Ana Sayfaya Git  TKP tarihi index sayfasina git...

TKP TARIHI- VI -

1920-1930 dönemi parti çalismalari

Ordusuz erkani harp, erkani harpsiz ordu olmaz

NAZIM ÇELIK

Bu dönemde komünistlerin çalismalari, mücadelesi sürerken, Türkiye burjuvazisi ve onun hükümeti de bos durmuyor, karsi devrimci saldirilarda bulunuyordu. Bu saldirilardan biri de komünistlerin tutuklanip yargilanmasidir.

Haziran-Temmuz 1929 yilinin Ulus, Cumhuriyet gazetelerinde tutuklu komünistlerin mahkemeleriyle ilgili söyle deniliyordu:

‘‘Komünistlerin mahkemesine bu sabah kalabalik halk huzurunda devam edildi. Maznunlar (saniklar) gögüslerine kirmizi çiçekler takmislardi. Firari Baytar, Mehmet’in ve Niko Bikroviç’in kararnameleri, Koço’nun 320 dogumlu oldugu hakkindaki evrak okundu. Enver’in basligina orak-çekiç islettigine dair kayit okundu. Enver cebinden orak-çekiçli bir mendil çikararak, ‘yasak oldugunu bilmiyordum, isledim. Sokakta bu mendiller satildiktan sonra benim islememden ne çikar?’ dedi. Koço evinde bulunan mektubu redetti. ibrahim Agayef, ‘ben yazi bilmem’ dedi. Dr. Hikmet ve Sitki’nin yazilari hakkinda bilirkisi raporu okundu. Sitki’nin yazisinda tam kanaata varilmis, Dr. Hikmet’in yazisinda büyük benzetme, benzerlik tesbit edilmistir. Savci yazilarin saniklara ait oldugunun tasdik edilmesni talep etti. Komünist tutuklular itiraz ettiler. iddia makami Dr. Hikmet’in yazisinin tekrar incelenmesini istedi.

‘‘Sonunda, firariler hakkindaki süre bitmediginden, Hikmet’in sabikasina dair sorusturmaya henüz cevap gelmediginden, bilirkisiye gönderilmesine karar verilerek mahkeme 8 Temmuz’a ertelendi.’’ (4 Temmuz 1929, Cumhuriyet)

18 Temmuz 1929 günkü Cumhuriyet gazetesinde, bu mahkeme ile ilgili olarak ‘‘Komünistlere ait karar’’ basligi ile yayinlanan yazi söyleydi:

‘‘Hükümeti zor yoluyla degistirme suçundan sanik komünistlerin mahkemelerine bugün, agir cezada devam olunmus, hakimler heyetinin karari okunmustur. Karara göre, 24 sahis iddia edilen sekilde aralarinda gizli örgüt teskil etmisler ve halkta hükümete karsi nefret hisleri uyandiracak yolda çesitli yerlere beyannameler asmislardir. Kararname geregince, Doktor Hikmet, Hüsamettin, Laz ismail beyler, 17. maddenin 2. bendinin birinci maddesine göre 4 sene 6’sar ay 15 güne, sabikalari mevcut oldugundan bu süreye 15’’ser gün ilave edilmesine karar verilmistir. Niko efendinin 4 yil ve istanbul’daki mahkumiyeti sabikasi nedeniyle 15 gün daha hapsine, Manon Safman ve Koço’nun da 4’er yila, Yusuf, Troçki Mehmet, Selanikli Hüsnü, Selanikli Hasan ve söför Ahmet ve Halil’in de 4’er yil, Küçük Hilmi, Enver ve Abbas ile Kizoglu Ali’nin 3’er yil 4’er ay, Mehmet Sükrü, Salamon ve Ahmed’in 2’ser yil, makinist Tevfik’in 1 yil, firarilerden Nedim, baytar Mehmet ve Niko Senkiyoviç’in de 4’er yil mahkumiytlerine, Nafiz, Nesim, iskeçeli Hasan, Serif, Kafkasyali ibrahim, Aziz oglu Mustafa ve diger Mustafa Sitki, Çakir Hasan ve Muhittin’in de beraatlerine karar verilmistir. Bu karar temyiz edilebilir. Mahkumlar karari temyiz edeceklerini söylediler.’’

Asagida sunulan yazi, 1 929 yilinda TKP merkez organi Komünist’de yayinlanmistir. O dönemdeki Türkiye burjuvazinin, ilerici nitelikteli isçi örgütlenmelerine yönelik tutumunu ve hileli manevralarini sergilemektedir. Ayrica, o dönemdeki komünistlerin, ilerici isçilerle birlikte yaptiklari çalismalari, kitle örgütlenmelerini yansitmaktadir. TKP’nin, burjuvazinin bu manevralarina karsi yürüttügü mücadeleyi de gösteriyor:

‘‘Halk Firkasi’nin bir manevrasi

‘‘Türkiye’de amele sinifi yoktur diye girtlagini yirtan ve bu sebeple de isçinin bütün haklarini ayaklari altina almaya çalisan Türkiye burjuvazisi isçi sinifina karsi yeni bir manevra çeviriyor. Burjuvazi bu manevrayi çoktan çevirmek istiyor. Fakat yapacagi isin geleceginden ürküyor.

