PARTI TARIHI-IIII. KONGRE SONRASI DURUMBu sayfadaki yazilarimizda parti arsivinden, elimizde olan kaynaklardan ve parti tarihi üzerine yazilmis çesitli kitap ve makalelerden yararlandik. NAZIM ÇELIK TKPnin 1. Kongresinde alinan kararlar, isçi, emekçi ve aydinlar arasinda kabul gördü, heyecan yaratti. Türkiye isçi sinifinin savasimini yeni bir asamaya yükseltti. Parti saflarina yeni güçler katildi. isgalci güçlere karsi silah elde savasan Türkiye halki ile TKP arasindaki kaynasma süreci hizla gelisti. Fakat, burjuvazi elde ettigi üstünlügü ve hegemonyayi yitirmek istemiyordu. Bu nedenle, yiginlara güvenmeyen burjuvazi eski Osmanli ordusunu canlandirmaya çalisti. Iste ülke böyle bir durumdan geçerken Mustafa Suphi yurda gitmenin gerekliligini daha çok hissediyordu. M. Suphinin bu kararinda Mustafa Kemalin mektubunun da rolü olmustur. Ama Mustafa Kemal ve hükümetinin komünistlerden çekindigi, onlar üzerindeki baskiyi sürdürdügü biliniyordu. M. Suphi Türkiyede zor günlerin onlari bekledi-gini tahmin ediyordu. Ancak, M. Suphi ve yoldaslari kararliydilar. Türkiyeye gidip, proletaryanin, halkin savasinin önderligini yapa-cak, onlarla beraber emperyalist isgalcilere karsi cephelerde savasa katilacaklardi. Yola çiktilar. Fakat daha ülkeye ulasir ulasmaz M. Kemal hükümetinin, geçmisten gelen Os-manli hilesi yöntemiyle vahsice katledildiler. Bu seçkin komünist önderleri öldürenler, onlarin ya-samlarini adadiklari davayi ve yarattiklari partiyi (TKP) yok ede-mediler. Tersine, isçi sinifinin ve partinin mücadelesi daha da körüklendi. 1. Kongre sonrasi dönemde, partinin, isçi sinifinin mücadele-sinde ilerlemeler kaydedildi. Mücadele bir üst asamaya siçra-misti. iste bu asamayi kanitlayan birkaç tarihi belgeyi sunuyoruz. Mustafa Suphinin Atatürke gönderdigi 3 Ocak 1921 tarihli son
mektubu.
Ankarada Büyük Millet Meclisi Riyasetine
Memleketimizde Komünist Firkasinin kanuniyet kazanmis olmasini,
senelerden beri muhtelif ülkelerde amele ve rençberlerin kurtulusu
hareketlerine istirak eden Türk komünistleri büyük bir memnuniyetle
karsiladilar. TBMM Hükümeti bu eseriyle halkin büyük çogunlugunu
kurtarmaya yönelik olan bu esasli maksada ne kadar derin bir anlayisla
bagli oldugunu kanitlamistir. isgalci yabanci kuvvetlere ve bu kuvvetlerin
nüfuzu altinda kalan istanbula karsi milli hudutlari savunmak üzere
silaha sarilan Anadolu, hiç süphesiz Türkiye tarihinde yepyeni bir
devir açmis oluyor. Memleketten gelen komünist vekillerinin istirakiyle
Bakü Kongresinde olusturulan Türkiye Komünist Firkasi bu devrin tam
bir zafer ile sonuçlanmasi için emperyalizme karsi açilan direnme
cephesinin kuvvetlendirilmesine ve halkin genis tabakalari içinde
memleketin iktisadi esaretten kurtarilmasi ve tam bir istiklal elde
etmesi gayesinin yayginlasmasina çalismak üzere faaliyetini memlekete
nakletme karari vermistir. Bu maksat ile, yirmibes kadar komünistin
bir kismi Gümrü üzerinden ve diger kismi deniz yoluyla memlekete hareket
etmistir. Amacimiz memleketin müdafaa cephesini zayif düsürmek ihtimali
olan her türlü harekete muariz ve bu hususta hükümete mümkün olan herseyi
kullanarak yardimci olmak ve Türkiye Komünist Firkasinin Avrupa proletarya
teskilatlari nezdindeki mevki ve nüfuzunu memleketin hürriyet ve
istiklalini temini hizmetine koyma noktalari etrafinda hülasa olunabilir.
Bu gayeler ile mücehhez ve her hususta mem-leket kanunlarinin verdigi
müsaadeler dahilinde görev yapmada birlik olarak hareket ederek yoldaslarin
yanlarinda bulunan ve komünizmin bilimsel esaslarini kapsayan bilgilerle
beraber memleketimize girmeleri hususunda gereken kolayliklarda
bulunulmasini rica ve yakinda Firkanin dahil ve hariçte takip ettigi
ve edecegi meslek hakkinda anlasmak ve her türlü kötü anlayisa olanak
birakmamak üzere sizlere katilmak istegimizi arzederiz.
