46'nin Beyaz Ruhu Faziletin Yesilinde Huzura Erdi

R. DEVRAN

Dayanak ve kaynaklari bakimindan sig ve güdümlü olan burjuva demokrasisi; 1946' dan sonra, dünyada degisen konjöktürel dengelere göre yeniden dizayn edildi. Yani tek parti ile yürütülen burjuva diktatörlügü artik çok partili parlamenter sistemle sürdürülecektir.

1946’lara kadar burjuva diktatörlügünün tek siyasi temsilcisi olan CHP'nin içinde çöreklenmis muhafazakar, mukaddesatçi, irkçi/ milliyetçi egilimler, burjuvazinin palazlanmasiyla birlikte siyaset sahnesine çikiyorlar. Kendi deyimleriyle "Beyaz ihtilalciler." Demokrat Parti’nin dört kurucusundan biri olan, Refik Koraltan, 1950 seçimlerini, "tam bir beyaz ihtilal" olarak nitelendirmisti. Halkimiz bu beyaz ihtilalcileri yakindan taniyordu. Yani kurtulus savasisürecinde mandaciligi savunanlar, tek parti diktatörlügünün Maliye Vekili, is Bankasi’nin kurucusu Celal Bayar'ida, CHP içinde iken toprak reformuna karsiçikarak muhalefet eden Aydinliçiflik beyi Adnan Menderes'i de. Peki nasil oldu da bunlar iktidar oldular? Osmanlinin siyasal mirasinidevralan devletin, "taslari bagla-ma, köpekleri salma" taktigiyle, ilerici yurtsever güçleri, komü-nistleri ezerek; isçi sinifive emekçi halk güçlerinin özlem ve umutlarinin demogojik söylemlerle içini bosaltarak, özünden saptirarak, sahte demokratlik ve özgürlük sampiyonlugu yaptilar.

Siyasette yalancilik ve riyakarlik, isçi sinifive emekçi halk katmanlarinin örgütlenmesine düsmanlik, düsünce ve ifade özgürlügüne zincir bunlarin iktidarlari döneminde perçinlenmistir. Egitimle üretimi birlestirerek Anadolu köylüsünü agalarin sultasindan kurtararak yolunu aydinlatacak olan Köy Enstitülerine, ‘‘buralar komünist yuvalaridir’’ diye saldiranlar da bunlardir.

1950'de iktidar olur olmaz. Vatan Cepheleri adialtinda, ilerici yurtsever avibaslattilar. Namuslu dürüst çaliskan kamu görevlilerini tasviye ederek, sefertasçiyiyicilerle, kafatasçiirkçilaridevlet kurumlarina partizanca yerlestirdiler. Bugünkü gibi, Ezan; Vatan, Bayrak ikiyüzlülügü ile emperyalizme teslimiyet, ABD ile ikili kölelik anlasmalari, kapitalist emperyalizmin çikarlariugruna Kore'de Türk askerinin kirdiril-masi. Anadolunun dört bir yanina Pentagon'un silah rampalarinin yerlestirilmesi, yeni sömürgeciligin Düyunu Umumiyesi iMF'ye bunlarin angajmaniyla girilmistir.

46'nin merkez sagda her çag-rilan yere giderek yorulan ruhu, Aydin Menderes'in RP sürecinde Nazli Ilicak ve Nevzat Yalçintas'in da Fazilet sürecine katilmasiyla huzura erdi. Yani Fazilet Partisi Amerikanciyola düstü.

Tavuk mu yumurtadan çikti, yumurta mitavuktan çikti hikayesi. Bugün, 46'nin ruhunu sâdetmek için 14 Mayis 1950'nin mirasina sahip çikan Fazilet Partisi, DP'nin açtigidin istismariyolundan yürüyor, emperyalizme selam duruyor. Toplumun; issizlige, yoksulluga, hirsizliga, adaletsizlige tepkisini sömürerek, MÜSiAD'çisermayenin çikarlarina feda ediyor. Hükümetten indirilince, insan haklari, özgürlük ve demokrasi konusundaki samimiyetsizligiyle, DP'ni aratmiyor.Yani 46'nin beyaz ihtilalci ruhu ile, Fazilet Partisinin seriatçiyesili birlesince ortaya, fasizmin, "dostu düsman, düsmanidost gösteren" gri pro-poganda yöntemi çikiyor.

istanbul Büyüksehir Beledi-yesince, Avusturalya”nin MTU firmasina yaptirilan feribotun, istanbul-Bandirma seferine ilk çikisi törenlerinde FP Genel Baska-niRecai Kutan, "bu feribota mer-hum Adnan Menderes’in isminin konulmasifevkalede anlamlidir. Tayyip Bey kardesim milletimize de tercüman olarak önemli bir mesaj vermektedir" diyor. (20 Temmuz 1998, Türkiye gazetesi)

istanbul-Bandirma feribotuna Adnan Menderes adinikoymuslar. Acaba Adnan Menderes'in ruhu, trafik canavarinin katlettigi binlerce insanin iniltilerinden mi rahatsiz oldu? Yoksa istanbul’da 15 dakikalik yere, 60-90 dakikada giden insanlarin küfürlerinden mi rahatsiz oldu da; ey millet, ben bu ülkede toplu tasimaciligifelç ettim. Demiryollariaginikörelttim. Petrolün, %80'ini disaridan ithal eden bu ülkede karayolu tasimaciliginitesvik ettim. Otomotiv sanayi devlerinin çikarlari ugruna halkimin malina ve canina kastettim diyerek anit mezardan özelestiri mi verdi?