|
TKP TARIHI- VIII 1931-1940 DÖNEMI PARTI ÇALISMALARINAZIM ÇELIK TKP için bu dönemin nisbi durgunluk yillari oldugunu söyleyebiliriz. Çalismalarin momenti geriye kaymistir. Bu dönemde, dünyaya baktigimizda genelde devrim dalgasi durulmus, Avrupada fasizm yükselmistir. 1930larin ortalarindan itibaren Komintern, fasizme karsi genis cephe taktikleri uygulamistir. Sovyetler Birligi, tek ülkede sosyalizm politikasi dogrultusunda bütün gücünü sanayi kesim üzerinde yogunlastirmistir. Türkiyede göreceli bir istikrar durumu vardir. Türkiye ekonomisi, dünya iktisadi bunalimindan da yararlanarak belli bir gelisme sürecine girmistir. Bu kosullarin, illegal çalisma yürüten bir partinin çalismalarinda belli bir durgunluga yol açmasi dogaldir. 1931 yilinda TKPnin 3. Kongresi toplaniyor. Fakat bu kongrenin kararlari konusunda fazla bilgi yok. Yalnizca Bulgar tarihçi Sismanof, Türkiyede isçi ve Sosyalist Hareketi (Bulgaristan baskisi, 1965) adli kitabinda, bu kongreden sonra partide oportünistlere, solcu sekterlere, parti saflarina sokulan burjuva ve polis ajanlarina, fraksiyonerlerin yikici faaliyetlerine karsi çetin bir savas yürütüldü diye yaziyor. Sismanofta bunlarin kimler oldugu hakkinda bilgi yok. O dönemde, Sovyetler Birliginde parti içinde baslatilan temizliklere ve partileri Bolseviklestirme programina paralel olarak, TKP içinde de bir takim tasfiyelere ve muhalif seslerin bastirilmasina gidilmis olmasi olasidir. 1930lu yillarda Sefik Hüsnü yurtdisindadir. Komünternde görevlidir. 1933 yilinda Nazilerin düzenledigi Reischtag yangini provakasyonu sirasinda Dimitrof ile birlikte tutuklanmistir. II. Dünya Savasinin baslamasiyla birlikte yurda dönmüs ve çalismalari yeniden, fasizme karsi genis cephe taktigi çerçevesinde canlandirmaya girismistir. Asagidaki yazi
Kizil istanbul gazetesinin 20.4.1931 tarihli sayisinda yayinlanmistir. O dönemde TKPnin, burjuvazinin seçim oyununu
nasil degerlendirdigini göstermesi açisindan önemlidir. Bu yazida
burjuvazinin demokrasi oyununun önemli parçasi olan seçimlerin
içyüzü teshir ediliyor. O günün intihabat (seçimler) ve Emekçiler
baslikli yazisinda söyle deniyordu: (Parentez içindeki kelimeler,
metnin bugünkü dilde daha kolay anlasilmasi için isçinin Sesi
tarafindan eklenmistir):
Yeni intihabat (seçimler) yapilmasina karar verildi. Bunun sebebini iktisadi buhranda ve seri bir tarzda sermaye terakkümünü
(birikimini) temin için Halk Firkasinin (CHP) ve hükümetinin bugüne kadar takip ettigi mali siyasetin dogurdugu neticelerde aramak
lazimdir.
iktisadi buhran Halk Firkasinin içtimai (sosyal) temelini çok daraltti ve onu zaafa
ugratti. Bir kisim burjuva tabakalari bile ondan uzaklasti. Buhran ve firkanin iktisadi siyaseti köy ve sehir orta
tabakalarini, fakir ve yoksul kitleyi süratle harabeye (yikim), yoksulluk ve açliga
sürükledi. Amele sinifi, imansiz soygun ve issizligin agir yükü altinda
ezilmistir. Yari derebey büyük arazi sahipleriyle, eski büyük ticaret burjuvazisinin ve inkilabin zedeledigi diger anasirin
(unsurlarin) muhalefeti faal sekiller almistir. Bizzat Halk Firkasinin içinde muhalefet ve tefrika
(ayrilik) örtülüp gizlenemeyecek sekiller aldi. Emekçi kitlelerin hosnutsuzluklari yer yer yer faal muhalefete
dönüstü. iktisadi buhran temelinde bir buhran basgöstermistir.
