Ana Sayfaya Git  TKP tarihi index sayfasina git...

TKP TARIHI- IV -

‘‘BÜTÜN DÜNYA AMELELERI BIRLESINIZ’’

Bu dönemdeki belgelere baktigimizda, daha özgürce, kisitlamasiz bir komünist propaganda ve örgütlenme çalismalari yapildigini görüyoruz. Bu da asil olarak Rusya’da gerçeklesen devrimin sonucu dünya çapinda komünist ideolojinin güçlenmesinden kaynaklaniyor. Ayrica, Türkiye’de gerçeklestirilen burjuva devriminin yeni olmasi, toplumda henüz kök salmamis olmasi da bir diger faktördür. Bu nedenle burjuvazi daha uzlasmaci bir strateji uygulamistir.

NAZIM ÇELIK

Bu sayimizda da, parti çalismasinin bir kismini yansitan bildiri ve o dönemin yayin organlarinda yayinlanan yazilardan örnekler sunmaya devam ediyoruz. Yazilarin daha iyi anlasilmasi için bazi sözcüklerin bugünkü dilde karsiliklarini parantez içinde biz ekledik.

Asagidaki belge (duyuru), 1931’de TKP Merkez Komitesi tarafindan 1 Mayis ve seçimler için kaleme alinmistir. Bildiride, birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Birincisi, o sirada tutuklu bulunan bazi partililerin seçim için aday gösterilmesi ve Dr. Hikmet Kivilcimli ile Laz ismail’in (ismail Bilen) adlarinin bu aday listesinde birlikte yer almasidir. ikinci nokta, o zamanki CHP yönetimine fasist diktatörlük denilmesidir. Üçüncü nokta, Türkiye Sovyet hükümetinin devrimsiz, seçimle kurulacagi seklinde sag bir anlayisin varligidir.

“Bütün dünya ameleleri birlesiniz!

“inkilap ve 1 Mayis Beyannamesi

“Türkiye’nin amele, köylü ve fakir halkina!

“Yoldaslar,

“Maskesi düsen meclis üyeleri yeni intihabata (seçimlere) karar verdiler. Bu suretle Türk burjuvazisi muzdarip (çileli) halkin dertlerine çare bulunacagi ümidini uyandirarak, genisleyip derinlesen, yer yer kanli çarpismalar haline gelen memnuniyetsizligi hafifleterek, tehlikeyi savmak ve diger taraftan burjuvazinin gayri-memnun tabakalarindan bir kismini Halk Firkasi’nin (CHP’nin) etrafina toplayarak, mevkii kuvvetlendirmek ve açik burjuva diktatörlügüne geçmek istiyor.

“intihabat ve bu seneki 1 Mayis, sermayedar cihan buhraninin yeni ülkelere yayildgi bir zamana tesadüf ediyor. Memleketde issizler 30 milyonu geçiyor. Cihan emekçilerinin izdirap ve sefaleti tarihin kaydetmedigi seviyeye ulasti. Sermayedar devletler silahlanmakta, harp hazirliginda birbirleriyle rekabet ediyorlar. Yeni bir cihan harbi, amalenin vatani Rusya’ya karsi emperyalist harp, her zamandan ziyade yakinlasmistir. Avrupa, Amerika ve Asya’da amele sinifi ve emekçi halk, kizil inkilap bayraklari altinda, soygun-cularina karsi kurtulus mücadelelerine girismis bulunuyorlar. “Diger taraftan ise Sovyet Rusya dev adimlarla ilerliyor, sanayi ve ziraatini harikulade bir süratle inkisaf (gelistirmek) ettiriyor. Sosyalizm orada artik bir hakikat olmustur. Yalniz orada issizlik görülmüyor. Yalniz Rusya cihani tehdit eden harbe karsi mücadele ediyor, cihan sulhü için ugrasiyor. “Türkiye’de iktisadi buhran bütün agirligi ile emekçileri ezmektedir. Amele, köylü ve fakir halkin izdirap ve yoksullugu tüyler ürpertici dereceleri buldu. Yüzbinlerce emekçi açligin pençesinde can çekisiyor. Gündelikler durmadan indiriliyor, is saatleri uzatiliyor. issizlik onbinlerce aileyi tehdit eden afet oldu. Emekçi halkin maruz bulundugu tazyik (baski) ve tehdis uzak istihbarat (gericilik) devirlerini unutturdu. inkilapçi (devrimci) amele ve taskilatlar en zalimane takibata maruzdur. Amele ve fakir halk için çali-sanlar kana boguluyor, zindanlarda çürütülüyor. “Yoldaslar, “Türk burjuvazisisi, Halk Firkasi’nin tayin edecegi yeni mebuslari (milletvekilleri) vasitasiyla, amele, köylü ve fakir halka karsi tekmil (bütün) cephelerde umumi hücuma geçmek üzeredir. Yeni vergi yükleri, yevmiyelerin indirilmesi, sefalet ve yoksullugun çogalmasi, yeniden bir çok haklardan mahrumiyet, en sedit (sert, vahsi) bir tazyik ve tethis, fasist methodlarin felaket keskinlestirilmesi, çiplak burjuva diktatörlügü ve emperyalistlere usaklik yeni intihabatin ne-ticeleri olacaktir. ‘Cumhuriyeti koruma’ perdesi altinda özellikle çalisan halka ve inkilapçilara karsi tevcih ediselecek (yöneltilecek) olan ve Takriri Sukun devrine rahmet okutacak yeni bir kanli tethis ve istibdat devri baslamak üzeredir. Bu mürteci (gerici) fasist diktatora, milli istiklale (bagimsizliga) hiyanet yolundaki eseri tamamlayarak, memleketin emekçi halkini yakin olan harpte, emperyalistler hesabina kan dökmeye icbar (mecbur) edecektir. “Yoldaslar, “Bütün bunlardan halk Firkasi mes’uldür. O, memleketi buhrandan, mekçi halki açliktan ve izdiraptan kurtaramaz. Amele, köylü ve fakir halki yalniz amele sinifi, komünist firkasi ve onun rehberligi altinda tahakkuk edecek (gerçeklesecek) amele-köylü hükümeti kurtaracaktir.

