DIRENENLER KAZANIR

Poliste dogru tutum, insanin kendisine ve inandigi örgütüne saygi kazandirir

Komünistlerin en güvenlikli örtüsü yiginlarin içine gömülmekle, parti organlarinin etrafini yiginlarla sarmakla mümkündür

YILDIRIM GiRNELi

Ülkemizdeki sinif mücadelesinin özgül kosullarindan birisi, güçlenmenin yolunun dövüsmekten, kavgayi sokaga tasimaktan geçiyor olmasidir. Bu nedenle iyi örgütçünün özellikleri arasina, bir de pratik kavgaci özelligini eklemek gerek. Pratik kavgacilik, insanin kendisine ve örgütüne olan güvenini, bagliligini artiran bir özellik kazandiriyor ve kazanma duygusunu gelistiriyor. Bu duygu da direnmeyi-her tür zorluga karsi- artiriyor. Baglilik, yaptigina inanç, kararlilik, direnme ve kavgaci özellik, bilgi ile birlikte bir komünistte birlestigi zaman, o komünisti düsmanin yenebilmesi çok zorlasiyor.

Polise düsme sinif mücadelesinin bir parçasidir.

Sinif mücadelesi yasamin her alaninda sürüyor. Polise düsme de sinif mücadelesinin bir parçasi olarak ele alinmalidir. Ülkemizde poliste sorgulamada fiziksel iskence- hem de en kaba biçimleriyle- yaygin olarak kullanilmaktadir. Siyasi polis, ayrica örgütleri taciz etmek için de, siradan taraftarlari da tutuklayarak, dayak ve kaba iskenceden geçirerek yeni insan kazanmanin da önünü tikamaya çalisiyor. 1000 yillik devlet geleneginin uyguladigi baskici yöntemlerin bir ana amaci vardir. Düzene su yada bu ölçüde tehdit olusturan örgütlenmeleri taciz etmek, güçten düsürmek, enerjik çalismalarinin önünü tikamaktir. Olanagini bulmussa da aralarina ajan sizdirmak, ya da çesitli vaatlerle isbirlikçiler saglamaya çalismaktir. Bunu her zaman akilda tutmak gerek. Devletin devrimci örgütlere karsi taktigini her durumda unutmadan çalismalarimizi sürdürmek ve onlarin hesaplarini bosa çikaracak önlemleri de gelistirmek gerekiyor.

Tutuklanmalar, taciz amaçlilarin disinda baslica iki biçimde meydana geliyor. Ya eylem üzerinde iken polisle karsilasma oluyor ve bunun sonucunda tutuklanmalar oluyor. Ya da bir ihbar ya da içeri düsenin konusmasi, ele geçirilen belgelerin çözülmesi sonucu oluyor. Her iki türde de polis aninda tutuklama yapmayabiliyor. Daha dogru ve daha fazla bilgi toplayabilme açisindan bir süre izleme yöntemi de kullanilabiliyor. Bu izleme yöntemlerine fiili yakin takip, dinleme, posta kontrollari, çevreden bilgi toplama da eslik edebilir. Ancak siyasi polisin bütün çabalarina ragmen gerekli önlemler alinarak çalisilirsa -hata yapmamizin disinda yakalanma riskini her zaman minimuma indirmek de mümkündür. Yeter ki gerekli önlemler her zaman ve her durumda yasamin bir parçasi olarak uygulanir olsun.

insan vücudunun siddete karsi direnci kisiye göre degismektedir. Tabii ki her insanin direnme gücü farklidir. Fiziksel direnme gücü baska bazi faktörlerle birlestigi zaman direnç artar. Bu baska faktörler ise kendine ve yaptigina güvenme, amacina inanç ve sadakat direnci artiran faktörlerdir. inandigini bilerek yapma, yaptiklarini bilgi ile doldurma. Fiziksel direnç iste bunlarla birlestigi zaman karsimiza çok güçlü bir irade çikar ve bu irade düsmana yenik düsmez.

Korku da fizyolojik bir olaydir. Pek çok insan korkak olabilir. Korkak olmakla poliste çözülmek arasinda da bire bir yansima yoktur. Birisi kavgada korktu diye poliste çözülmesi gerekmiyor.