‘‘Hergün biraz daha kadrosunu kabartan isçi sinifi, Türkiye burjuvazisinin yegane rakibidir. Bunu gören ve bilen burjuvazi, amele sinifinin bilincini bulandirmak için çareler ariyor. Kendiliginden hareketlerden bilinçli hareketlere geçmeye baslayan ve sinif bilincini idrake çalisan amele sinifina yeni bir tuzak kuruyor. Türk burjuvazisi yapacagi bu isi, Halk Partisi’ne tevdi etmistir. Bu tuzak nedir? isçiyi, Halk Partisi’nin rehberligi altinda örgütlendirmek, isçi birliklerine Halk Firkasi’nin temsilcilerini sokmak!

‘‘Burjuvazi neden böyle manevraya kalkisti? isçinin öz teskilatlarini yüz bin hile ve her türlü cebir ve siddetle yikmaya çalisan burjuvazi, neden ameleyi teskilatlandirmak istiyor?

‘‘istanbul’da Amele Taali Cemiyeti’nin bütün subelerini kapatan ve polisi bu cemiyetin basina bela eden Türkiye burjuvazisi ve onun hükümeti, simdi baska bir adla yeni cemiyeti açmaya neden ugrasiyor? Mesele çok basittir:

‘‘1. Kemalist hükümetin böyle davranisi amelenin gözünü boyamaya amaçli, güya ameleye de demokraside hak verdigini isbata çalismasi demektir ki, bu is burjuvazisinin sahtekarligini gösterir.

‘‘2. Burjuvazi, ameleyi içerden yikmak için teskilatlandirmak istiyor.

‘‘3. Halk Partisi, isçinin bagimsiz teskilatlanmasinin önünü almak için bu manevrayayi yapiyor.

‘‘Fakat Halk Partisi kimleri teskilatlandirmak istiyor ve nasil bir teskilat yapmak istiyor? iste anlasilmasi lazim gelen nokta!

‘‘Halk Firkasi, amelenin esas kitlesinin degil, onun burjuvaziye satilmis, üç, bes unsurunu kendi el altinda örgütlendirmek istiyor. isçi hareketini felce ugratmak için, bu gibi ajanlari teskilat haline sokuyor. istanbul’da bu isi yapmaya ugrasirken, Halk Partisi mutemedi aynen su sözleri söylemistir: ‘Bize amelenin esas kadrosunun degil, Halk Partisine sadik unsurlarin teskilatlandirilmasi lazimdir’!

‘‘iste görüyorsunuz ya Halk Firkasi kimleri teskilatladiriyor. Halk Partisi vücuda getirmek istedigi bu örgütü, bir kukla gibi, isçinin gözü önünde oynatmak istiyor. Bu durum karsisinda isçiye düsen görev:

‘‘1. Halk Firkasi’nin manevrasini genis isçi kitleleri arasinda yaymak,

‘‘2. Adana’da söför ve makinistlerin yaptigi gibi, böyle bir hareket aninda isçiler kendi bagimsiz isteklerini ileri sürmelidirler.

‘‘3. Katiyen, Halk Partisi’nin rehberligi altina girmemek, ameleyi Halk Firkasi’nin tesebbüsüyle degil, Komünist Partisi’nin sevk ve idaresiyle bagimsizca örgütlendirmek lazimdir. Bu ugurda bagimsizca mücadele etmek için Komünist Partisi isçiye rehberlik görevini üzerine almistir. Komünist Partisi’ni mi ariyorsunuz: O her isçi kitlesinin bulundugu yerde mevcuttur. Halk Firkasi’nin bu manevrasina karsi tedbirler alalim. Lakin bu is, tembel tembel oturmakla, adam sen de, benim neme lazim, geçinip gidiyorum, ekmegimden olmayayim’ demekle yapilmaz. Bu sekilde düsünenler, isçi sinifinin kurtulusunu düsünmeyenler demektir.’’

Yine merkez yayin organindan, Eskisehir’den bir isçinin, ‘‘isçi Birlikleri’’ ile ilgili gönderdigi yaziyi aktarmadan geçemeyecegiz. Mektupta yazilanlar, mutlaka bu komünist isçinin çalistigi isyerindeki ilerici kitlesine yapilan propaganda çalismasina da yansiyordur. Parti fikirlerini isçi kitlesine tasimaya güzel bir örnek, örgütlenme çalismasina bir örnek teskil ediyor.

‘‘isçi Birliklerine Muhtaciz!