Halk Firkasi kendisinden uzaklasmis burjuvazinin bir kisim tabakalarini temin
ederek, kendisine çekmek ve saflarini murabahaci faizci) ticaret sermayesi, büyük toprak sahipleri ve genç burjuva münevverleriyle
(aydinlariyla) takviye ederek, fasist usülleri siddetlendirmek ve açik diktatörlüge geçmek
mecburiyetindedir. Buhranin mucip oldugu (neden oldugu) zararlari emekçilere yüklemek ve soygunu idame
(devam) ettirmek ve tesdit (siddetlendirmek) Halk Firkasinin tahakkuk ettirmeye
(gerçeklestirmeye) mecbur oldugu meselelerdir. Ecnebi (yabanci) sermayesinin ehemmiyetli
(önemli) bir derecede celbi (getirtilmesi) kabil (olanakli) olmamistir. Murahabaci ticaret sermayesinin ve hammaddeler yetistirdigi nisbette
(oranda) sanayi sermayesinin köylerin emekçi kitlesinin müstemleke (sömürge) soygunu
büyümektedir.
Amele sinifinin istismarini (sömürüsünü) tezyit (arttirmak) Türkiye burjuvazisi için hayati bir
zarurettir. Sehir ve köy emekçi kitlelerinin hosnutsuzluklarini kuvvetli bir yumrukla ve kanli kamçi altinda onlari inkiyat
(boyunduruk) altinda tutmak Türk burjuvazisi için her zamandan ziyade bir zaruret halini
almaktadir. Türk burjuvazisinin tazyik (baski) ve tethisi (terörü) keskinlestirmesinin münhasiran
(özellikle) emekçi halka karsi kullanmak üzere cumhuriyeti koruma kanunlari
çikarmasinin, açik fasist diktatörlüge geçisinin sebeplerini burada aramak
lazimdir.
Münhasiran amele, köylü ve sehirlerin emekçi ve yoksul kitleleri aleyhine tevcih edilen
(yönlendirilen) bu fasist diktatora, simdiden ecnebi sermayesi önünde boyun egmek ve bir emperyalist guruba sarahaten
(açikça) iltihak eylemek (katilmak)seklinde tebarüz eden (ortaya çikan) teslimiyet ve memleketin siyasi-iktisadi istiklaline hiyanet vadisindeki eserini tamamlayarak müstakbel emperyalist ve Sovyet Rusya aleyhindeki harpte memleketi ve emekçi halki emperyalistler hesabina harbe
sürükleyecektir.
Yeni meclis, emekçi halkin tabi oldugu soygunun fevkalede çogalmasini, vergi yüklerinin daha
agirlasmasini, münhasiran amele, köy br sehirlerin yoksul ve emekçileri alyhenine kullanilacak çiplak bir fasist
diktatörlük, emperyalistlere tam bir inkiyat (boyun egme) ve teslimiyet ve onlar hesabina amele vatani Rusyaya karsi harp
getiriyor.
Emekçilerin burjuva meclisinden kendi lehlerinde herhangi bir karar beklemelerini esasen
yersizdir. Bu meclisler burjuva diktatörlügünün birer aletidirler. Onlar özellikle burjuvalarin menfaatlerini gözönünde
bulundururlar. Büyük Millet Meclisi de yalniz Türk burjuvazisinin menfaatlerini gözönünde
tutar. O, Halk Firkasinin adi bir diktatörlük vasitasindan baska birsey
degildir. Halk düsmani bir müesseden emekçilerin lehinde hareket ve kararlara intizardan
(kararlardan birsey beklemekten) abes birsey olamaz.
Emekçi halk kendi halasini (kurtulusunu) ancak kendilerinin iktidar makamini zaptetmek suretiyle kuracaklari kendi halkçi diktatörlükleriyle temin
edebileceklerdir. Bu ise amele sinifinin komünist firkasinin rehberligi altinda Türkiye amele-köylü sovyet hükümetini tesis
(kurmak) için mücadele etmeleriyle mümkün olabilir. Bu yazi, burjuvazinin demokrasi oyununda seçimlerin rolünü net olarak sergiliyor. Seçimler sonucunda olusturulan meclisin gerçek anlamda isçi ve emekçi kesimi temsil etmedigini ve burjuvazinin çikarlarini koruma ve gelistirme dogrultusunda çalistigini gözler önüne seriyor. Bugün de ayni konumun devam ettigini çok rahatlikla söyleyebiliriz. Halkçi olduklarini iddia eden sosyal dmeokratlar ise düzenin subabi olmaktan baska bir isleve sahip degiller. Yine parti tarihimizde 1930lu yillarin önemli olaylarindan biri de Kominternin parti üyelerine gönderdigi açik mektuptur. Komintern, 1930 tarihli bu mektupta, büyük olasilikla Türkiyeden verilen yanlis bilgilerden hareketle, TKPyi likide eden Vedat Nedim Törlere karsi muhalefet örgütleyen ve Nazim Hikmeti de içeren guruba, bozguncu, Troçkist ve ajan diyor. Bu gurubun partiden atilmasi direktifini veriyor. Komünist Enternasyonal
gönderdigi mektupta söyle diyor:
Komünist Enternasyonal in icra Komitesi, çalisma programi ve Türkiyenin durumu hakkinda TKP Merkez Komitesinin ihzar ve teklif ettigi tezleri tamamen kabul
eder. Komünist Enternasyonalin icra Komitesi, bu tezlerin, Türkiye proletaryasinin bir kitle partisi haline gelmesi için TKPnin, takip etmesi gereken dogru yolu ve onun baslica görevlerini gayet açik bir sekilde gösterdigini takdir
etmektedir.
