Türkiye isçi sinifi, burjuvaziyi Türkiye topraklarından temizlediginde, burjuvaziyle isbirligi içinde olanlari da onlarin yanina gömecektir.

1 MAYIS 1998’IN ARDINDAN

Kim ne yaparsa yapsin, 1 Mayis isçinin kizil bayraginin dünya üzerinde dalgalandigi gündür.

Sagli sollu tüm burjuva politikacilari, yine 1 Mayis’in içini bosaltmak için ellerinden geleni yaptilar. “1 Mayis bayram havasi’’ ile geçti demek için öncesinde ve sonrasinda epey ugrastilar. Peki, basarabildiler mi? Elbette ki hayir. isçilerin, emekçilerin derinden gelen tepkisi yine Türkiye topraklarina yansimis, bir çok yerde çatismalar olmustur. Devrimci durum kosullarinda gelen 1 Mayis 1998 gerçekten finans kapitalin uykularini kaçirdi. Burjuvazi,‘‘bunalimi atlatmak istiyorsan emperyalist olacaksin’’ mantigiyla sürekli çabaliyor. Fakat bu istegini isçi sinifinin savasimi ve emperyalist rekabet nedeniyle yerine getiremiyor. Bunalimdan bunalima kosuyor. Artik gizlisi saklisi kalmadi, bütün ‘‘kirli çamasirlari’’ ile ortada duruyor. Siyasal gündemi belirlemede zorlaniyor. Bu kosullarda havuç ve sopa siyasetine daha fazla sarilmaktan baska çaresi kalmiyor. Burjuvazi bir yandan saldirilarini devrimci cephe üzerinde yogunlastirirken, bir yandan sosyal demokrasi eliyle, isçi sinifinin hakli isteklerinin, geleneklerinin içini bosaltma girisimiyle, yükselen buhari almaya çalisiyor.

Burjuvazi, emek cephesine saldirilarini üç ana yönden yürütüyor. Fiziksel, psikolojik ve parasal yönlerden. Yani sürekli karsi karsiya oldugumuz havuç siyaseti ve sopa siyaseti. Bir yandan iskencehanelerde devrimcileri öldürerek, insanlari ‘‘kayiplara’’ karistirarak, dile getirilen her hakli demokratik isteme fiziksel olarak saldirarak, bir yandan da devrimci hareket içinden çikan hainlere sarilarak psikolojik saldirilarini yogunlastiriyor. 1 Mayis öncesi yogunlasan, Semdin Sakik üzerinden PKK’ya karsi saldirilar, bunun açik yansimasidir. Bundan bir süre önce, televizyonun neredeyse en gözde görüntülerinden biri haline getirmeye çalistiklari Mustafa Duyar üzerinden Devrimci Halk Güçlerine saldiri da bu genis amaçli saldirinin bir parçasidir. Devrimci harekette hainleserek, ajan-provakatörlüklerini sürdürenlerin, Mustafa Duyarlarin, Semdik Sakiklarin, Ozan Öncülerin yaydiklari her yalan, burjuvazinin psikolojik savasinin bir parçasidir.

Devrimcilerin görevi, burjuvazinin böylesi anlik “zaferlerine” karsi halkin yanitini örgütlemek, hainligin, ajan-provakötürlügün hangi biçimde sunulursa sunulsun, devrimci harekete zarar getirecegi bilinciyle ilkeli, tutarli karsi çikilmasini saglamaktir. Burjuvazi böyle hainler eliyle ‘‘iste iç yüzleri’’ diyerek, devrimci hareketin Türkiye topraklari üzerindeki etkisini silmeye çalisiyor. Hainler, ihbarcilar, itirafçilar her zaman burjuvazinin has adamlari olmuslardir. Ve açikca söylemek gerekir ki, bu hainler, görevlerinde zaman zaman geçici basarilar da elde etmektedirler. Ama altini çizerek söylüyoruz ki, bu geçici basarilar, burjuvazinin sonunun gelmesini engeleyemeyecek, tarihin egrisi geri çevrilemeyecektir. Devrimci durum kosullarinin büyük çalkantilarla sürdügü ülkemizde, provakatörlerin böyle anlik “basari”lari olsa olsa burjuvaziye kisa bir nefes alma firsati saglar. Ancak, bu inisli-çikisli yolda bir öncesinden daha kuvvetli çikislarin sergilenecegi dönemlerin gelisini hiçbir sekilde engelleyemez.

