15-16 Haziran ayaklanmasinin 28. yildönümü
15-16 Haziran ayaklanmasının bu yil 28. yildönümünü kutluyoruz. 15-16 Haziranda ne olmustu?
1970 yilinin sicak Haziran ayinda yasanan ayaklanma bir sendikalar yasasi degisikligi nedeniyle meydana gelmisti. Henüz üç yasini doldurmus olan DiSKi fiilen kapatmak anlamina gelen y asa degisikligi, iktidardaki Adalet Partisi tarafindan getirilmisti.
Haziran 1970 günü mecliste görüsülerek kabul edilen 274-275 sayili yasalarda degisiklik öngören tasariya göre, iskolunda çalisan isçilerin üçte birini örgütle-yemeyen sendikalar, toplu is söz-lesmesi yapma hakkini kaybediyordu. O tarihte DiSKte bu kosula uyabilen bir tek Lastik-is vardi. Yani DiSK fiilen tasfiye ediliyordu.
DiSK, çalismalarina bir ay önceden baslamisti. Yöneticiler tasarinin meclisten geçmesi halinde girisimlerde bulunmak üzere bir uyari heyeti kurmustu. Kemal Türkler baskanligindaki bu heyet An-karada görüsmelerde bulunacakti. Ayrica tasariyi protesto için yapilacak eylemleri planlamak üzere de bir eylem komitesi kurulmustu. 3-5 Haziranda toplanan DiSK Yönetim Kurulunda, 274-275 sayili yasalarda yapilmasi düsünülen degisikliklere karsi çikma karari aliniyordu.
DiSKin uyari heyeti Ankaraya 10 Haziranda gitti. Basbakan Süleyman Demirel görüsmeyi kabul etmedi. Ankaradaki temaslarindan sonuç alamayan DiSK, isyeri temsilcileriyle taban toplan-tilarina basliyordu.
DiSK 17 Haziran Çarsamba günü miting karari almisti. Ancak 15 Haziran Pazartesi günü, sabah fabrikalarina giden isçiler, isbasi yapmadilar. Anadolu yaksinda Otosan, Arçelik, Singer, Devlet Malzeme Ofisi, EAS, Aksan gibi daha birçok fabrikanin isçileri Ankara asfalti üzerinde yürüyüs yaptilar. (Yasa degisikligi meclisten geçmisti ama henüz yasalasmamisti. O yillarda çift meclis sistemi vardi. Meclisten geçen tasari senatoda da onaylanirsa yasa haline geliyordu.)
ilk gün isçi eylemleri olaysiz geçti. Burjuvazi henüz ne yapacagini bilmiyordu. isçilerin bu biçimde çikisi saskinlik ya-ratmisti.
16 Haziran günü ise, isçilerin istanbul sokaklarinda yürüyüsleri, polisi önlerine katarak kovalamalari dillere destan oldu. isçiler yine bir önceki gün gibi fabrikalarin bahçe ve avlularinda toplanarak isbasi yapmadilar. 15 Hazirana kiyasla daha örgütlü yürüyüsler basladi.
isçi yürüyüs kollariyla polisler arasindaki çatisma Leventte Tekfen ampul fabrikasi önünde oldu. Tekfen fabrikasi önünde toplum polisi barikat kurmustu. Arkalarinda ikinci bir barikat da inzibatlar kurmustu.
istanbul Emniyet müdür mua-vini, isçilere dagilin uyarisi yapti. isçiler dagilmayip barikati yarmaya yöneldiler. Toplum polisi coplamaya kadin isçilerden basladi. Erkek isçiler buna tas, sopa ve demir çubuklarla karsilik verdiler. isçiler polisleri önlerine katarak kovalamaya basladilar. Polisler yoldan geçen araçlari durdurarak kendilerini bunlara zor attilar.
Anadolu yakasinda ise Otosan isçileri Ankara yolu girisinde toplum polisiyle karsi karsiya geldiler. Burada isçi polis çatismasi baslamadan önce iki tuggeneral, isçilerden dagilmalarini istediler. Ancak isçiler yürüyüslerine devam edince, polisle çatisma basladi. Polisler üzerlerine yürüyen isçilerden kaçmak için arabalarina kosturdular.
Bu sirada Emniyet müdür muavini askerlere dogru kosarak polisleri öldürecekler, kurtarin diye yardim istedi. Askerlerin iki tarafin arasina girmesiyle polisler kurtarildi.
Saat 13 siralarinda, ellerinde Otosan flamalari tasiyan binlerce isçi Kadiköy meydanina dogru gelmeye basladi. Askeri birlikler Kadiköy çarsisina barikat kur-muslardi. isçiler yürüyüslerine devam etmek istediler. Askerler havaya ates açtilar. isçiler gerilemek zorunda kaldilar.