(M. Tunçay, Türkiyede Sol Akimlar 1908-1925) Bu mektubu, uzlasmacilik, pasifistlik içeriyor diye yorumlayanlara rastlanabilir. Aslinda mektubun özü, iktidara biz de talibiz diyor. Mektupta, ülke için gerekenleri yapiyoruz ve yapacagiz deniyor. Emperyalist isgalci güçlere karsi cephelerde birlikte savasacagiz deniyor. Zaten partinin temel amaci isçi sinifi iktidarini kurmaktir. Türkiyede, 1920li yillarda isçi hareketi milliyetçilikten sosyalizme geçis asamasini yasamistir. Bunalim, yoksulluk, issizlik ve açlik isçilere sinif bilinci getirdi. Türkiyenin yalnizca Avrupa bölümünde degil, Asya tarafinda da devrimci hareketin olusmasina elverisli bir temel olusturdu. 1919un baslangicinda sadece birkaç iskolunda sendika örgütlenmesi vardi. 1920 sonunda sendikali isçi sayisi artarak 40 bine ulasmisti. Rusyadaki Bolsevik Devriminin de Türkiye isçi hareketi üzerinde olumlu etkileri oldugu mutlak bir gerçekti. Birçok sendika arasinda Anadolu demiryolcularinin, elektirik isçilerinin, deniz ulasim isçilerinin, matbaacilarin ve madencilerin örgütleri de var. isgalci güçlerin agir baskilarina ragmen, tramvay isçileri ve ögretmenler de grevler yaptilar. Ankara demiryolcularinin
1 Ekim 1922 tarihli bir bildirisini, o dönemin sinif mücadelesinin
düzeyine ve içerigine örnek teskil etmesi bakimindan bilgilerinize sunuyoruz.
Simendiferci arkadaslara; Arkadaslar! Türkiye isçi ordusunun
tarihi, birinci sahifesinde seni kaydediyor. Neden mi..? Hürriyetin
ilaninda, en evvel amele cemiyetini kuran sen ve arkadaslarindi. Sen müstebid, zalim idarenin elinden birçok haklarini kurtarmaga ugrasirken
hiçbir amele teskilati, isçi birligi, varligi yoktu. Bunu sen
gerçeklestirdin! En evvel patronuna sen isyan ettin! Fakat, bilahare
hükümetin eli buna karisip gün geçtikçe, bu senin hakli davani
söndürüp kapattilar. Yine sen ve arkadaslarin gizli örgütler kurarak
varligini, halkini müdafaa hususunu ih-mal etmedin. Türkiyede dogup
ölen bütün isçi cemiyetleri hep senden örnek aldi. Sen çekicinle, egen ile, tornan ile isin basinda
çalisirken, zihnin de teskilatlarin yollarini
tanzim ile ugrasip, çalisirdi. Türkiye Komünist Partisine varlik
veren, onu ilk devrelerinde yasatan, mevcudiyet-i manevisini, kiymetini
yükselten yine sensin!.. Hayatta mübarezen sermayecilere karsi
mezarinin esigine kadar ilelebed devam edip gidecek! Sen bu mücadeleni
gevsetir isen, kendin de, çocuklarin da, neticede açlik ve sefaletten
kurtulamazsiniz! Su muazzam harp sene-lerinde senin varligini, hizmetini,
fedekarligini inkar eden nankördür! Tahtlar, taclar devrilip hükümetlerin
meydana gelmege, hayatta yeni bir devrim, yeni bir isik, yeni bir devir
açilmaga basladigi bugün iyi bil ki bunun en esas temeli kardeslerin
isçilerdir. Arkadas, isçi ve amele ordulari bir memleketin terakki
ve temeddünde yegane amillerdir. Bugün elindeki teavün sandigi senin,
istikbalin en büyük bir istinadgahidir. Kendin, evvel ailen için ne
kadar çalisiyor isen; belki ondan daha fazla olarak bu sandik hakkinda
çalisman lazimdir. Ve dünkü yokluk içinde: Bugün elinde okudugun nizamname
sana çok sey vaad etmez. Yarinini temin için onu kendi varligina,
ihtiyacina, istikbaline göre tevsi ve tanzim için var kuvveti pazuya
verip çalismalidir. Arkadaslar: Mukadderatini tevdi ettigin
arkadaslarin sana dogru hizmet edip çalismaz ise onlari oradan yikip
kaldirmak daha namuskarlarini isbasina getirmek senin hakkindir...
Arkadaslar: Cihan hükümetlerinde, cihan milletlerinde bütün amele
ve isçi sinifi ordusu kendini saydirmis, hakkini tanittirmistir.
