BURJUVAZI SALDIRIYOR:
Simdilerde burjuvazinin sundugu komünist harekete özgürce zarar verme ortaminin kisa sürede son bulacagi bilinmelidir
Fabrika adli gazete, Türkiye burjuvazisinin hiçbir zaman çalisma biçimi disina çikmamis olan sahte TKP yaratma çabalariyla bilerek ya da bilmeyerek ayni dalga boyundan yayin yapiyor. Gazetemiz isçinin Sesi ve R. Yürükoglu yoldas hakkinda 41.sayisinda çikan imzasiz ve düzeysiz yazilar buna örnektir. Bakin kendileri Fabrika hakkinda ne yazmislar:
Fabrika, bir siyaset yayin organi olmak degil, sosyalist isçilerin durdugu yerden isçi hareketine, sosyalist harekete, dünyaya ve ülkeye bakmak, sosyalist hareketi, isçi hareketini, ülkeyi ve dünyayi dönüstürmeye çalismak için çikiyor. Bu platformda görüs ve tutumu ifade etmek isteyen isçilere, akil hocaligi yapmadan, sansür uygulamadan, kendini açan bir araç olmaktan baska bir iddiasi yoktur.
Sosyalist hareketi, isçi hareketini, ülkeyi ve dünyayi dönüstürmeye cümlesinden çikmayan birsey var ki, o da nereye dönüstürmeye çalistiklaridir. Ama belli ki hedefledikleri dönüsüm iyi bir dönüsüm degil.
Bosunadir! TKP basindan o kadar olaylar geçmesine ragmen nesiller boyunca sürecek olan Türkiye isçi sinifinin gelenegidir. Hiç kimseyle de kaim degildir.
GÜNES YANMAZ
Fabrika adli gazete dedikodu islevini tam burjuvanin istedigi düzeyde yerine getiriyor. Gazetenin tamamini okuyunca niyetini anliyorsunuz: TKPyi kurmak! Bunu da, malum çevrelerin devrimcileri karalama programini harfiyen uygulayarak yapiyorlar.
Komünist idealler güzeldir. Güzel ideallere çirkin yöntemlerle gidilemeyecegini komünistler bilirler. Küçük burjuva yaklasimini polemiklere tasiyamazsiniz, çünkü Marksistler hersey mübahtir demezler.
Bunlar, parti kurmayi, baskalarini kisisel açidan karalamak, böylece taraftar bulmak saniyorlar. Oysa Marksistler elestirilerini ideolojik zeminde yaparlar.
Sahi ya, siz kimsiniz? ideolojiniz nedir? Bizim tespitlerimiz hakkinda, örnegin fasizmin çözülüsü, Alevilik, sendikal birlik vb, ne düsünüyorsunuz? Niye bu konulari tartisamiyorsunuz? Biz size soralim, Sovyetler Birligi ne-den çöktü? Yasadigimiz dünyayi nasil yorumluyorsunuz? Bilimsel teknolojik devrimin etkileri ve dünya ekonomisindeki yeni özel-likler nelerdir? vs. vs.
Görülüyor ki, sizde böyle bir niyet yok. ideolojik yetkinlikten yoksun olanlara dedikodu ve karalamadan baska yapacak birsey kalmiyor ve siz de onu yapiyorsunuz.
Haziran 1998 sayi 41 Fabrika 6.sayfasinda Son perdenin mas-karasi ve isçinin Sesi baslikli yazinin 1.paragrafinda aynen söyle yaziyor:
Sermayenin ABD ve Avrupa emperyalizmiyle en içli disli kesimlerinin,
yasadigimiz günlerde girismis bulundugu sahte TKP arayislari, TKPyi ayaga
düsüren baska bir maskarlikla tamamlanmaktadir.
Sermayenin sahte TKP aradigi dogrudur, üstelik bu ne ilktir, ne yenidir. Fakat ilginç olan nokta, tam burjuvanin bu yasadigimiz günlerde sahte TKP kurdurmaya çalistigi bir sirada siz de TKP kurmaya girisiyorsunuz! Hem de burjuva siyasal ahlaksizligina paralel bir yaklasimla.
