Ana Sayfaya Git  Son sayi index sayfasina git...    

Toplum içinde kadina verilen rol hâlâ birçok ülkede çok fazla degismemistir

Kadinin gerçek rolü ancak ve ancak sinifsiz toplum- sosyalizmde görülecektir

Örgütlü erkek sayisinin yaninda, kadinlarin sayisi daha düsüktür. Bu bize gösteriyor ki parti teorimizi yeterince pratige tasiyamiyoruz.

NESRIN SAHIN

Globallesmeyle beraber sinirlarin her geçen gün daha gericilestigi gün gibi ortadadir. Teknolojinin her gün yenilendigi günümüzde, bu gelismis teknolojinin, toplumun genelinin yararina kullanilmamasindan dolayi durumunun daha iyiye gitmesi gerekirken daha kötülestigi de açiktir.

Dünyada yasanan kriz az ya da çok bir çok ülkeyi etkilemistir. Bu krizden en çok zarar görenler tabii ki emekçiler olmustur. Burjuva politikacilarinin laf kalabaligindan iler gitmeyen söylemleri ise çözüm yerine çözümsüzlügü örtbas etmek istemeleri anlamina gelir.

Gelismis ülkeler de içinde olmak üzere issizlik, dünya ekonomik politikasinin önemli bir maddesini olusturmaktadir. Dün çok sayida isçinin yaptigi isi bugün bilgisayarlar çok daha kisa sürede yapmaktadir. Gelismis teknoloji is saatlerinin kisalmasina katki yapacagi yerde isçilerin isinden olmasina neden olmaktadir. Kârlarindan baska birsey düsünmeyen egemen güçler ise yarattiklari bu sorunlar karsisinda, ekonomileri daha saglam olan emperyalist ülkelerde sosyal devlet kavramini öne çikartmaktadir. Ama bu ülkelerde bile bu sorunlar, kisa vadeli çözümler üretilerek, yani gerçekte çözülmeyerek bir sonraki nesle aktarilmaktadir.

Sömürü ve asiri kâr hirsi kapitalizmin vazgeçilmez bir gerçegidir. Emekçiler emek gücü degerinin çok altindaki ücretlerle insanca olmayan bir yasam sürmektedirler. Günümüz emekçisinin olanaklari tabii ki 20 yil öncesi emekçilerden daha iyidir ama göreceli olarak aslinda durum daha kötüdür. Çünkü var olan teknoloji eger genelin yararina kullanilacak olsa daha iyi kosullarda ve ücretlerle çalisabilmek günümüz için gayet dogaldir.

Fakat kapitalizm böyle yaparak kendi mezarini da kazmaktadir. Burjuvazinin kârinin kaynagi olan emek sömürüsü üretim süreci disina çikartildikça, bir yanda kar da giderek ortadan kalkar, öte yanda ise üretileni alacak tüketici bulunamaz.

Kaptializm henüz bu noktaya gelmemistir. Emek sömürüsünün bilançolari ekonomi sayfalarini süslemeye devam ediyor. Bu yazinin asil konusunu olusturan kadin emekçilerin sömürü oraninin neden erkek emekçilerden daha fazla oldugu ise, bu gelismelerin önemli bir bölümünü olusturuyor.

21.yy’a iki kala kadinin ekonomideki üretkenlik düzeyinin de oldukça yükseldigi bir dönemdir. Gelismis kapitalist ülkeler basta olmak üzere dünyanin her tarafinda kadin emekçi sayisi artmaktadir. Gerek ailedeki ekonomik sorunlardan dolayi, gerekse egitim düzeyinin yükselmesi kadinlarin daha çok is hayatina atilmasina neden olmaktadir. Artik birçok aile yalnizca eslerden birisinin çalismasiyla geçinememektedir.

Dünya nüfusunun yaklasik yarisini olusturan, ekonomik üretken gücün ise neredeyse %40’ini olusturan kadinlarin sömürüsü ise erkek emekçilere oranla çifte bir boyunduruktur. Zaten erkek emekçi emeginin karsiligini alamazken, kadin emekçi çogu zaman bu ücretlerin de altindan çalismak zorunda kalmaktadir. Avrupa’nin en gelismis ülkelerinden biri olan ingiltere’de yayinlanan istatistikler, bu gerçegi su yüzüne çikartan asil belgeler olmustur. Bunlarin yani sira, gerçek durumun bundan da vahim oldugu söylenebilir.

Neden kadin daha çok sömürülmektedir? Bu sorunun gerek ekonomik gerek sosyal birçok yaniti vardir.

Kisaca sosyal nedenlerine degindikten sonra sorunun asil ekonomik temellerine bakacagiz.

Toplum içinde kadina verilen rol hâlâ birçok ülkede çok fazla degismemistir. Kadin çocuk dogurmak, ev isleri yapmak, ailenin sorunlariyla ilgilenmek ve bunun yani sira da çalismak zorunda kalmaktadir. Bu da kadin enerjisinin ev ve is arasinda bölünmesine ve yeterince verimli olamamasina neden olmaktadir. Kadinin toplumdaki bu ikili rolü, onun, isinde erkege oranla daha basarisiz olmasina ya da istedigi bir isi yapamamasina neden oluyor. Egitim kurumlari hala kiz ögrenciyi, erkek ögrenciden farkli bir bilinçle yetistirmeye devam etmektedir. Bu da gelecekte is hayatina atilacak bir çocugun tarafli olarak kenara itilmesidir. Kadin, sistemden kaynaklanan bu sorunlardan dolayi is ararken tam gün çalisma yerine yarim gün ya da daha kisa sürelerde çalismak zorunda kaliyor. Bu durum kadin emeginin daha rahat sömürülmesine zemin hazirlamaktadir. Çünkü kadin emekçi, patronun ona dayattigi ücreti almak zorunda kalmaktadir. Kadin ve erkekler arasindaki çalisma zamanlarinin uzunluk ve kisaliklariyla ilgili durum, ‘‘gelismislik’’ önde olan emperyalist ülkelerde bile siddetle kadinlarin aleyhinedir.

