TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ                         
 

Önem Vermek

Uğur Sanlıca, 12 Ağustos 2007

 

Merhaba,

Seçimlerden birkaç gün önce bir posta attım. Siteye hangi yazıların girip girmeyeceği sizin tasarrufunuzdur.

Fakat hoşunuza gitmese bile, sizi eleştirse bile size yöneltilmiş bir görüşe cevap vermeye tenezzül edeceğinizi umuyordum.

Fikri gelişmeden, düşünmemekten bu kadar şikâyet edip ardından gelen fikirlere bu kadar kapalı kalmak en iyi niyetle “çelişki” olarak tarif edilebilir.

Suçum politikalardaki tutarsızlığı ortaya koymak mı? Ne kadar doğrusunuz diye kutlama mesajı göndermemek mi? Yoksa gördüklerimi olduğu gibi dile getirmek mi?

Kalabalık olmak doğru olmayı gerektirmez. Ama her geçen gün küçülmek yok olma sınırına gelmek ise yanlış olmanın kanıtıdır.

Bunu düşünmenizi öneririm. Nerde yanlış yapıyoruz? Olay sadece ideolojik doğruluk yanlışlık mı?

Eğer böyle olsa idi “saçma” denilebilecek kadar Marksizmden uzaklaşmış pek çok grup örgütsel varlığını devam ettiriyor, hatta kimileri büyümekte.

İdeolojik konulara kafa yorarken örgütsel olan tarafı tamamen feda etmiş olabilir misiniz? Yaşamdan beslenmeyen örgütlenmeler ideolojik gelişim gösterebilir mi?

Marks ve Engels bir odaya kapanıp fikir üretmek seçeneği yerine niye bir yandan örgütlenme bir yandan fikir üretme seçeneğini tercih etti. Yaşamdan beslenmek istemeleri olabilir mi?