Siyasi polisin taktigi insanin zayif noktasini bulup, -tehditle, kaba dayakla, çesitli aci veren iskence yöntemleriyle, ikna ile- onu inançlari ile karsi karsiya getirip-, inançlarindan sonuçta taviz vermesini ya da tümden vazgeçmesini saglamaktir. Tümden vazgeçenler ya tam ajanlasiyor ya da kendi evine çekiliyor. Taviz vererek bilgi aktaranlarsa daha sonradan mücadelenin içinde su yada bu ölçüde devam etmeye çalisirlar. Ancak hangi yolla olursa olsun poliste çözülmüs bir insan sonradan hep yarim insan olarak kalir. Bunun gerçek anlamda özelestirisini verebilmek de çok zordur. Arsivler de zaten bu isler için vardir. Yani sorun biraz bilgi verip kurtulma sorunu degildir. Sorun bir devrimci prensiptir. Düsmana sir verilmez. Bu bilince kazinmalidir.

Sorguda dogru tutum üzerine

Anlatimda kolaylik olsun diye örnekleme yöntemi ile devam edelim. Bir bölgede yapilan bazi çalismalarin sonucunda polis örgüte karsi bir operasyon hazirliginda. Polis önce ne yapacak? O güne kadar o örgütle ilgili topladigi bilgileri elden geçirip kendisine göre bir operasyon plani hazirliyacak. Amaci sadece yerel örgüte zarar vermekle sinirli tutulacaksa operasyon da sinirli kalir. Yoksa ülke çapinda genisletilebildigi kadar da genisletilir. Operasyonlarin sinirli olmasi polisin elindeki bilgilerin de sinirli oldugu anlamina gelmez.

Operasyona ugrayan bölgede alinmalar basladigi zaman genel olarak su senaryolara herkes alismistir. Poliste, yüzlestirilmelerde verilen ifadeler, (hele kisi iskenceye ugrarim korkusunu içinde tasiyor idiyse ) savcilikta verilen ifadeler mahkemeye çikildigi zaman reddedilir. O ana kadar verilen ifadelerin baski ve zor altinda alindigi söylenir. Dogrudur da, öyle alinmistir. Ancak baski ve zorluk altinda olma insana çalisma arkadaslarina ya da örgütüne ve inançlarina, amacina ihanet etmeyi de gerektirmiyor. Pek çok seyi anlatacaksin, sonra da dönüp anlattiklarini inkar edeceksin. inkar etmekle zarar vermemis mi olunuyor? Polis kendisine aktarilan her enformasyonu degerlendirir. Bu gün degilse yarin.

Kolay degil, cezaevleri birer okul islevi olmayi sürdürüyor. Ak ile karayi birbirinden ayiriyor. Düsmana teslim olan ile olmayani da ayiriyor. Sonuçta sorgudan sonra ya serbest kalacak ya da tutuklu olarak en azindan bir dönem yargilanmayi bekleyecek. Bekleme cezaevinde ise öteki siyasilerin arasinda bu süreyi geçirmesi gerekiyor. Açiktan ihanetçi olmussa zaten siyasilerin disinda yatirilir. Siyasilerin arasina geldigi zaman ise poliste örgütsel bilgi vermeyen bir insan kendi örgütünü onurla temsil eder. Diger siyasilerin de dostlugunu kazanir. Cezaevlerinde devrimci kardesligin gelismesine yardimci olur. Polise örgütsel bilgi veren adamin zaten hangi kosul altinda olursa olsun cezaevinde örgütü temsil etme hakki yoktur. O kisi, o hakki polise konusmaya basladigi zaman kaybetmistir. Hesabini sonradan verecektir. Ya özelestirisini yapacak ve bu özelestiriyi daha sonraki pratigiyle kanitlayacaktir. Ya da tarihin çöplügündeki yerini alacaktir.

Önlemler

Sanki hersey polise düstügü zaman basliyor. Bana ne olacak korkusu ile direnci kiriliyor. Daha bir fiske yemeden bildiklerini anlatmaya baslayan oluyor. Üstelik anlattikça anlatir. Hatta kantarin topuzunu iyice kaçirip bazi seyleri marksist terminolojide ne anlama günlük terminolojide ne anlama geldigini bile-kendisine sorulmadigi halde- anlatanlar da oluyor. Gönüllü çözülme demek gerek buna. Bu durumda olan kisi bildigi, bilmese bile tahmin ettigi herseyi-bazi noktalarda kendini saglama alarak - anlatacak ve itiraflariyla daha baska insanlarin tutuklanmasina, suçlanmasina neden olacaktir. Aslinda bunlar yüz karasi seylerdir. Hiç bir kimse herhalde yüzkarasi olmak istemez. Yüz karasi olmak istemiyorsak ise asil polise düsmeden baslayip, düzgün tutum sergileyip, poliste de düzgün devrimci tavri almak gerek.