“Yoldaslar,

“Reylerinizi size ekmek yerine kursun yagdiran Halk Firkasi’nin namzetlerine (adaylarina) degil, sizin için iskence gören, zindanlara atilan kendi mümesillerinize veriniz ve verdiriniz. Toplu kitleler halin-de reylerinizi komünist mah-kumlardan Doktor Hikmet, türün amelesi Troçki Mehmet, Kavalali Abbas, demirci Laz ismail, Mehmet Emin, Hüsamettin, Sabik Tibbiye talebesinden Hasan Ali, Cazim, tayyareci Cemal Hasan, Resat Fuat ve Niko yoldaslara veriniz. Halk Firkasi tek bir amele, köylü ve fakir reyi alamamalidir.

“Yoldaslar,

“Önümüzdeki 1 Mayis günü büyük kitleler halinde fabrikalarda, sokak ve meydanlarda, ev ve kirlarda içtima ve nümayisler (toplanti ve gösteriler) yaparak fasist diktatorasini ‘Cumhuriyeti koruma’ kanunu protesto ediniz ve sunlari isteyiz:

“1. Gündeliklerin yükseltilmesi, isgününün kisaltilmasi,

“2. issizlere is ve devlet yardimi,

“3. Sekiz saatlik is kanunu,

“4. Emekçilere müstakil teskilat (bagimsiz örgüt), içtima (toplanti), nesriyat (yayin) serbestisi ve mevkuf (tutuklu) komünistlerin tahliyesi,

“5. Topraksiz köylüye bedava toprak,

“6. Meclise hakiki amele mümessili (temsilcisi) mebuslarin girmesi,

“7. Fakir halkin devlete, emperyalist müesseseler ve tefecilere olan borçlarinin ve Düyunu Umumiye’nin ilgasi (kaldirilmasi), vergilerin zenginlere tahmili (yüklenmesi),

“8. Emekçilerin menfaatlerine yegane uygun olan Sovyet Rusyasi ile iktisadi, siyasi genis bir tesriki mesai (isbirligi) ve sümüllü ittifak (genis kapsamli baglasiklik),

“Yasasin yegane inkilapçi firka Türkiye Komünist Firkasi ve cihan inkilabinin Erkani harbiyesi (Genel Kurmayi) Komünist Beynelmileli (Komünist Enternasyonali)!

“Kahrolsun ‘Cumhuriyeti Koruma’ kanunu perdesi altinda yalniz emekçilere karsi kullanilacak fasist diktatora!

“Yasasin Türkiye Amele-Köylü Sovyet Hükümeti ve emekçilerin mümessili komünist mebuslar!

“Yasasin cihan amelesinin mücadele günü 1 Mayis!

“Kahrolsun emperyalizm ve amele, köylü ve fakir halki onlarin hesabina harbe sokacak Halk Firkasi!

“Türkiye Komünist Firkasi

Merkez Komitesi

Bu bildiri ve o dönemdeki diger parti çalismalarina baktigimizda, daha özgürce, kisitlanmasiz bir komünist propaganda ve örgütlenme çalismalari yapildigini görüyoruz. Bu da asil olarak dünya çapinda o dönemde komünistlerin güçlü olmasindan kaynaklaniyor. Toplumun genis bölümününün Rusya’da gerçeklestirilen devrime sicak bakmasi, desteklemesi ülkedeki komünist örgütlenmelere de yansiyordu. Ayrica, Türkiye’de gerçeklestirilen burjuva devriminin yeni olmasi, toplumda henüz köksalmamis olmasi da bir diger faktördür. Bu nedenle burjuvazi daha uzlasmaci bir strateji uygulamistir.

