|
Komünist Hareketin Hayati Sorunları Forumunun Değerlendirmesi
Ahmet Koçak
Sırrı Öztürk yoldaşın saygın kişiliğinin güvencesi altında
Sorun Polemik kolektifinin girişimi ile başlatılan hazırlık çalışmaları,
dört kolektifin ortak bir çağrı yayınlayarak bir forum toplaması aşamasına
vardı. Bu çağrı temelinde toplanan 10
Eylül 1920 ve TKP Günümüzde Komünist Hareketin Hayatî Sorunları Forumu
daha geniş çevrelerin katkısı ile yapıldı.
Foruma panelden sunum yaparak, tartışmaların ve katkıların önünü açması
beklenen dört konuşmacının katkıları forumun ana konusunda bir tartışmayı
açmadı. Bu sunumlar, çağrıyı yapan kolektiflerin foruma yaklaşımının
birbirlerinden çok farklı olduğunu gösterdi.
Forumun yöneticisi olarak Sırrı Öztürk yoldaş panelin ortasında oturuyordu.
Onun sağında yer alan Çağrı ve
Stalin Arşivi kolektiflerinin
temsilcilerinin sunumları forumda bir tartışma zemini yaratmaya yönelik
değildi. Bütün sorulara yanıtlarının ceplerinde hazır olduğu izlenimini
veren bu kolektifler, tartışmaya açmak istedikleri herhangi bir görüşleri
olmadığını gösterdiler. Bilinen görüşlerinin tekrarı ile yetindiler.
Sırrı Öztürk yoldaşın solundaki Alev
ve Sorun Polemik kolektiflerinin
temsilcileri ise forum çalışmasının ruhuna daha uygun birer sunum yaptılar.
Katılımcıların tartışmasına açmak istedikleri görüşleri sergilediler. Ancak
forum boyunca görüşleri ele alınmadı bile.
Foruma panelden katılmamayı, ama platformdan sunum yapmayı tercih eden
Yeni Durum ve
Köz kolektiflerin sunumları da
kendi tutumlarını özetleyerek forumda tartışma zemini yaratılmasına yardımcı
olmadı.
Sunumların bu kadar farklı ve forumun ana konusundan uzak olması tartışmayı
boğan bir ortam yarattı. Daha sonra foruma katkı yapmak ya da tartışmak
üzere söz alanların katkıları da forumun konusuna ve görüşlerin
tartışılmasına odaklı olmadı. Daha çok foruma katılan kolektiflerden birinin
görüşlerinin ayrıntılı biçimde tekrarına dönüştü.
Pazar günü saat 10da başlayan forumun zamanında ve geniş bir katılımla
toplanması güzeldi. Ancak forumun, salonu kullanabileceğimiz süreden
neredeyse bir saat önce bitmesi bile sunumların ve katkıların gerçek bir
tartışma ortamı yaratmaya yetmediğini gösterdi. Forum amacına ulaşsaydı ve
gerçek bir tartışma ortamı yaratılabilseydi, toplantı yöneticisinin ve
salonun sahiplerinin tartışmaların bitirilmesi ve salonun zamanında
boşaltılması için birkaç çağrı yapması gerekirdi!
Forum istenilen tartışma zemini olma niteliği kazanamadı, ama bu tespit,
forumun yararsız olduğu sonucunu vermiyor. İlk toplantı olması nedeniyle
yanlışlar ve eksiklerin göze batması kaçınılmazdır. Ortaya çıkan yanlış ve
eksiklerin giderilmesi temelinde ilerlemek olanaklıdır. Forum deneyimi,
ileriye yönelik olarak bu çalışma zemininde neleri, nasıl yapmak gerektiği
konusunda daha belirgin fikir verdi.
Deneyim, bazı kolektiflerin forum çalışma biçimini, her kolektifin kendi
görüşlerin tartışmadan sergileneceği bir toplantı olarak algıladığını
gösterdi. Bu yaklaşımla yapılacak bir toplantının günümüzdeki dertlere deva
olması olanaksızdır. Bu yaklaşımla yapılacak toplantılar, bizce havanda su
döven yararsız bir çalışma olmaktan öteye gitmez.
