KÜRT SORUNU ÜZERİNE
Türkiye
burjuvazisinin Kürt halkı üzerindeki terör ve baskısının
günden güne arttığı bir dönemdeyiz. Kürdistan topraklarının
Kürtlerden arındırılması
politikasının sonucu olarak binlerce köy boşaltılmış,
faili meçhul cinayetler, tutuklamalar olağan hale getirilmiştir. Doğduğu
ve yaşadığı topraklardan ayrılmak zorunda bırakılan
Kürt halkına, Türkiye’nin büyük kentlerine göç etmekten ve Türkiye
halkının büyük bir
kesminin kaderi durumuna getirilmiş işsizlik kervanına katılmaktan
başka seçenek sunulmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu
pervasızlaşmış terörüne karşı Kürt halkı
kin ve öfke doludur. Türkiye
burjuvazisinin Kürt halkını sindirme çabaları, kendi iç sömürgesi
olan Kuzey Kürdistan’la da sınırlı değildir. Sınırları
dışındaki Kürt halkını ezmek için, yılda en az
birkaç kez de Kuzey Irak’a çıkartma yapmaktadır. Bu sınır
ötesi hareketlerde, bölgedeki gerici rejimlerle işbirliği yapmakta,
bunun yanısıra Incirlik Üssünü ABD emperyalistlerine kullandırarak,
emperyalist sistemde ona verilen görevi de yerine getirmektedir.
BosnaHersek’teki savaşa karşı tutumuyla ‘‘örnek’’ bir
‘‘demokrat’’ ülke konumuna girmeye çalışırken, Kürt
halkına, nerde olursa olsun, terör uygulamaktadır. Bu,
Türkiye burjuvazisinin gerçek yüzüdür. Kürt halkının
yıllardır vermiş olduğu mücadelenin bedelleri ağırdır.
Binlerce şehit verilmiştir. Kürt halkının haklı mücadelesine,
devlet, gelişmiş teknolojisiyle, tankıyla, topuyla cevap
vermektedir. Bu savaşın giderleri, hem Türk, hem de Kürt halkına
ödettirilmektir. Devlete her yıl ödenen vergilerin üçte biri Kürdistan’daki
savaşa gitmektedir. Kürt halkı,
vermekte olduğu mücadeleyle, dünya kamuoyu önünde haklı bir yer
kazanmıştır. Devlet, bu konumu geriye çekmek için elinden
geleni yapmaktadır. Kürt halkının
edindiği kazanımların yitirilmemesi ve Türkiye’nin
demokratikleşmesinde önemli bir görevi yerine getirmek için, TKP
Kongresi, ·
Kürt halkına
karşı yürütülen baskıların, zulmün ve terörün önünü
kesebilmek için, Kürt halkının
mücadelesini desteklediğini; ·
Kürt halkının
mücadelesini işçi sınıfının mücadelesiyle birleştirmek
için çalıştığını; ·
TKP’nin, “ulusların
kendi yazgılarını belirleme hakkını” açık ve
net bir biçimde savunduğunu kamuoyuna
duyurur. |