Ana Sayfaya Git  Son sayi index sayfasina git...    

Yeni Dönem Örgüt Anlayışı

Dünya, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından, tek merkezli bir yapı kazandı ve emperyalizm II. Savaştan bu yana görülmedik bir pervasızlık içine girdi. Bu durum, belki çok özel koşullara sahip bir iki ülke dışında, tüm dünya ülkeleri için, Fidel Kastro’nun da işaret ettiği gibi, silahlı propagandayı öne alan bir stratejinin önünü kapattı

1990-1994 yılları arasında Türkiye ekonomisinin gelişme çizgisi son derece oynak oldu. Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) bu yıllarda % 10 ile % 0.5 arasında değişik büyümeler gösterdi.

Ancak, 1993 yılının son çeyreğinden başlayarak ciddi bir ekonomik kriz (resesyon) gelişti. 1994 yılında tüm şiddetiyle yaşanan kriz, ülkenin son 50 yılda gördüğü en şiddetli ekonomik gerilemeye neden oldu. Bu durum, fert başına gelirin 1993’de 3004 dolardan 1994’de 2,193 dolara inmesi anlamına geldi. Bu temelde son derece ciddi bir siyasal kriz oluştu. Burjuvazinin irade birliği parçalandı. Yönetememe durumu doğdu. Halk açıkça devletin karşısına geçti, sokaklara çıktı. Son derece başarılı 1 Mayıs yaşandı. Ve Gazi Ayaklanması. Ülkede devrimci durum vardı.

1995’in ikinci çeyreğinden başlayarak ise, yeni bir ekonomik gelişme dönemi açıldı. Türkiye ekonomisi 199597 arasındaki 3 yılda ortalama % 7 oranında büyüme gösterdi. Türkiye, dünya ekonomik krizinin etkilerine ve özellikle Rusya pazarının talebi durdurmasına rağmen, 1998’de de % 4.5’luk bir büyümeyle, gelişme dönemini yaşamaya devam etti. Bu temelde, devrimci durumun üç koşulu da ortadan kalkmıştır. Bunun yanı sıra, Türkiye toplumu bugün “teröre”, “anarşiye” karşı aşırı koşullandırılmıştır.

Kongremiz, dünya ve Türkiye ve örgütümüz gerçeği ile ilgili yaptığı çözümlemelerden hareket ederek, yeni döneme uygun örgüt anlayışının, aşağıdaki belirlemeler çerçevesinde olmasını ve tüzüğümüzün buna göre değiştirilmesi gerektiğini karar altına alır.

1.        Yeni dönem, her düzeyde demokratik çalışma ve uygulamaları arttırmayı gerektirmektedir. Bu temelde illegaliteyi, illegal aygıtı yok etmeyecek sınır çizgisine kadar, olabildiğince dar tutmak gereklidir. Illegal aygıt, polisin ulaşamayacağı bir düzeyde yeniden örgütlenmelidir.

2.        Demokratik merkeziyetçilik ilkesi altında çalışan partimizde, yeni dönemde, demokratiklik yönü daha öne çıkmalıdır.

2.* Parti organları kendi sekreterlerini asıl olarak kendileri seçmelidir.

2.* Parti organlarında farklı görüşlerin daha özgür bir ortamda tartışılması sağlanmalı; tartışmanın önü kesilmemeli; ve parti çalışmasında “doğru bendedir” anlayışı yok edilmelidir.

*  Yeni dönemde, parti çalışmasında kollektif liderlik daha öne çıkmalı, genel sekreter MK   sekreteri olarak değerlendirilmeli ve kongre değil, MK tarafından seçilmelidir.

* MK, çalışmalarıyla ilgili olarak her 4 ayda bir örgüte yönelik çalışma  raporu yayınlamalıdır.

3.        MK toplantıları siyasal tartışma platformu olmalıdır. Siyasal sorun haline dönüşmeyen örgütsel sorunlar MK gündemine girmemelidir

4.        Tüzükte MK’ya bağlı olarak kurulan, Örgüt Bürosu ve Siyasi Büro ayrımları kaldırılmalıdır.

5.        Parti kongresine MK’nın ve örgütlerin sekreterleri ve birer üyelerinin doğal delegeliği kaldırılmalıdır. Kongre delegelerinin tümü, MK’ nın belirlediği orana göre, ilgili birimler tarafından seçilmelidir. Kongreye, kongrenin istediği üyeler de katılabilir. Bunların kongrede oy hakkı olmamalı, ancak seçimlerde aday olabilmeli ya da gösterilebilmelidir.

6.        Bölge Komitesi adı, ülke gerçeğini daha iyi yansıtan il komitesi ile değiştirilmelidir. Il komiteleri, MK’nın isteği üzerine, bölge özellikleri de dikkate alınarak, bir yöre komitesine bağlanabilir. Bunun dışında, il komiteleri arasındaki her tür ilişki MK üzerinden yapılmalıdır.

7.        Geçmiş dönemde pratikte uygulanan Türkiye Örgüt Sekreterliği kaldırılmalıdır.

8.        Bugüne kadar parti örgütlerinin yayın çıkarma yetkisi  kongre ya da MK’nın iznine bağlı idi. Yeni dönemde, (finans olanaklarını da yaratarak) çalışmalarında araç olarak kullanmak üzere, örgütlere yerel yayın çıkarma hakkı  verilecektir. Ancak yayın politikalarının MK ile uyumlu olması zorunludur. Büro düzeyindeki örgütlenmeler ülke çapında yayın çıkarabilir.

9.        Yeni dönem, yeni düşünceler ve teorik yaklaşımların öne çıktığı bir dönem olacaktır. Bu temelde çıkacak yayın ya da yayınların çevresinde örgüt çalışması yürütmek  gereklidir.

10.     Bu dönemde, sendikal ve diğer demokratik örgütlerdeki çalışmanın önemi çok artmıştır. Olanaklı olan her zeminde açık alan çalışması, demokrasi mücadelesi yürütülmeli, gerekli alanlarda yeni mücadele odakları kurulmalıdır.

11.     Legal alan çalışmaları, legalist bir anlayışla değil, devrimci, komünist bir çalışma tarzıyla yürütülmelidir.