Forum ya da görüşler tartışmak üzere bilinen ortak toplantı biçimlerinden
herhangi biri altında yapılan çalışmada esas olan kafaların tartışmaya açık
olmasıdır. Katılan kolektifler, diğer kolektiflerin görüşlerini tartışmadan
önce, kendi görüşlerini tartışmaya ve sorgulamaya hazır değilse bu tür
toplantılardan sonuç alınamaz.
Halka açık bir çağrı ile birlikte tartışmak üzere toplanacaklarını duyuran
kolektifler, tartışmaya açık görüşlerini diğer kolektiflere sunmaya; diğer
kolektiflerin tartışmaya açtığı görüşlerini öğrenmeye, onları küçümsemeden
ele almaya ve tartışmaya hazır değillerse bu tür toplantılar gösteriye
dönüşür.
Bugün bize gereken iş yapmış görünmek için toplanmak gösterisi değildir.
Kapitalist düzeni eleştiren çevrelerin birbirine yakınlaşması, ortaklaşa
çalışma zemininin döşenmesi, bir örgütsel yoğunlaşmanın yaratılması hedefine
yönelik olarak ortak görüşlerin öne çıkması için ciddi ve disiplinli
tartışmaya gereksinim vardır.
Böyle bir çalışma, katılan kolektiflerde asgari bir toplantı ve tartışma
kültürü olmasını zorunlu kılar. Kolektiflerin toplantı ve tartışmalarda
göstereceği öz disiplin forum çalışmasının başarıya ulaşmasının temelidir.
Örneğin, hazırlık çalışmaları sırasında her kolektif yazılı sunum yapacak
diye karar alınırsa, yazılı sunumun önceden hazırlanıp toplantı başkanlığına
verilmesi gerekir. Bir konuşma süresi belirlenirse, kolektifler adına
sunumların bu konuşma süresini aşmaması gerekir. Toplantının tartışma
konusu, yani gündemi belirlenmişse, kolektiflerin sunumlarının bu konuya
yoğunlaştırması gerekir.
Kimse hiçbir kolektifi bu çalışmaya zorla getirmiyor. Hazırlık çalışmalarına
gönüllü katılan ve halka açık çağrı yapan kolektifler, bir anlamda yapılacak
toplantının biçimi üzerinde önceden söz veriyor. Verdiği sözde durmak
örgütsel tutarlılığının göstergesidir.
Kolektifler tüm çalışma boyunca bu tutarlılığı ve öz disiplini göstermezse,
hazırlık çalışmaları içinde olmayanların, yani kararlara katılmış
olmayanların, toplantıya yapacağı katkıların toplantı ve tartışma disiplini
içinde kalması da sağlanamaz.
Önümüzdeki dönemde, tartışmaya niyeti ve hazırlığı olmayan;
toplantı-tartışma disiplinine uymaya hazır olmayan kolektiflerle birlikte
yapılacak bir çalışmanın yarar getireceğini sanmıyoruz. İleride yapılacak
forumların hazırlığına katılan kolektiflerde bu niyet ve hazırlığı görmezsek
bu tür bir çalışmada yer almayız.
Biz tartışmadan yanayız; karşımızda tartışmaya açık insan ve kolektifler
arıyoruz. Eskiden beri bildiğimiz ve yanlış olduğuna inandığımız görüşlerin
ortak platform adı altında bir kez daha dile getirilmesine ve saygınlık
kazandırılmaya çalışılmasına zemin sağlamaya niyetimiz yoktur. Bu nedenle bu
forumun sonuçlarının bir kitap olarak basılmasına bir gerek görmüyoruz.
Böyle bir yayın için harcanacak kaynağa yazıktır.
Sırrı Öztürk yoldaşın saygınlığı etrafında bir örgütsel yoğunlaşmanın
olabileceğine inanmak istiyoruz. Ancak yapılan forumun bu amaca hizmet
etmediği görülüyor.
İleriye yönelik çalışmalarda toplantı biçimini yeniden gözden geçirmek
gerektiğini düşünüyoruz. Öncelikle, yapılan forumu değerlendirmeleri öz
eleştiri içermeyen kolektiflerle ileriye yönelik olarak yürüyecek ortak bir
yolumuz olmadığını düşünüyoruz. Beklentimiz, foruma katılan tüm
kolektiflerin bu çerçevede kendi tutumlarını gözden geçirmesi ve niyetlerini
açıkça ortaya koymasıdır.