Örgütsel çalismada genel geçer pek çok kural vardir. Bu basit ve son derece önemli kurallar devrimci hareketin deneyimlerinden çikartilmis ve ders haline gelmis kurallardir. Örnegin, ‘‘Güvenlikli Çalisma’’ kitapcigi bazi yönleri ile günümüze uygun bir takim yeniliklere ihtiyaci olmasina karsin son derece yararli bir kitaptir. Bir militan bu kitapcikta anlatilan basit kurallari isin alfabesi olarak ele almali ve ögrenmelidir. Toplantilar, dikkat edilmesi gereken kurallar, en önemlisi örtüler her durumda daha önceden anlatilmis. Örgüt çalismasinda bu basit önlemler örgütlü insanlarin nerede olursa olsun bu basit kurallara dikkat ederek çalismalari durumunda disariya sir vermeden is yapabilecegini anlatiyor. Ne zaman nerede, kiminle olursan ol onun örtüsünü kendi dogal yasantinin kurallari içinde düsünüp karsilikli anlasma ile her tür teklikeyi önceden önlemek mümkündür. Dogal yasantiya uyan örtülerle çalisildigi zaman da zaten dikkat bile çekmez.

insanin siyasi kavga götüren ve açik alanda çalisan kadrolar is yapiyorsa mutlaka dikkat çekecektir. Ancak komünistlerin en güvenlikli örtüsü yiginlarin içine gömülmekle, parti organlarinin etrafini yiginlarla sarmakla mümkündür. Sen ne kadar dikkat edersen et yiginlardan kopuk çalisma açiga çikmasi çok kolay olandir.

Örgüt çalismasinda her zaman önemli olan sey ideolojinin netligini bozmadan ajitasyon ve propagandada kullanilmasi gerekiyor. Dikkat edilmesi gereken her durumda örgüt baglarinin korunmasidir. Yakayi ele versen bile inançlarini gizlemeyecek, ancak örgüt baglarini açiga çikaracak bir tek bilgi bile vermeyeceksin. Yapilacak her tür örgütsel iliskiye yönelik suçlamayi da kabul etmeyeceksin.

Ser verip, sir vermeme gelenegi tek dogru tutumdur.

Söyle basit bir örnek verirsek: Diyelim ki bir yoldas yayin dagitiyor. Polis yakaladi. O yoldas için en iyi savunma o yayinin görüslerini benimsedigi için dagittigini söylemesidir. Söz konusu yayin legal bir yayinsa zaten sorun yok. illegal bir yayinsa postadan geldi, dagitiyorum diyebilir. Ancak ‘‘su kisi ya da kurulustan, ya da onlarin araciligi ile aliyorum’’la ise baslandi mi zaten sonun baslangicina gelindi demektir. Konusmaya basladi mi nerede duracagi belli olmuyor. Tutuklanmalarda hep siyasi savunmadan gitmek gerekiyor. ‘‘Evet siyasiyim ve su örgütün görüslerini savunuyorum.’’ Fikirleri savunmak ve sahiplenmek güzel bir tutumdur. Devrimci kimligini inkar etmemis oluyorsun. Ancak örgütsel bagini hiç bir sekilde -örgüt karari olmadan-açiga çikarma hakkina kimse sahip degildir. Kisacasi polise düstün mü en agir iskencelere tabii tutulabilecegini bastan bileceksin. Ancak bu kötü uygulamalar altinda düsmana bir tek kelime sir bile vermeyeceksin. Durum bu. Türkiye devrimci hareketinde bunun pek çok örnegi vardir. Geçmis tarihimizde de örnekleri vardir. ‘‘Ser verip sir vermeyen’’ sözü bosuna söylenmemistir. Poliste dogru tutum, insanin kendisine ve savundugu örgütüne saygi kazandirir.

Bu nedenle zaaf noktalarimizi yasanan pratiklerin isiginda süratle yeniden gözden geçirmeli ve gereken önlemleri daha bastan almaliyiz. Su ya da bu nedenle polise düsen TKP’li ‘‘ser verip,sir vermeme’’ gelenegini yasatmalidir. Tüm kadrolar ve iliskiler bu anlayisla egitilmelidir.