne idüğü belli olmayan insanların çizgiyi ve tartışma zeminini başka ,başka yönlere çekme çabaları hayretle izliyorum.

Düşünüyorum Partim ve onun önemli bir biriminde bulunduğum yer nedeniğle aslında olayları en objektif olarak görebileceğim bir noktadayım. Bir gün R.Y'ye bir soru yönelttim "keşke aktif sınıfın içinde de senin gibi düşüncelerini net bir şekilde ortaya koyabilen işçiler(proleterler)çıkabilseydi."dediğimde kafamdaki açmazı açan en güzel cevabı vermişti."bir profesyonel çalıştırılarak kesinlikle köreltilmemeli".Cevabını almıştım. Aldım almasına da ben kendi adıma üzer,me düşeni,Partimin kitlelerle,sınıfla et kemik gibi olmasında ben elimden geleni yaptım mı?Hayır?Peki oradaki tartışmanın yönünü farklı zemine çekmek isteyenler siz elinizden geleni yaptınız mı?Vereceğiniz sesli yada sesiz cevap sizin Partiye karşı samimiyetinizi açığa çıkaracaktır. Ben bağıra bağıra söylüyorum. Ben elimden  geleni yapamadım.

Biz fabrika proleterleri bile zamanın getirdiği koşullar içerisinde eriyip gidiyoruz. Hele hele Emperyalizmin örgütlü işçiyi milliyetçileştirme çabaları sonucunda adı bile Devrimci İşçi Sendikası olan Sendikanın başındaki yöneticilerin gerici faşist yada yobaz olmaları aslında sorunun cevabını en somut bir biçimde veriyor. Ne yapıyoruz. Herhalde oturup ah vah edip dizimizi dövmüyoruz. Ama işsiz işçilerin bile burjuvaziye teslim olup teslimiyetçiliğini gördükçe kahroluyorum. Ne yapmalı?Komünist Partisinin önünde en büyük engel Din ve Milliyetçilik olmuştur. Devlet de bunu en iyi şekilde kullanmıştır ve de kullanmaya devam etmektedir. Bizim insanlarımız dinine,bayrağına ve milliyetine dokunma da ne yaparsan yap. Yanlış düşünüyor olabilirim ama geçmiş süreçte yaşadıklarımız aktif yaşamda bana bunları öğretti. Örneklemem gerekiyorsa bir sendika seçimi yapılıyor. Bir grupta olanlar alevi,biz suniyiz,bir başka grupta olanlar azılı Macarcı, Komünist diyerek faşistlerin nasıl seçim kazandığını gördüm .O gün yaşadıklarım bugün bana bugün bile tekrarlandığı hataları öğretti. Şimdi siz bana sorabilirsiniz "peki aynı hataları neden bugünden tekrarlıyorsunuz. Farklı davranırsan oportünistlik olur diye düşünmüşümdür yada farklı davranmayı kendime yakıştıramamışımdır". Buna benzer bir sürü neden sayabilirim. Sizlere soruyorum ben bu çıkmazdan nasıl çıkarım işte bana bu soruların yanıtlarını verin ondan sonra ben kendi olumu bulurum. İşin asıl çözümü burada. Özellikle MK'dan ve diğer Parti dostlarından şunu bekliyorum. Tartışılan konularda çözümlensin ama birkaç işi bir arada yapmayı ne zaman öğreneceğiz. Siz orada "önemli"konuları tartışırken Hayat,Sınıf beklemiyor. Ne yapacağız. Aslında oturup sayfalar dolusu yazılar yazmak isterim ama buna ne vaktim nede kafamdaki gerçek hayattaki sorunlar müsaade etmiyor. .Dostça kalın. 

Rahmi Arkadaş' a Not;

Kullandığın Rahmi ismi bana Güven kitabındaki Rahmi ustayı çağrıştırdığı için ben gene de iyi niyetli olduğunu varsayarak,şimdilik alman gereken cevap hakkında biraz sabırlı olmanı ayrıca tartışmanın zemininin bu meyanda olmadığını ama alman gereken cevabı zamanı geldiğinde en iyi bir üslupla alacağını bilenlerden biriyim. Eğer dost isen dostça kal.

Adil SAKARYALI