‘‘Bir amele birliginin olusumu, amele sinifinin burjuvazi üzerine bir hücumudur. Kapitalist cemiyetini yikmak için atilan bir adimdir. isçi sinifini kurtulusa yükselten bir basamaktir.

‘‘Türkiye’de amelenin en bozuk giden islerinden biri de isçi Birlikleri meselesidir. Mevcut isçi birlikleri, miskin miskin oturmaktan baska bir is görmüyor. Mevcut olmayanlari da teskil etmek faaliyetine geçilmiyor. Bu noktada Türkiye Komünist Firkasi’nin da zaafi vardir. Fakat bu ciheti derhal ele almalidir. isçi birlikleri olusturulmasina yogun bir sekilde çalismalidir. Her vilayet komitesi, her mintika komitesi ve her hücre aktif olarak bu hususta harekete geçmelidir. Teskilat-i Esasiye Kanunu, teskilat hakkini herkese vermistir! Açiktan teskilat kurmaniza polis engel oluyorsa, dinlemeyiniz, protesto ediniz. Gizli meslek birligi yapiniz. Genis isçi kitlelerini seferber hale getirmek için mutlaka meslek birliklerine önem vermek zorunludur. Bu ugurda hepimize düsen vazife: Komünist Partisi’nin rehberligi altinda ‘Kirmizi meslek birlikleri’ tesekkülüne yardim etmektir. Meslek birlikleri isçi sinifinin ordugahidir. Komünist Firkasi ise erkani harp dairesidir. Ordusuz erkani harp, erkani harpsiz ordu olmaz.

Eskisehir Simendifer Atölyesinde amele A.’’

Türkiye Komünist Partisi Eskisehir vilayet komitesi parti fikirlerinin propagandasini genis kitlelere tasimak amaciyla Kizil Eskisehir adli gazete çikariyor. Ekim 1930 tarihli Kizil Eskisehir gazetesinde partililere ve ilerici isçilere seslenen yaziyi, o dönemdeki Eskisehir il Komtiesi’nin parti çalismasina bir örnek teskil ettigi için aynen yayinliyoruz.

‘‘Yoldas,

‘‘Hayatin her yanindan fiskiran fakrü sefalet son haddini buluyor. Neye baksan, neye el uzatsan altinda bir yoksulluk görüyorsun. Buna ragmen zevku sefa, refah ve saadet yok degil. Soguktan titreyen zavalli insanlara lüks otomobiller içerisinden küçümseyerek bakan, günlerce çalistirdigi, kuvvetini aldigi insanlara hakaretle karsilik gösteren insanlar da var. Binlercesinin kanini ve kuvvetini çalarak servet ve refah kazanan bu hakim, zengin sinif yaptiklari kanunlarla kani emilen, fakir sinifa zulüm ve siddet gösteriyorlar.

‘‘Onlar istiyorlar ki, bu insanlara ölmememk için bir lokma ekmek parasi vermek, hatta mümkün oldugu nisbette onu da vermemek. Bu hakim sinif sahsi ihtiraslarini tatmin için geneli ezmek siyasetini günden güne artiriyor. Sefalet ise fazlalasiyor. Hak ve kuvvetlerinin niçin çalindigini soran, esitlik ve kardeslik isteyen komünistleri zindanlarda çürütüyorlar. Sonra da polisleri, gazeteleri vasitasiyla onlarin fena insanlar oldugunu söyleyerek vatandaslari cehaletle susturmak istiyorlar. Gerçegi ögrenmekten men ediyorlar. Fakat komünizm hayatin her yanindan fiskiriyor. Onun filizlerini her tarafta görmek mümkün. Zengin sinifinin çok korktugu komünizm hastaligi uzviyetin ta derinlerine girmis, oradan çok saglam yerlesmistir. Zengin sinif bu hastaligin uzviyete girmemesi için menfezlerden birini kapar, fakat o muhakkak bir digerini bulur yine içeri girer. Zenginler istedigi kadar küplere binsin, istedigi kadar hapishaneler, zindanlar, dar agaçlari yapsinlar, yüzbinlerce komünist öldürsün ve tarihin yokolmaya mahkum ettigi her sinif gibi hareket etsin, herseye ragmen gelecek bizimdir. Biz maglubiyetlerden zaferler yaratmayi bilen bri sinifin evlatlariyiz.

‘‘iste Kizil Eskisehir hakikati örtmek isteyen burjuva sinifa karsi, hakki gasp edilen fakir isçi sinifinin kurtulusunu kolaylastirmak maksadiyla ayda iki defa çikiyor.

‘‘O, sana günlük mücadelelerinde rehberlik edecek. Alacagin tedbirleri, gösterecektir. Kizil Eskisehir’e gösterecegin ilgi ile varligini isbat edeceksin. Onu seve seve oku ve okut.’’

Yukaridaki örnekler, TKP tarihinin ne denli derinlere kök saldiginin da açik belgeleridir. O, bugün de, yarin da yoluna dolu dizgin devam edecektir.