Ezilen, sömürülen kadiın emekçilerin tek adresi vardir:
Bu savasima katilirken amacimiz, kadinin kurtulusu için savasan bir komünist degil, komünizm için savasan bir kadin olmaktir. Burada partili olarak savasmaktan söz ediyoruz. Parti disinda yürüyen savasim eksiktir, yarimdir.
ZEHRA YETER
Bildigimiz gibi siniflarin belirmesi, özel mülkiyetin ve devletinortaya çikmasiyla kadinlarin ezilmeleri, horlanmalari, sömürülmeleri de alin yazisi oldu. Ama yok, bu alin yazisini, tüm sömürünün ortadan kaldirilmasi için ettigimiz anla beraber kaldiracagiz. iste asil önemli konu buradadir: Türkiye emekçi kadinlari bunun için örgütleniyor, mücadeleye katiliyor.
Dünyada günümüze kadar çesit çesit düzenler geldi, geçti, kadinin ezilmesi degismedi. isçi emekçi kadinlar sinif sömürüsü yaninda bir de kadin olduklari için sömürülüyor.
Bu bügün Türkiyede de geçerliligini koruyor. Kadin toplumun her alaninda ikinci sinif vatandastir, isinde, evinde, okulunda, yasalar karsisinda her zaman esitsizlikle, haksizlikla karsi karsiyadir. Hatta biraz daha ileri giderek söylersek, devrimci örgütlerde bile durum pek farkli degildir. Çesitli yönetim katlarin-da kadinlarin orani bunu gösterir. Ne denli ilerici-devrimci olsak, bin yillarin gelistirdigi erkek söven tutumlari degistirmek, yok etmek kolay olmuyor.
Oysa kadin toplumun yarisidir. Kadinin katilmadigi mücadele eksik bir mücadeledir. Kadin sorunu yalnizca kadinlarin sorunu degildir. Bu sorunun bir yarisi kadin, öteki yarisi erkektir. Karisiyla derinden esit bir yasanti kuramayan bir erkek devrimci bu esitligi topluma nasil verebilir?
Bugünkü toplumsal yapinin sinirlamalari içerisinde kurtulusun tek yolu, bugün komünist saflarda aktif savasima katilmaktan geçmektedir. Ve bu savasima katilirken amacimiz, kadinin kurtulusu için savasan bir komünist degil, komünizm için savasan bir kadin olmaktir. Burada partili olarak savasmaktan söz ediyoruz. Parti disinda yürüyen savasim eksiktir, yarimdir.
Tüm dünya pratigi gösteriyor ki, kapitalizm kosullarinda hiçbir burjuva reformu kadinin kurtu-lusuna, devrimci savasima katilim kadar büyük bir katki yapma-mistir. iranda daha kadin haklari-na iliskin en ilkel burjuva reform-lar bile ortada yokken, devrimci savasim kara çarsafli emekçi kadin yiginlarini, sokak savas-larina çekti. Elde silah savastilar. Oportünizm yüzünden bu savaslarin ürünü bosa gitti. Sonunda ne olursa olsun, su gerçegi degistiremez: iranda da kadinlara en ileri haklari taniyan devrimci savasim olmustur.
Türkiye örnegi ortadadir. Bugün ülkede gerici siniflar ne yasasi geçirirse geçirsinler, ne yaparlarsa yapsinlar, Türkiyedeki isçi-emekçi kadini, devrimci savaslarin öncesindeki eski duruma itemezler. Türkiyede isçi-emekçi kadinlar da devrimci savas okulundan geçtiler, gördüler, yasadilar, geçiyorlar, yasiyorlar. Siyasete katildilar, bu savaslarda, burjruvazinin böbürlendigi her türlü Atatürk reformundan daha çok hak kazandilar.
Kapitalizmde aile toplumun temel birimidir. Toplumdaki sorunlar bütün siddetiyle bu birimde yansimaya basladi mi, bir kez evle toplum arasinda çekilen duvarda gedik açildi mi, bir kez kadin harekete geçti mi, artik o düzenin temelleri tehlikededir. Bugün Türkiyede gerici siniflarin iktidari çocuklarin ekmegini çaliyor. Emekçinin damini basina yikiyor. Devrim savasçilarini, aydinlari, ilerici yazarlari hapsediyor, kursunluyor, iskenceden geçiriyor.
Burjuvazi böyle yaparak, tarihin yok olmaya mahkum ettigi siniflardan beklenen davranisi gösteriyor. Bizler de gelecegin sahipleri olarak bu sinifi yok etmeye hazirlanmaliyiz. Devrimci, ilerici, demokrat kadinlar olarak birlesmeli ve mücadelede gün geçirmeden yerimizi almaliyiz.
Devrim savasiminda, güzel, onurlu gelecek yaratmak için çocugu ile, isi ile, emegi ile kavgada olan, zindanlarda sir vermeyen devrimci kadinlar, komünist kadinlar Türkiye toplumunun garantisidir. Türkiye isçi sinifinin onurlu parçasidirlar.
Haydi savasan kadinlarimiza destek vermeye! Yasasin partimizin saflarinda birleserek gelecege yürüyen kavgamiz! Gelecek bizimledir.