METIN FEYZALLI
MGK'nin 28 Subat 1997 toplantisi ile amaçli olarak basina sizdirilan, "irtica iç tehdit unsurudur" tespiti, RP-DYP örtülü Mercümek koalisyonundan umdugunu bulamayan finans-kapital gurubunun kendi pisligini baskalarina temizletme operasyonudur.
Özellikle 1950'den sonra dev-leti yöneten sag partiler, ülkemizin yeralti ve yerüstü zenginlik-lerinin emperyalizm ve isbirlikçilerine peskes çekilip yagmalanmasi için; ezan bayrak demogojisi ile Naksibendi, Nurcu, Süleymanci vb. tarikat seyhlerinin elini etegini öperek icazet aldilar. Sermaye sinifi da, cami yaptirma, imam Hatip ve Kur'an kursu açma yarisina giren bu siyaset bezirgan-larina madden ve manen yardimlarini esirgemediler.
Ticari çikarlari ugruna, insanlarin inançlarini siyaset malzemesi yapanlarin denetiminde devlet, isçi sinifi ve emekçi halk katmanlarinin ekonomik demokratik taleplerinin önüne set çekme, ilerici, yurtsever, sosyalist ve komünistlerin, baris bagimsizlik demokrasi ve sosyalizm savasimini bastirmak ve bogmak için gerici fasist güç odaklarinin olusturulmasi ve organize edilmesiyle karsi-devrimci rol oynamistir. Tarihe "kanli pazar" diye geçen, ABD 6. Filosunu protesto edenlere saldiran gerici yobazlarla, Sivas Madimak 'ta 37 cani diri diri yakan güruhlar ayni zincirin halka-laridir.
Üniversitelerde türban takarak derse girme tartismalarinin yogunlastigi günlerde; basörtüsü çagdasligin ölçüsü olamaz diyen Refik Baydur'a soruyorlar:
- Bütün bunlari söylüyorsunuz. Barisçi mesajlar, ama siz, bu hükümetin (RP-DYP koalisyonu kastediliyor-M.F.) gitmesi için, DiSK, TÜRK-iS, TOBB, TESK beraber çalistiniz. Yanlis varsa düzeltin.
Seçimden sonra, RP hükümetin disinda kalirsa demokratik olmaz demistim. Necati Çelik ile Erbakan bana gelerek tebrik ettiler. Erbakan iyi bir insandir. Partisinin içinde de çok iyi insanlar vardi. Ama bazi yanlis yollara girdiler. (-Mesela?) Gerek olmayan islere efendim, ben görüsümü ifade etmiyorum, ama ne gerek var. Tarikat seyhlerine yemek filan verince hassas olan yerler harekete geçti. -Siz de harekete geçtiniz. (Refik Baydur yüreginden konusuyor. -M.F.) Ekonomik sebeplerim vardi. ithalat rejimini serbest biraktilar. Bütçe için saptirma beyanlarla fazla verdi dediler. Siyasi olarak da, kendilerine eroin kaçakçisi diyerek suçlama yönelten Tansu Hanim ile koalisyon kurarak onun tüm dosyalarini akladilar" (Necati Çavdar ile röportaj. 10 Haziran 1998 Akit Gazetesi.)
Çesitli telkin ve tepkilerle is-basina getirilen, ANA-SOL-D koalisyonu irtica ile ilgili yasalarin meclisten çikmasina gayret etmiyor, tersine ANAP'li idologlar, irtica adi altinda kimse bizi islamla savastiramaz gibi gevelemelerle, kapatilan RP'nin tabanina göz kirpiyorlardi.Ancak, RP- DYP koalisyonunun istifaya zorlanmasinda israrli olan ordu ANA-SOL-D'nin de görevini yapmasini istiyordu. Genel Kurmay ikinci Baskani Çevik Bir, "ilk seçimlerde, halen ekonominin üçte birini kontrol altinda tutan islami sermayenin, parasini islami unsurlara yöneltecegi degerlendiriliyor. Ama kimse karamsarliga kapilmasin. Kimse merak etmesin. Bu ülkede cumhuriyeti biz kurduk. Onu yasatacak olan da biziz" diyor. (25 Haziran 1998 Y.Yüzyil.)
Cumhuriyetin 75. kurulus yildönümü kutlamalarinin yapilacagi bir evrede, seriat özlemcilerinin tehdit unsuru oldugu olgusu, kurtulus savasi sürecinde burjuva siyasal önderligin gericilikle ittifakinin, yani çagdas modern laik -demokratik devrime de ihanetinin tesçilidir. O nasil bir laik devlettir ki, 100 binlik taliban kafali kadrosuyla, bütçeden aslan payini alan DiYANET örgütü, imam degil seriatçi hatip yetistiren binlerce okulu, zorunlu din ve ahlak dersleri adi altinda islamin Ebu-Suud'çu yorumunu egemen kilan egitim politikasi vardir. O nasil bir demokrasidir ki; düsünce ve ifade özgürlügü prangali. Parlamento isçi sinifinin çikarlarini savunan partilere kapali.
isçi sendikasi yöneticileri siz yanlis yoldasiniz. Devlet kurumlarinda çalisan isçilerin, grevli toplu sözlesmeli sendikal hak taleplerine, "kirmizi görmüs boga gibi" kuduruyorsunuz. 20-25 milyon çalisan isçinin, 10 miyondan fazlasi sigortasiz, yasam güvencesinden yoksun. Bir o kadari sendikasiz isgüvencesinden yoksun. 800 ya da 1 milyon sendikali isçi, taseronlastirma vb. tehtidiyle kazanilmis sosyal haklari gasp edilerek, düsük ücretle çalismaya zorlaniyor. SSKyi çökerten, 12 Eylül fasit darbesinden sora siz çok güldünüz, sira bizde diyerek sendikacilarin tutuklanmasini isten atilmasini ihbar eden, sendikalarin mal varliklarina el konulmasini savunan, sendikal yasalari budayarak, dayanisma ve hak grevlerinin ortadan kaldirilmasiyla sendikalarin elini kolunu baglayan isçi ve halk düsmanlariyla, hangi laiklik ve demokrasiyi kuruyorsunuz? Halit Narinler, Refik Aydur'lar, Sabanci'lar, Koç'lar dogru yolda ilerliyorlar, yani sinifsal çikarlarini koruyorlar. TiSK, TÜSiAD, TOBB sivil toplum kurulusu degil. Burjuva diktatörlügünün sivil örgütleridir.
Sizler, sivil örgüt yöneticisi degilsiniz. isçinin sinif örgütü olan sendikalarin yöneticileri olarak görev basindasiniz! O zaman, çagdas, modern laik-demokratik bir devlet ve halktan yana bir düzen için; demokratik kitle ve meslek örgütleriyle, isçi sinifinin ve emekçi halkimizin çikarlarini savunan, aydinlarla, gençlerle, siyasal güçlerle kol kola girebilirsiniz. Burjuvaziyle degil!