TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

SEÇİM BİTTİ ama GEÇİM SORUNLARI BİTMEDİ

Efe Kuş, Ege

 

Türkiyede seçimler yapıldı, kısmi değişikler oldu. DTP ve ÖDP bağımsız seçilen milletvekilleri üzerinden parlamentoya girdiler, sermaye sınıfı ve küresel güçlerin Türkiye'yi sorunsuz bir uzlaşma modelinde yönetmek planlarına oldukça uygun bir sonuç çıktı. Bunu kanıtlamak amacıyla bir fotoğraf karesi de halka gösterildi: MHP-DTP el sıkştılar, mubarek olsun.

 

Seçim derdi bitti ama yoksullar ekmek derdine geri döndüler; yine işsizlik yine sıkıntı yine ekmek için çöpleri kurcalayıp nafaka arama maratonuna devam. Yoksulluk daha da arttı.

 

Seçimden önce herkes fikrini söyledi beğenildi beğenilmedi ama fikirdi, eleştiri alacaktı, aldı. Bazı yoldaşlar MK gibi davrandı, eleştirildi. Ama bazı arkadaşlar hiç fikir belirtmeden eleştirdi. Bizim burada yaşlı bir amcamız var, Eyüp amca, şöyle der: "Akıl vermek güzeldir hem risk almazsın hem kendini akıllı zannedersin." Onun için eleştiri bile kendine göre doğru fikri söyleyerek olur, örneğin ben seçimlerde hiçbir partiye ve hiçbir adaya oy vermedim, gerekçem daha önceki yazımda var.

 

Son zamanlarda birisi bir öneride bulundu mu ona hayır demek moda oldu. Biz her konuda fikir söylemekten, fikirlerimizin tartışılmasından çekinmemeliyiz. Biz cok tartışmalıyız, her konuyu tartişmalıyız, çünkü dünya emperyalizmin dünyadaki artı değerlerle yetindiği dünya değil.

 

KÜRESEL SERMAYE bütün değerlere ve edinilmiş bütün mülkiyetlere saldırmaktadır. İşte biz bugünü tartışıp,  MÜLKSÜZLEŞTİRENLERİ MÜLKSÜZLEŞTİRMEK için çözüm üretip, örgütlenme modelleri yaratmalıyız.

 

Sizi bilmem ama YUSUF ZAMİR bizim düşünme biçimimizi, dünyayı yorumlama anlayışımızı değiştirdi. Şimdiye kadar bakıp da görmediğimiz, okuyup da anlamadığımız Marks'ı Marks'tan öğrenmemizi sağladı. Sağolasın YUSUF ZAMİR  yoldaş.

 

Ben artık Avrupa İŞÇİ SINIFINI  Türkiye İŞÇİ SINIFINI yeniden düşünüyor ve değerlendiriyorum. DEVRİMİN dinamiklerini tartışıyorum, çünkü DEVRİM yoksullarla zenginler arasındaki savaşla gerçekleşecek,  basitçe İŞÇİ SINIFI ile BURJUVAZİ arasında gibi basit anlatılamaz. DÜNYA küresel krizlere gebedir. YOKSULLAR ve EMEKÇİLER kötü yaşamı istemeyecektir, istememelidir. Onun için kavga olacaktır, OLMALIDIR da. İnsanlık BARBARLIĞA razı olmamalıdır.

 

Burjuva entellektüeller 1929 krizinden bahsediyor [Steinbeck adlı yazarın Gazap Üzümleri romanında okumuştum]. Kapitalizmin sonu gelmektedir... Kapitalizmin insanlığa vereceği iyi hiçbirşey yoktur.

 

İnsanlık sosyalizmi seçecektir, barbarlığı değil. İşçi sınıfı ya devrimcidir ya da hiçbirşey, diyordu Karl Marks.

20 Ağustos 2007