Komünist Enternasyonali icra Komitesi, hizipçilige karsi cesurca ve siddetle mücadele
edilmedikçe, genis isçi kitlelerine götüren yol bulunmadikça, örgütsüz proleter kitlelerinin saflari takviye
edilmedikçe, partiye düsen görevlerin basarilamayacagi durumu üzerine, Muvakkat Merkez Komitesinin dikkatini
çeker.
Parti, agir illegal kosullarinin elverdigi oranda, saflari dahilinde demokrasi prensiplerini uygulamak
mecburiyetindedir. Muvakkat Merkez Komitesi ve bütün idareci cihazlar, parti içinde kendi kendine elestiri olanaklarini
yaratmalidir. Bilinçli isçilerin partiye alinmasi ve bunlardan en iyilerinin partinin idaresi kadrolarina
ithali, parti dahlinde kendi kendini tenkit ve demokrasi prensiplerinin uygulanmasidir ki firka çalismalarinin basarisini temin
eder, genis amele ve köylü kitlelerinin harekete sevk edilmesini olanakli
kilar. Bu durum partiyi Kemalistlerin yeni yikici beyaz terör darbelerinden korur ve parti içine küçük burjuva unsurlarin girmesine engel
olur.
Diger yandan Komünist Enternasyonalin icra komitesi, Muhalefet adi altinda TKP Merkez Komitesi aleyhine saldiran gurubun bir komünist gurubu olmadigina bütün TKP üyelerinin ve bütün isçilerin dikkatlerini
çeker, bu muhalefet firkasi sabik küçük burjuva unsurlarindan, 1927de partiden atilan
bozgunculardan, Troçkistlerden ve açiktan açiga polis olan bazi ajanlardan
olusmaktadir. Bu muhalefet amele sinifinin saflarina sokulmus Kemalizmin
adamlaridir. Bu gurubun komünizmle her hangi bir alakasi bile mevcut degildir. O, amele sinifinin
degil, burjuvazinin ve derebeyligin menfaatlerine hizmet etmektedir. Komünist
Enternasyonal, su ya da bu sebepten dolayi bu gurubun etkisi altinda kalmis olan bütün parti üyelerini ve bütün
isçileri, bu dönekler gurubu ile olan her türlü iliskilerini kesmeye ve
saflarini, Komünist Enternasyonalin itimadina mazhar olan TKP ve onun Merkez Komitesi etrafinda siklastirmaya davet
eder.
TKPnin oldukça büyük önem tasiyan görevleri vardir. O, bu görevlerini gerçeklestirmek için proletarya saflarini
siklastirmak, iktisadi mücaeleyi teskilat altina almak ve yönetmek, proltaryanin sinif
örgütünü, özellikle sendikalari olusturmak, köylülerle rabita olusturmak, köylülügün mücadelesini yönetmek
mecburiyetindedir.
Komünist Enternasyonal, Türk yoldaslarin bu görevlerini yapacaklarindan ve kendi Merkez Komitelerinin rehberliginde ciddi basarilar kazanacaklarindan asla süphe
etmez.
Komünist Enternasyonali icraa Komitesi
Fakat daha sonradan, yasam göstermistir ki bu gurup sanildigi gibi bir gurup degildir. Gurup içindeki gerçek komünistlerin asil likidatörlere karsi açtigi muhalif cephe ile partinin likidasyonu önlenerek bugünlere kadar ulasilmasinda tarihi bir görev gerçeklestirilmistir. |