Bu kosullarda girdigimiz 1 Mayis 1998’de elbette ki bu durum yansimistir. Burjuvazinin, en basta hainler eliyle yükselttigi devrimci harekete karsi psikolojik saldiri, birçok insanin alanlara akmasini engellemistir.

Türk-is, DiSK, Hak-is ve KESK’ten olusan 1 Mayis Düzenleme Kurulu’nun, 1 Mayis öncesi ‘‘mutlaka Taksim’i alacagiz’’ demelerinin bir aldatmadan, göz boyamadan öte birsey olmadigini tüm isçi sinifi gördü. Atatürk anitina çelenk birakmak! Basindan beri planladiklari buydu. Keske her yil 1 Mayis sadece böyle anilsa! Daha baska ne isterler ki!

Burjuvazinin yarattigi bu kan denizinin hesaplasmasi bitmeden bu tür yöntemlerle 1 Mayis’i durdurmaya çalismak, burjuvazi ile anlasma içinde isçi-emekçi kitleyi ‘‘sindirme,’’ içi bosaltilmis ‘‘bayramlara” kavusturma hainliginin yansimasindan baska birsey degildir.

1 Mayis’tan günler önce devletle anlasmaya giren MGK sendikacilari, devrimcileri alana sokmama yönünde her çesit önlemi aldilar. Yine de basaramadilar! Alana giren devrimciler, komünistler sloganlariyla, tavirlariyla isçi sinifinin ilkeli hattini gösterdiler. Öte yanda, alana girmeyi bastan hedef koymayanlar da, polisin baskilarina boyun egmeyeceklerini çarpisarak gösterdiler. Sunu da belirtmek gerekir ki, isçilerin oldugu alana girmek için devrimci hareketin genelinin yeterli çaba sarfettigi, ‘‘bosluk’’ noktalarini yeterince degerlendirdigi söylenemez. Legalde geçerliligi olan birçok örgütlenme kullanilip, alanin Türk bayraklari yerine kizil bayraklara donanmasi daha fazla saglanabilirdi.

1 Mayis, isçi sinifinin sömürü ve baskiya karsi savas sancagini dünya çapinda yükselttigi gündür. Bu sancak, burjuvazinin isçilerden, emekçilerden akittigi kanlarla sulanmis, kizil bayraktir. Bu yüzden de, tüm dünyada isçiler, sömürüye karsi çikisin simgesi olarak kizilbayragi kullanirlar.

Türk bayraklari ile bu sanli günün içeriginin degistirilmeye çalisilmasi, burjuvazinin sonunu kaçinilmaz kilmaya yetmeyecektir. Istanbul’da sendikalarin düzenledigi mitinge kizil bayraklar yerine Türk bayraklarinin doldurulmaya çalisilmasi, sadece isçilerin sendikalara karsi güvenini daha da sarsmaktadir. Çünkü onlar biliyor ki, 1 Mayis TC’nin degil, bu dünyanin yaraticisi isçilerindir. Tam da 1 Mayis marsinin dedigi gibi, burjuvazinin yarattigi bu kan denizinin ufkunda kizil günes dogacaktir.

1 Mayis 1998 gösteriyor ki, gelecek yillarda, sendikacilarin polisle isbirligi içinde isçi tabani ile devrimciler arasina koymak istedigi duvari yikmaliyiz.

Burjuvazinin kizil bayrak yerine Türk bayragini geçirme çabalarina karsi utku, proletaryanin savas sancagi kizil bayraktir diyenlerin olacaktir. Burjuvazinin bütün taktikleri, oyalama, karalama, saldirma... hepsi bosunadir. Hepsi geri dönüp kendilerini vuracaktir.

Haydi 1999 1 Mayis’ini, kizil bayragin Türkiye’ye egemen oldugu günleri getirmede en yüksek tepe yapmak için iLERi!

Yasasin 1 Mayis!

Yasasin devrim!

Sanli 1 Mayis"a bin Selam

Gebze cezaevinden bir tutuklu

Sevgili yoldaslar, Mart ayında yükselen kavganin 1 Mayis’ta daha da büyüyecegi inanciyla 1 Mayıs alanlarinda sizlerle beraber haykiracagiz. Cezaevleri de savasim alanlaridir bilinciyle davranacagiz.

Ileri, daha ileri gidecegiz. Hiçbir baski, hiçbir gelenegin gelecege, daha ileriye tasinmasina engel olamayacak.

Yasasin tüm dünya ve Türkiye proletaryasinin sanli günü 1 Mayis!