Ayri bir koldan, Kusdilinden Altiyola gelmekte olan isçiler, Kusdilinde bir polis aracini tahrip ettiler. Polisler bir isçiyi gözaltina almak istemisler, isçiler de arkadaslarini polisin elinden zorla almislardi.
Saat 17de tekrar büyük bir gurup olusturan isçiler, Kadiköy iskelesine geldiler. Burada askeri birlikler yine barikat kurmustu. Bir general jipin üstüne çikarak isçilere konusma yapti. isçiler generali dinlerken polisler bir isçiyi sürükleyerek Kadiköy Kaymakamligina götürdüler. Bunun üzerine isçiler kaymakamliga giderek arkadaslarini çikartmak istediler. Bu sirada kaymakamlikta yangin çikti. Polisler ates etmeye basladilar. isçiler araçlari kendilerine siper ederek karsi koymaya çalistilar. Büyük bir arbede çikti. Polis kursunlariyla üç isçi yasamini kaybetti: Mehmet Gidak, Yasar Yildirim, Mustafa Baylan...
Ankarada o gün iki kez toplanan Bakanlar Kurulu, saat 19daki toplan-tisindan sonra istanbul ve izmitte bir ay süreyle sikiyönetim ilan etti. DiSK yöneticileriyle birlikte binlerce militan isçi gözaltina alindi. Gece sokaga çikma yasagi kondu. O gece istanbulun isçi semtlerinde isçi avi basladi. Ama öte yandan, herkes yasaya karsi çikmaya da basladi.
isçilerin eyleminden sonra burjuvazide sagduyu sahibi sesler yasa degisikliginin tekrar gözden geçirilmesini istediler.
l5-16 Haziran ayaklanmasi isçi sini-fimizin tarihinde önemli bir dönemeç noktasi oldu. isçilere, kendi haklarina militanca sahip çiktiginda çok sey kazanacaklarini, karsiliginda kaybedecek hiçbir seyleri olmadigini gösterdi. Bu eylemle, isçi sinifinin bilincinde silinmeyecek bir ilerleme yasandi. isçi ordu elele sloganiyla baslayan eylemin sonunda, isçiyle ordunun degil elele, girtlak girtlaga oldugu kafalara yazildi. Sonraki yillarda eylemlerde Türk bayraklarinin yerini kizil bayraklar aldi. Ankaraya gidip diplomatik görüsmeler yapmanin boslugu anlasildi.
15-16 Hazirandan çikaracagimiz çok ders, çok sonuç vardir. Ancak en önemli noktayi vurgularsak:
15-16 Haziran isçi sinifinin hem gücünü, hem de güçsüzlügünü gösterir, çünkü siyasal bir amaç için yüzbinler alanlara dökülmüstür. isçi sinifimiz kendi sinif çikarlarini ve düsmanini anlamistir. Onun savasimi sinifin sinifa karsi savasimi olmustur. isçi sinifimiz artik kendisi için siniftir. Güçsüzlügünü gösterir, çünkü bu kendiliginden ayaklanmanin basini çekecek, yönetecek örgütlenmeden, parti-sinden yoksundur.
15-16 Haziran neydi? 15-16 Haziran yalnizca bir yiginsal çikis, büyük bir isçi direnisi ya da Sendikalar Yasasina isçi sinifinin yaniti degildi. 15-16 Haziran kendiliginden bir ayaklanmaydi. Burjuva gazetelerin böylesi durumlarda korkuyla attiklari ihtilal Provasi mansetinin dogrulugunu görüp ancak neden bir prova olarak kaldigini düsünelim. Buna en iyi yanit olarak kendiligindenlige karsi, devrimci bilincin, örgütlülügün rolünü vurgulamaliyiz.
Önümüzde zor ve çetin yillar var. Olanaklarin ve tehlikelerin arttigi bir dönemde devrimci durum kosullarindayiz. Sivil fasizme karsi halkimizda biriken öfkeyi devrim kanalina akitma görevi önümüzdedir. Yurdumuz topraklari daha nice 15-16 Haziranlara gebedir. Tabii tarihin dogrularini gelistirmek bize düsüyor. Yoksa, ne olurun yanitini Leninden okuyalim:
Ne alt siniflarin ezilmesi, ne de üst siniflar arasinda bunalim devrimi getirebilir. Eger bir ülkenin pasif baski durumunu aktif bir isyan ve ayaklanmaya çevirmeye yetenekli bir devrimci sinifi yoksa, bunlar yalnizca o ülkenin çürümesini getirebilir. (Lenin, Toplu Yapitlar)