Bu yazarlar, TKP içindeki ayrismayi çarpitarak aktariyorlar. Veli Dursun yoldasin o zamanki olaylari anlatan Açik Mektupun-dan cimbizlama alintilar yaparak dedikodu üretiyorlar, fakat Açik Mektupun gerçek tarihsel içerigi hakkinda hiçbir alinti yok.
Ayni yazida, Veli Dursun yoldasin, SBKPnin aleti olma görevini kabul etttigi iddia edilmektedir. Bu koca yalani vicdanlari sizlamadan üretenler görmüyorlar mi ki, eski oportünist TKPden geriye hiçbir komünist kalmadi. iste onlardi aletler, iste onlardi burjuvazinin ayagina kapanan alçaklar. Bizler ise halen mücadelemizi, ideolojik hattimiz dogrultusunda sürdürüyoruz. ismail Bileni yine seviyoruz, biliyoruz ki büyük yanlislarini SBKP oportünizminin kiskacinda kalarak yapti. SBKP oportünizmi yikildi, TKPdeki mensevikler yok oldu, biz hala mücadelemizi sürdürüyoruz.
TKPyi sollarindan koparma operasyonu isçinin Sesini tasfiye girisimiyle netlesir. Veli Dursun yoldasin MK üyeliginden, hem de yetkisiz bir organ tarafindan (Politik Büro) çikarilmasi meselesini biraz açalim.
Veli Dursun yoldasin, Emperyalizmin Zayif Halkasi Türkiye adli
çalismasinin isçinin Sesinde yayinlanmasindan sonra, Veli Dursun
disiplinsizlik suçlamasiyla MK üyeliginden çikarilir.
Gerekçe, yazinin partiye gösterilmeden yayinlanmasi.
Açik Mektuptan, yani sizin cimbizlama yaptiginiz yazidan alinti
yapalim. Disiplinsizlik suçlamalarina karsi Veli Dursun yoldas,
o zamanki genel Sekreteri i. Bilene savunmasinda sunlari söylüyor:
Birincisi, disiplinsizlik diye bir elestiri olamaz. Disiplinsizlik
olabilmesi için verilmis bir karari, duyurulmus bir istegi çignemek gerekir.
Oysa ben yillardir yazi yaziyorum, kimse bana önce partiye göstereceksin
demedi. ikincisi, ben MK ve MKya bagli ideolojik büro üyesiyim. ideolojik
büronun görevi, partinin tüm sözlü ve yazili yayinlarini denetlemektir.
Bu görevim nedeniyle, yazmam ve öteki yazilanlari denetlemem parti
görevimdir. Partiye göstermeli dendiginde, gösterilecek kisiye dönüp,
partiye göstermeliydin demek mantiksizliktir. Üçüncüsü, çok daha
deneyimli bir yoldas olmaniz nedeniyle yaziyi size okutmam insani açidan
kabul edilebilir, yararli da olabilir. Ama hiçbir tüzüksel yani yoktur.
Bunlar benim kisisel görüslerimdir. Yazilarimi göstermem gerektigini
ilk kez duyuyorum. Eger Politik Büro bu yönde bir karar alir ve bana
duyurursa, her açidan kesinlikle yanlis buldugum halde Merkez Komitesinde
görüsülene dek karara uyarim. Bundan sonra yazdiklarimi yollarim.
Ama bilmedigim birseyden dolayi disiplinsizlikle suçlanamam.
TKP içindeki bu ayrismadan sonra riski fazla olmayan eylemlerde gündeme gelir cümlesi ne kadar çarpitma. Sizin dediginiz, ODTÜde 1979-80 ögretim yilinin açilisinda istiklal marsi okunurken ayaga kalkmamak ve bayraga hakaret degil, Türkiye devrimci hareketinde ilk defa bir üniversitede Enternasyonal Marsinin okunmasi olayidir.
