Ana Sayfaya Git  Son sayi index sayfasina git...    

ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ

Üniversite kimlere açık?

Tüm Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, tüm öteki özgürlükler gibi, sözde eğitim özgürlüğüne de sahiptirler. Ne var ki, anayasada, eşitlik ve özgürlüklerden söz eden maddeleri sıralamak, uluslararası insan hakları anlaşmalarını imzalamak, eşitlik ve özgürlüğün pratikte uygulanması anlamına gelmemektedir.

Üniversite kapıları, hizmet ettiği sınıfın gençlerine ardına kadar açıktır. Işçi sınıfından gelen gençler içinse koşullar daha yolun başından eşitsizdir. Kapitalizmin işçi ailelerine sunduğu koşullar, onların bilgilenmelerinin önüne set çeker.

Tüm olumsuzluklara karşın, ilk ve orta öğrenim bitirilir. Bundan sonra aşılması gereken, üniversite sınavı engeli vardır. Dershane kurslarına katılma parası olmayanlar, daha sınava girmeden elenmiş olur. Şansını zorlayan işçi çocuklarının bir kısmı, burjuva çocuklarının yanında, üniversite sıralarında yerini alır.

Nasıl bir eğitim?

Eğitim kurumu hem gericidir, hem de geri kalmıştır. Dahası, sistemin çıkmaza girdiği dönemlerde, üniversite üzerindeki baskılar da artar. Bu baskılar hem öğretim üyesine, hem öğrenciye yöneliktir. Öğrencinin örgütlenmemesi için her önlem alınmıştır. Üniversitelerde, öğrenci sayısına yakın sivil polis vardır. Öğrencinin yaratıcı etkinliklerde bulunması, araştırma yapması, herhangi birşeyi sorgulaması istenmez. Eğitim ezbercidir, dogmatiktir.

Sistemin anlaşılmasında, aşılmasında temel olan Marksizmden söz edilmemesine özen gösterilir. Siyasal Bilgiler fakültelerinde bile, Marksizmi kötülemek, onun demode bir ideoloji, hatta ütopya olduğundan söz etmek için de olsa, yarım dersten daha uzun bir süre ayrılmaz.

Ne Yapılacak?

Gençliğin, bunca baskı, sıkıntı ve sorun içinde, kendiliğinden, doğru siyasal bilince ulaşmasını beklemek büyük bir iyimserlik olur. Belirsizlikler içerisinde yok olup gitmekte olan milyonlarca yeteneği, yararlı toplumsal bireylere dönüştürmekte en büyük görev TKP’ye düşmektedir. Kaybedilecek her genç kuşak, mücadele zincirinden kopan bir halka gibidir. Aradaki açıklık büyüdükçe, sonucun ne denli vahim olacağı ortadadır. TKP’ deki devrimci bilincin ve bilgi zenginliğinin, doğru yöntemler izlenerek genç kuşaklara aktarılması, devrime giden yolu kısaltacak, daha da önemlisi, devrimi güvenli ve sağlam kılacaktır.

TKP, önümüzdeki dönemde gençliği, devrime uzanan yolda bilinçlendirmek için yoğun çaba harcayacaktır:

·         Gerici devlete, YÖK’e, şeriatçılara ve faşistlere karşı gençliğin demokrasi cephesini kurmak için mücadele edeceğiz.

·         Bunun için, tüm gençlik örgütlenmelerinde, hatta üniversite öğrenci derneklerinde bile çalışma yürüteceğiz.

·         Yeni  Merkez Komitesi, öğrenci partilileri gençlik çalışmasına yönlendirecektir. Ve bu çalışmada öne çıkanlardan, bir “gençlik bürosu” kuracaktır.

·         Daha sonra kendi örgüt salkımına sahip bir gençlik örgütünün oluşması yolunda, her il komitesinde bir gençlik görevlisi yer alacaktır.