Kapitalizm bir sistem olarak çökmeden, devlet de ortadan kaldirilamaz. Bu yüzden:
YILDIRIM GiRNELi
Komünizmin alt asamasi olarak tanimladigimiz sosyalizm dönemi, deger yasasinin islemedigi, sömürünün, meta üretiminin olmadigi sinifsiz bir toplumdur.
Sosyalist asamada, piyasanin, deger yasasinin ve rekabetin isleyisi son bulur. Meta üretimi, yani pazar için üretim kalkar. Ürünler artik I için üretilir. Üretimdeki verimlilik de, deger yasasinin özü olan emek zamaniyla ölçülmeye baslar.
Komünizme geçisin, esir edici isbölümünden kurtulmanin ve yeni insanin yaratilmasinin temeli de iste bu asamada gelis-meye baslar.
Sosyalizmin tarihsel, nesnel hedefi, üretim güçlerini ve onunla bagli olarak üretim iliskilerini kapitalizmin hiçbir zaman çikaramayacagi düzeylere çikarmak ve bunu yaparak komünist toplumun alt yapisini hazirlamaktir.
Sosyalizm komünizmin bir asamasidir - alt asamasinin adidir ve birinden ötekine geçis, sürekli ilerleyen ve genisleyen (gelisen) bir dönüsümdür.
Kapitalizmin derinlesme döneminde, olgunluk asamasinda, artan makinalasmaya bagli olarak üretken emegin alani daralir. Yani isçi üretimden giderek dislanir. Ne var ki, kapitalizm tüm isçileri üretimden dislarsa, yani artik sadece makinalarla üretim yapilirsa, sömürü de ortadan kalkar, bu da kapitalizm olmaz. Dolayisiyla, kapitalizm bunu yapamaz. Ama öte yanda, isçiyi üretimden dislayan süreç, kapitaliste de ragmen, sürer. Bu çeliski, devrimin kaçinilmazligini anlatir. Toplumsal-siyasal ortamin devrim güçlerine yaratacagi firsatlardan yararlanilarak bu düzen degistirilemezse, yine kapitalizmin sonunu getirecek olan süreç budur.
Bunun için üç kosul sayabiliriz:
1.Üretimden isçinin giderek dislanmasi, makinalarin isçinin yerini almasi,
2. Mülkiyetten bireylerin giderek dislanmasi (mülkiyetin tabaninin genislemesi)
3. Kapitalizmin dünyada tasabilecegi yeni alanlarin kalmamasi. Kriz-devrim iliskisi
Üretim güçleri ile üretim iliskilerinin çeliskisini anlatan ekonomik krizler, otomatik olarak devrimlere yol açmaz. Krizi ya burjuvazi kendi yolundan, ki buna karsi devrim diyoruz, ya da isçi sinifi kendi yolundan, devrim yolundan çözer. Kriz ani, ekonominin çalismadigi an, devrim karsi-devrim çatismasinin en yüksek oldugu andir. Her kriz devrime varmaz ama hiçbir devrim de kriz ortami disinda ortaya çikmaz. Sosyalizm nerede kurulabilir?
Marksa göre en ileri kapitalist ülkede kurulabilirdi. Bu nedenle kendi döneminde devrimlerin, metropollerden baslayacagini söylüyordu. Buralari devrimlerin merkezleri idi.
Marksin asiri uçlar diye tanimladigi ülkeler, yani bizim zayif halkalar dediklerimiz ise hala demokratik devrim asama-sinda olan ülkelerdi. Metropoller ekonomik krizleri kapitalizmi gelistirerek çözebildikleri için sorunlar bu ülkelere kayiyor ve çeliskiler en keskin biçimlere oralarda bürünüyordu. Dolayisiyla devrim olasiliklari oralarda pratik olarak öne çikiyordu.
Bu ülkeler yapilacak demok-ratik devrimlerle ve proletaryanin kavgada galip gelerek proletarya diktatörlüklerini kurmasiyla henüz kapitalizm altinda yapilmasi gereken dönüsümleri gerçeklestirmeye soyunacaklardi.
En azindan bir ya da birkaç en ileri ülkede devrim olana kadar, bu devrimlerini gerçeklestirmis uç ülkeler bu yoldan ilerleyecek ve Leninin deyimiyle, zaman kazanmaya çalisacaklardi. Ancak söz konusu ileri ülkelerde devrimlerin yapilmasiyla dünya proletarya diktatörlügüne ilerlenebilecekti.
En ileri ülkelerde proletarya diktatörlüklerinin kurulmasi ile komünizme ilerleme de baslayacakti.