İleriye yönelik olarak forum çalışmasının sürmesinden yanayız. Bu
toplantılar iki türden olabilir: Birinci türde, toplumsal-siyasi somut
gelişmeleri değerlendirmek, eyleme yönelik ortak tutum belirlemeye yönelik
olarak tartışmak üzere toplantılar yapılabilir.
İkincisi ve esas çalışma biçimi işçi sınıfı siyasetinin programını
oluşturacak temel konuların, teorik çözümlemelerin, ana noktaların ele
alınacağı tartışma toplantılarıdır.
Her durumda kolektiflerin kafalarındaki engelleri bir yana bırakması; diğer
kolektiflere isimler yakıştırmadan bir araya gelebilmeye, örgütlü
tartışmayla farklı düşünceleri dinlemeyi ve bu görüşlerden öğrenmeye hazır
olması gereklidir.
Forumlara yönelik hazırlık çalışmalarında titizlik gereklidir. Forumun
gündemi-konusu mutlaka dar ve sınırlayıcı olmalıdır. Gökyüzünün altındaki
her konuda görüşlerin dile getirilebileceği geniş gündemlerden
kaçınılmalıdır.
Böyle belirlenmiş bir gündem-konu üzerinde tartışmaya açmak istediği görüşü
olmayan kolektiflerin panelden genel ve boş konuşmaya dayalı sunumlar
yapmasına olanak veren dar kafalı eşitlikçi anlayıştan kurtulmak gerekir.
Panelden yapılacak sunumlar, mutlaka tartışmayı açmayı ve katılımı teşvik
etmeyi amaçlamalıdır. Bu tutum benimsendikçe tüm kolektifler çalışma ve
görüşleri buna göre gözden geçirmeye, değiştirmeye, eleştirmeye
başlayacaktır.
Forumu düzenleme sorumluluğunu üstlenmiş kolektiflerin sunum ve
tartışmalarda öz disiplin ve örnek davranış göstererek forumun akışına
olumlu katkı yapması gereklidir. Bunun dışına çıkan kolektifler
eleştirilmelidir.
Forumda tartışma, konuya odaklanma-zaman süresine uyma-kişilikleri değil
görüşleri eleştirme disipliniyle yürütülmelidir. Hiçbir görüşe yasakçılık
yapmadan, tartışma disiplinine uymak koşuluyla her kolektif ve kişiye söz
hakkı verilmelidir.
Sınırları en dar çizilmiş bir konuda bile tartışmaların bir toplantıda
sonuçlanması elbette beklenemez. En daraltılmış biçimiyle ele alınan konular
bile birbiriyle ilişkili bir görüşler sistematiğinin parçasıdır. Bu nedenle
forumdan önce ve sonra her kolektifin kendi yayınlarında konuyu yeniden ele
alması, daha geniş irdelemesi, kendi görüşünü kapsamlı sergilemesi, diğer
görüşleri tartışması ve eleştirisi sürecektir.
Bu nedenle forumun işlevi, tartışma zeminini oluşturmak olarak görülmelidir.
Böyle çalışan bir forumun başarısı ve gelişmesi temelinde belki ileride üç
ayda bir çıkan bir teorik tartışma dergisi doğabilir.
Bu nedenle foruma katılımın genişletilmesi amaçlanmalıdır. Benzer çalışmalar
düzenleyen ya da bu çalışmalara katılan kolektiflerin de bu forumda
söyleyecek sözü mutlaka vardır. Düzenleme sorumluluğu üstlenmeden, ama
forumun toplantı ve tartışma disiplinine uyarak katılmak isteyen diğer
kolektifleri ve kişileri de bu çalışmaya çekmeye çaba göstermek gerekir.
Forumu düzenleme sorumluluğunu üstlenen kolektiflerin onların katkılarından
öğrenecekleri vardır. Ne var ki forumların diğer kolektifler için bir çekim
merkezi haline gelmesi, düzenleme sorumluluğunu üstlenen kolektiflerin
görevlerini gerektiği gibi yerine getirmesiyle olanaklıdır.
|