Endonezya’da gelisen olaylar, dünyayi finansal bunalima itiyor

ENDONEZYA SENDROMU

Küresellesmedeki çarpiklik ve Endonezya

Olaylar sirasinda, Jakarta’daki Bali Bankasi’ndaki bankerler, kizgin halka para atarak ortaligi yatistirmaya çalistilar

Küresellesme kapitalizme sancili fakat kaçinilmaz bir süreç sagladi. Küresellesmenin sagladigi avantajlar yaninda az gelismis ve gelismekte olan ülkelerdeki bedeller agir ödenmeye baslandi. 1980’lerde baslayan 1990’larda hiz kazanan küresellesme esitsiz ve dengesiz bir gelismenin önünü açti. Sermaye yerküre üzerinde istedigi gibi dolaniyor. Devletler üstü tekeller dünyaya hükmediyor. Ekonominin ulus-devlet çapini astigi, bölgesel olarak (AT gibi) bir çok yeni antlasmanin ve sözlesmenin imzalandigi günümüzde, çarpik gelismenin etkileri çesitli ülkelerde görülmeye baslandi.

Küresellesmenin Asya ülkelerinde meydana getirdigi kriz, etkisini Endonezya’da da açikça gösterdi. Endonezya’yi 32 yildir baski ve terörle yöneten Suharto rejiminin yolsuzluklari (bizdeki Susurluk’ta kamyonun devlete çarpasiyla ortaliga saçilan devleti aratmayacak nitelikte olan) ve IMF’nin dayatici reform taleplerine karsi ilk tepkiler toplumun gençlik kesiminden geldi.

Protestolarin örgütlenmesinde ögrencilere büyük görevler düstü. Ögrenci kesimi, yogun olarak protesto gösterileri örgütledi ve düzenledi. Ögrencilerin hakli taleplerine, halkin yoksul kesiminden de destek gelince ülkede çok kisa süre içerisinde görkemli ve ses getirici eylemler, mitingler, protestolar ve yürüyüsler düzenlendi. Ve bir anda dünya basinin gündemine oturan Endonezya daha önce kendi basininda görmedigi ilgiyi de gördü.

Ülkenin bes büyük sehrinde sayilari onbinlere ulasan göstericiler ve polis arasinda sert çatismalar basladi. Olaylarin ilk gününden itibaren ölüm, yaralanma ve tutuklanma haberleri ortaliga yayildi. Olaylarin boyutlari her geçen gün büyüdü. Bu da halkin tepkisini bir o oranda arttirdi. Olaylar sonunda besyüz kisi öldü, yüzlerce kisi yaralandi.

Ögrenciler ne istiyorlardi? Ögrenciler ekonomik, siyasi ve yasal reformlar istiyorlardi.

Siyasi talepler: Terör yasasinin kalkmasi, insan haklarinin ifade özgürlügünün genisletilmesi ve yarginin bagimsizlastirilmasiydi. Ekonomik olarak da gida fiyatlarinin düsürülmesi, Suharto ailesinin yolsuzluklarina, her tarafa kendi adamalarini yerlestirmesine, soyguna ve öldürmeye son verilmesini, seçim sistemi ve parlamentonun halki temsil edecek sekilde moralitik bir yapi kazandirilmasini istiyorlardi.

Bu talepler halktan büyük destek ve taraftar buldu. Çünkü halkin talepleri de bunlardi. Endonezya gençligi bilinçli davranarak halkla olan iliskilerini gelistirdi. 30’dan fazla isçi gurubunun temsilcileriyle görüsmeler yaptilar ve üniversitelerde yapilan forumlarda birçok isçi temsilcisine söz hakki taniyarak halk üzerinde birlestirici rol oynadilar. Sorunlarin ortak sorun oldugu herkesin kafasinda yer etmesi bu sayede saglandi.

Endonezya’daki bu gelismeleri, özellikle ögrencilerin parlemontoyu isgal etmesinden sonra, dünya basini yakindan takip etti. Bati’da özelikle mali çevrelerde yayilan devrim korkusu Suharto’nun düsmesi üzerinde önemli etki yaratti. Batili ve emperyalist güçler olaylarin büyüklügü karsisinda ilimli bir politika izleyerek olaylarin yatismasini yegledi.

Bununla birlikte, Asya’daki birçok borsa endeksi Rupi’nin dolar karsisinda deger kaybetmesiyle beraber alt üst oldu. Dünyanin en güçlü borsalarindan birisi olan Tokyo borsasi da bundan payini aldi.

Yaklasik iki hafta devam eden olaylar sonunda Basbakan Suhato istifa etmek zorunda kaldi.

Yeni basbakan B.J. Habibie’nin ise Suharto’dan farkli gözüken davranislari, siyasi tutsaklarin serbest birakilmasi, çesitli reformalarin yapilmaya baslanmasi ise halkin gözünü boyamaktan öteye gitmeyecege benziyor. Ne var ki, ülkede varolan krizi kapitalizmin en azindan simdilik olumsuzundan çözmeyi basardigi da görülmektedir.

Önümüzdeki günlerin yeni gelismelere ve olaylara açik olacagi kesindir. Ancak buraya kadar çikan manzara ile, halkin, ‘‘savasan güç yenilmez’’ anlayisina inanci artmistir. Ve bu sadece Endonezya için degil, tüm dünya için geçerlidir.

Yasasin dünya isçilerinin ve ezilen halklarin sömürüye, baskiya karsi hakli kavgasi!

Krizden zarar gören emperyalistlerin, daha önce Endonezya’ya açmis olduklari krediler

Japonya 23.2 milyar dolar

Almanya 5.6 milyar dolar

Fransa 4.8 milyar dolar

Amerika 4.6 milyar dolar

Ingiltere 4.3 milyar dolar

Belçika 2.9 milyar dolar

Hollanda 2.8 milyar dolar

Avusturya 1.5 milyar dolar

1997’in sonunda toplam 49.7 milyar dolar