Dikkat edilirse burada dünya çapinda devrimden ve isçi sinifinin diktatörlügünden konusuyoruz. Dünya proletarya diktatörlügünün kurulmasi ile komünizmin alt asamasi diye tanimladigimiz sosyalizm dönemi gerçek anlamiyla baslar.
Sosyalizm asamasinda, üretim araçlari üzerindeki özel mülkiyet, dolayisiyla sömürü ve dolayisiyla siniflar ortadan kaldirilir. Ama hala herkes çalismasi kadar alir. Emek verimliliginin muazzam artisi temelinde bolluk yaratilmasiyla, her alanda ihtiyaçtan fazlasinin yaratilmasiyla bu ilke de komünizmin üst asamasina geçisle birlikte herkesin ihtiyaci kadar ilkesine dönüsür. Toplumun dis bir güce ihtiyaç duymadan kendi kendisini yönetebilecegi bir düzeye çikmasi ile devlete olan gereksinim de ortadan kalkar ve daha proletarya diktatörlügünün kurulmasi ile sönmeye baslayan devlet iyice yok olur.
Ileri kapitalist ülkelerde mekanikten elektronige geçis asamasini yasiyoruz. Az ve orta gelismis ülkelerde ise hala el emeginden mekanige geçis yasani-yor.
Elektronige ilerleyis kapita-lizmin de gerçek anlamda sonunu yakinlastiriyor.
Bu arada bir parantez açip siniflarla ilgili bir kaç sey söyleyelim: Bir tanim vermek istersek, siniflar büyük insan topluluklaridir. Tarihsel olarak belirlenmis :
a. Toplumsal üretim sisteminde tuttuklari yere,
b. Üretim araçlari ile olan iliskilerine,
c. Emegin toplumsal örgütlenmesinden aldiklari role,
d. Toplumsal zenginlikten aldiklari paya ve bu payin elde edilis biçimine göre birbirinden ayrilan büyük guruplardir.
Toplumsal üretim sisteminde tutulan yer belirleyicidir. Diger ölçütler onun birer türevidir.
Siniflar, tarihsel olarak isbölümü ile ortaya çikiyor ve devlet doguyor. Toplum sömürülenler, sömürenler diye ayriliyor. Ancak yakindan bakildigi zaman ilk isbölümünün ortaya çikmasi ile siniflarin çikisi arasinda çok uzun bir dönem vardir.
insanlik tarihinin ilk toplumsal yapilari binlerce yil sürdü. Daha sonraki toplum yapilari binler ve ilerledikçe yüzlerce yil sürdü. Geçisler binlerden baslayip yüzler mertebesine geldi.
Sosyalizme de tarihsel bir kesit olarak degil de yakindan bakarsak, belli bir süre yasanacak olan bir dönem olacagini ve olgunluk asamasina gelene kadar, kapitalizmden çiktigi biçiminden süren özelliklerinin bu süreç içerisinde ortadan kalkacagini anlayacagiz.
Sosyalizmde siniflar olmayacaktir dedik. Bunu söyle anlamak gerekir: Sosyalizmi kurmadigin sürece isçi sinifinin yaninda baska siniflar da var olacaktir. Devlet tüm toplumun resmi temlsilcisi idi. Tam da böyle göründügü için, ekonomik olarak egemen sinifin devleti idi ayni zamanda. Tüm toplumun devleti görünümü nedeni ile kabul görüyordu. Devletin gerçekten tüm toplumun temsilcisi oldugu ilk eylem (üretim araçalarina toplum adina el koymasi), ayni zamanda onun devlete özgü son eylemidir. Bundan sonra, devlet erki bir alandan sonra bir baska alanda gereksiz duruma gelir ve kendiliginden uykuya dalar. Kisilerin hükümeti, yerini, seylerin idaresi ve üretim islemlerinin yönetimine birakir. Devlet yok olur.
Komünizmin alt asamasi olan sosyalizmde siniflar ortadan kalkacaktir. Ama hala toplum düzeyinde çesitli farkliliklar sürecektir. Örnegin, emegin içeriginde hala farklilasmalar var olacaktir.
Tek bir ülkede siniflar ortadan kaldirilamaz. Disariyla girilecek her çesit, ekonomik, kültürel, toplumsal iliski çünkü içeriye meta iliskilerini tasir. Kapitalizm bir sistem olarak çökmeden, devleti de ortadan kaldiramazsin. Bunlar da anlatiyor ki, sosyalizm dünya çapinda kurulabilecek birseydir. Sosyalizm dünyasaldir.