Ve bu seçilen yarim gün ya da az saatli isler ayni zamanda patronlarin isçilerle masaya oturup toplu sözlesme yaptiklari isler degildir. Kadinlar agir sanayiden daha çok servis islerinde çalismaktadirlar (garsonluk, vb.,). Bu isler ayni zamanda, grev gibi toplu mücadelelerin daha az oldugu is alanlarina girmektedir çünkü isçiler arasinda iletisim ve birliktelik daha azdir. OECD ülkeleri arasinda yapilan arastirmalarda 19901993 arasinda grev yapilan alanlarin büyük agirlikla erkek isçilerin çalisma alanlari oldugu ortaya çikmaktadir.

Bu bölümle ilgili olarak sunu ekleyebiliriz. Ne olursa olsun, kadinlarin çalisma alanindaki yerleri genislemistir.

Ancak, basta gelismekte olan ülkeler olmak üzere, kadinlarin sendikalara üyelik oranlari erkek emekçilere oranla, ülkeden ülkeye farklilik gösterse de oldukça düsüktür. Bununla ilgili olarak ingiltere’nin bes sendikasi içerisinde yapilan saptamalar Tablo I’de gösterilmistir.

Serbest piyasanin hüküm sürdügü ekonomide hiçbir sekilde esit ise esit ücret verilmemektedir.

Birçok ülkede asgari ücret ya uygulanmamaktadir ya da komik denilecek bir düzeyde uygulanmaktadir. Bu durum kadin sömürüsüne de yansimakta ve onu daha da agirlastirmaktadir.

Birakin iki farkli sirketi ya da isletmeyi, ayni isletme içerisinde bile kadin ve erkege ayni isi yapmalarina ragmen farkli ücretler verilmektedir. Ayni düzey diplomaya ya da is deneyimine ve becerisine sahip de olsalar, isler öncelikle erkeklere verilmektedir. Kadin için uygun görülen isler ise ücretlerin daha düsük oldugu, genelde yükselme olanaginin olmadigi alanlari kapsamaktadir. Bu durum emperyalist ülkeler için de aynen geçerlidir. ingiltere’de mesleklerin cinsiyete göre nasil dagildigi Tablo II’de ele alinmistir.

Kadin sömürüsünün daha yogun olmasinin asil nedenlerinin birisi de kapitalizmin yedek isgücü yaratma gerçegidir. Sistem isçi ücretlerini geriye çekmek için, gerek erkek gerek kadin, elinin altinda yedek isçi bulundurmaktadir. Bu durum kadini erkege oranla daha çok etkilemektedir. Çünkü eger aile fertlerinden birisi çalismak zorundaysa bu genelde erkek oluyor. Çünkü erkegin, çalistigi zaman kazanç getirme orani kadininkinden daha yüksek.

Yukarida saydigimiz sorunlara daha birçok sey eklenebilir. Su bir gerçek ki, emekçi sinif topyekun sömürülmekte, kadinlar ise bundan payina daha çok düserek çikmaktadir. Peki bu kadinin kaderi midir? Birseyler yapilamaz mi? Tabii ki kader degildir. Yapilmasi gereken birçok sey vardir. Var olan sistem içerisindeki demokratik mücadele bunun önemli bir kesimini olusturabilir. Ama kadinin asil kurtulusu ancak ve ancak sinifsiz toplum sosyalizmdedir.

Peki ne yapabiliriz? Gerek egitim, gerekse pratige geçirme yoluyla kadinin toplumdaki ikili rolünün yikilmasi, onun önündeki engellerin kaldirilmasi için erkek emekçilere görev düsmektedir.

Örgütlü erkek sayisinin yaninda, kadinlarin sayisi daha düsüktür. Bu bize gösteriyor ki parti teorimizi yeterince pratige tasiyamiyoruz. Su bir gerçek ki, yüzyillardir süre gelmis olan kadinin ikinci sinif vatandas olmasinin önüne ancak ve ancak onlara bazi konularda ayricalik taniyarak geçebiliriz. Sendikal örgütlenme içerisinde onlara yönelik çalismalarin arttirilmasi bunun bir parçasi olabilir. Çünkü kadinin sorunu ayni zamanda erkegin de sorunudur. Bazi gelismis ülkelerde var olan hamilelik yardim parasi ve saglik hizmetlerinin ücretsiz olmasinin yayginlasmasi için çaba sarfetmek gerekmektedir. Bebekli annelerin çalisma hayatina dönebilmeleri için ücretsiz kreslerin hazirlanmasi saglanmali ve belirli araliklarla annenin çocugunu emzirmesi için süre taninmalidir. Bu taninan süre o kadinin ücretinden kesilmemelidir. Bunun gibi ve buna benzer seyler, kadinin is alaninda daha saglikli ve basarili olmasini saglayabilir. Ama kesin çözüm getiremez.

Kesin çözüm, emegin sömürüsü ortadan kalktigi zaman saglanabilir.