Ve yine iddia ettiginiz, 12 Eylül sonrasi kadrolarimizi hizla yurtdisina çekmek ve kadrolar itibariyla ülkeyi bosaltmak dogru degildir. Evet illegalite açisindan durumu uygun olmayan kadrolar yurt disina çikarildi ve ama bun-larin önemli bir kesimi, durumlari düzeltilerek ya da degistirilerek ve parti okulunda egitimden geçirile-rek tekrar ülkeye gönderildi. Sa-dece bu degil, isçinin Sesi diger birçok devrimci örgütün kadrolarinin yurtdisina çikarilmasina da yardimci oldu. Yine de oluyoruz. Ama biz bunlari hiçbir zaman propaganda malzemesi yapmadik, yapmayiz. Ya da MK üyeleri ve Genel Sekreter yoldasin ülkeye nasil girip çiktigini size anlatacak degiliz.
12 Eylül öncesi de, sonrasi da yurtiçi ve yurtdisi örgütlerinin merkezle iliskileri kesintisiz devam etmistir ve ediyor. Ülke içinde 12 Eylül döneminde nesnel kosullara uygun eylemlerimiz, çalismalarimiz devam etmistir. TV yayinlarina girerek korsan yayin yapma olayi, hem de 12 Eylül döneminde, yine Türkiye komünist hareketinde kendi alaninda ilk eylemdir.
TKP içindeki ayrisma ve sonrasindaki gelismeler ve bizim pratigimiz ortadadir.
1984de SODEPe oy ver dedik. Bunu, o günkü nesnel ko-sullari ve öznel ögrenin durumu-nu dikkate alarak ve SODEPin de nasil bir parti oldugunu anlata-rak, yaptik. Ayrica 1994 yerel seçimlerinde de benzer sekilde davrandik. Bunlar nesnel ortamlar içinde taktik konulardir. Bu tür taktik tutumlar geçmiste de alin-mistir. Bununla ilgili olarak Lenin daha hayattayken Kominternin 1, 2, 3üncü Kongrelerinde bu konu sikça tartisilmistir. Leninin bu konuda açik beyanlari vardir. Kisa bir örnek verelim, gerisini siz arastirin:
Bati Avrupa ülkelerinde karsi-devrimci güçlerin (Mussolini vb) iktidara dogru yükselisine karsi Kominternin 1.2.3. Kongrelerinde Birlesik Cephe Taktiklerine iliskin tezler görüsülürken Lenin, ingiltere Komünist Partisine, israrla, marjinal bir durumda olmasi nedeniyle, genis isçi yiginlarinin destegini almis bulunan ingiliz isçi Partisini destekleme önerisi yapar.
Fasizmin çözülmesi konusuna gelince, bu konuda bir elestiriniz var ise, tartismaya her zaman açigiz. Sunun bunun kitabina referans vermeyin,bunlar fasizm çözüldü dedileri birseylere kanit-mis gibi kullanmayin, ne söylü-yorsaniz açikça yazin. Fasizm ne-dir ne degildir, demokrasi nedir ne degildir, bunlari yatiralim masaya.
Komünist, elestirisini (ki bunlar böyle dedi demek eles-tiri degildir) açikça ve kanitlariyla birlikte yazar. Kendini gizleyen yaklasimlar, son çözümlemede devrimci mücadeleye zarar veren yaklasimlardir.
Alevilik konusunda yaptiginiz cimbizlama da, yani cümleyi pa-ragraftan, altindan üstünden ko-parma, paragraflar arasindaki baglantilari koparma ve böylece söy-letmek istediginize uyarlama, burjuva tribünlerde çalan davulun sesinden baska birsey degil. Ama siz bugün böyle söylediklerine bakmayin. Çünkü böyle davullar rüzgara endekslidir, yarin bir gün bakarsiniz Seyh Bedreddin, Pir Sultan Abdal demeye baslarlar (benzer örneklerini görmüyor muyuz?)
TKP biziz, biz TKPyiz.
Simdilerde burjuvazinin sundugu komünist harekete özgürce zarar verme ortaminin kisa sürede son bulacagi bilinmelidir.