Asagida sundugumuz bir diger belge, komünistlerin fabrikalardaki örgütlenme çalismalarini göstermektedir. Asagidaki yazi TKP istanbul il Komitesinin haftalik çikan yayini Kizil istanbul’un 17.7.1930 sayisinda çikmistir.

“Fabrika hücrelerimiz nasil çalismaladir?

“TKP isçi sinifinin firkasidir ve isçi sinifinin iktisadi, siyasi kurtulusunun teminine çalisir. O itibarla komünist firkasinin bütün kollari isçilerin en kuvvetli ve toplu olarak bulundugu yerlerde, yani fabrikalarda demektedir. Firkanin fabrikalardaki teskilati fabrika hücreleridir. Firka, bu hücreleri vasitasiyla amele sinifinin her günkü istekleri ve dertleriyle alakadar olur ve bu istekler etrafindaki mücadeleyi, hakiki gaye ile birlestirerek idare eder. Komünist firkasi hücrelerindeki isçiler en suurlu amelelerdir ve hücreler de firkanin en küçük bir birligi, fakat temelidir.

“Bu fabrika hücrelerinin o fabrikadaki isçi hareketlerinin basina geçmesi ve isçinin hakiki düsmani patronun ve burjuvaziye karsi teskilatli sekilde mücadeleye geçmesi lüzumunu takdir için onlari uyandirmak, suurlandirmakla vazifelendirir. Fabrika hücresinin fabrikadaki isçi hareketinde rehberligini temin edebilmesi için ona liyakat kazanmasi icabeder. Bu da ancak hücrenin o fabrika amelesinin günlük meselelerine inkilapçi bir teshis koyarak, onlara dogru yolu göstermesiyle olur. Bu meyanda firkamizin programinda tesbit edilen siarlar etrafinda hareket ve bunlari isçilere tanitmak hücre için çok lüzumlu ve faydali birseydir. iste bütün bunlar amelenin suurlanmasi ve inkilabi harekete geçmesi için hazirlanmasi itibariyla amele sinifinin kurtulusu ugrunda atilan adimlarin en ehemmiyetlilerindendir.

“Fabrika hücreleri muhtelif meselelerde düsündüklerini ve neler yapmak istediklerini ameleye, onlari zaman zaman ve kisim kisim içtimalara davet ederek isçinin mühim ve hayati meselelerini mevzuu bahsederek bildirmelidirler. Bundan baska, hücre muntazaman çikaracagi bir gazeteyle fabrika dahilindeki bütün suurlu ve inkilabi hareketin merkezi halini almali ve vakit vakit de muhtelif vesilerle fabrika dahilinde beyanamecikler dagitilmali ve mücadele nümayisleri tertip etmelidir. Bütün bunlar firka hücresinin genislemesine ve kuvvetlenmesine mucip olurlar. Hücrenin etrafindaki suurlu ameleyi kazanmak, saflarinda teskilatlandirmasi ve kitleyi bugün serbest meslek birlikleri teskili, Kemalist diktatörlügü tarafindan men edildiginden, hakiki inkilapçi kizil meslek birliklerine temel olabilecek sekilde fabrika komiteleri etrafinda toplanmasi ve bütün iktisadi mücadelenin basina geçmesi lazimdir. iste bütün bunlari yapan bir hücre, sinifinin menfaatinin müdafaasi için en emin ve dogru yolda ilerliyor demektir. Bütün hücrelerimiz mesaisini bu noktalarda toplamalidir.

‘‘Komünist Enternasyonal 1 Agustos 1930’u yaklasan savas tehlikesine ve bunun sebebi olan emperyalistlere karsi mücadele günü olarak ilan ediyor. Bu nedenle ayni tarihli Kizil istanbul’da komünistlere ve isçilere söyle bir çagri yayinlamistir:

“Yoldas,

“1 Agustos mücadele gününde üzerine düsen sinif vazifeni unutma! Amele arkadaslarini ikaz et!

“Kizil istanbul, seni düsünen, senin gazetendir. Onu dikkatle oku, okumak bilen arkadaslarina okut, bilmeyenlere anlat!”

1930 yilinda yayinlanan bu yazi, o dönemde oldugu kadar bugün de önemlidir. Sinifin içinde, fabrikalarda komünist örgütlenmenin önemi üzerinde durmakta, bu çalismanin nasil yapilacagi hakkinda çok dogru yanasimlar getirmekte, yol göstermektedir. Gerçekten de, ancak fabrika hücreleri, semt hücreleri böyle çalisan partimiz vurucu bir silah olur.