Seni müdafaa eden, himaye eden kanunlar sen hükümetten istemezsen,
aramazsan isle-rin pek geri kalir. Arkadas! Harp dolayisiyla
hükümetin idaresine geçen demir yollarinin yarin yine sermayaci ellerine
geçecegini unutma! Ve yine unutma ki, görecegin muamele seni
çalistirip sirtindan geçinecek, seni yok pahasina satin alacak, daha
dogrusu çalacak, patronlarin muameleleridir. Onlarin
hayatiyla kendi hayatini mukayese edersen hayret edecegin ve sana
yapilan haksizligi, zulmü çarçabuk anlayacak ve göreceksin!
Eger bu firsat elde iken kendini müdafaa ve muhafaza edecek tedbiri
hazirlayip saadet ve istikbalin için, ailenin refahi için lazim gelen
malzeme ile mücehhez olmaz isen, neticede yanacak yalniz sen degil,
çolugun çocugun ahfadin da bera-berdir. Arkadas, Varligini müdafaa, istikbalini ihzar
için, metin ol! Kork-ma; istikbal senindir!
Sen yalniz azmü sebatla hüsnüniyetle çalis! Bugün muvaffak olamadigin
gayeyi, yarin elde edecegine süphen olmasin! Sen olmadigin için daha
dün vücuda getirilemeyen isçi Birligi amelesini gözönüne getir...
Arkadasini sev.. Aradaki rabita-i muhadeneti bozmak isteyenleri
daire-i itaate sevk et.. Rehberlerini intihab et! Elindeki
teavün sandigini söndürme.. Yaziktir.. Bunu ilaya çalis ki, sen de
ali olasin... Arkadas.. Yine ayni dönemde, Beynelmilel isçiler
ittihadinin yayinla-digi bildiriyi de bir diger belge olarak
sunmakta yarar görüyoruz.
Bütün emekçilere ve yoksullara,
Anadolunun kahraman isçi ve köylüleri, dünya isçi ve fakir köylülerinin
hamisi durumuna gelmis olan Rus Bolsevik Hükümetiyle bir
yardim ve kardeslik anlasmasi yapmak suretiyle ezeli düsmanlarimiz
olan Avrupa ve Amerikanin zengin para babalarinca Doguda tezgahlanmis
planlari yerle bir ettiler. Anadolunun kahraman isçi ve köylüleri,
bu emperyalist, altina susamis spekülatörler çetesinin elinde oynattigi
pasalari ve Yunan krallarini yola getirdiler. Yunanistandaki komünist
yoldaslari-mizi zehirleyip ölümle karsi karsiya getirmis olan, zenginlerin
suç ortagi katil Yunan Hükümeti, isçiler ve köylülere karsi islemis oldugu
günahlarin hakli cezasini buldu. Anadolu halkinin bütün dünyayi
sasirtan bir atilimla kendisini elinden kurtardigi kara pençe ve onu
alttan alta hareket ettiren güç bütünüyle yok edilmeli. Bu pençe, hala
bizim gibi fakir isçilerle, köylülerin bogazini sikmaya devam ediyor.
Yoldaslar, yapilanlarla yetinmeyelim. Anadolu isçi köylüleri
kurtulmus olsa da, biz hala boyunduruk altindayiz. Büyük çogunlugumuz
fakir ve bedbaht emekçiler açliktan ölme tehlikesiyle karsi karsiyayiz.
Yoldaslarimizin bir bölümü, sabahin köründen gece yarisina kadar,
istanbuldaki sirketlerin ve zenginlerin kasalariyla ceplerini doldurmak
için çalistiriliyorlar. Biz, henüz bu acimasiz parababalari tarafindan
gasbedilmis haklarimizi geri alamadik. Anadoludaki yoldaslarimizin
siyasal ve ekonomik özgürlüklerini kazanmis olmalarina sevinçliyiz.
Sevincimizden pay çikaran bütün bu zengin ikiyüzlüler, istanbul
yoksullarinin düsmanlari sanki memnunmus gibi gözüküyorlar.
Unutmayalim ki, örnegin, Tramvay sirketindeki bizim sinifimizin üyeleri,
yaldaslarimiz, bundan bir kaç ay önce sirketten bir lokma daha ekmek
talep etiklerinde, sirket tarafin-dan açlikla, öldürülmeyle tehdit edildiler. Onlara ekmek yerine kursun sunulma durumuyla karsi karsiya
kaldilar ve simdi sirket bizim sevincimizden zorla pay kapiyor.
iste zengin sirketlerin ikiyüzlülügünün bir diger örnegi. Yoldaslar!
Ne kadar çok isçinin, köylünün istanbulda bizleri esaret altinda inleten
düsmani var. Bunlar bizim kanimiz, emegimiz pahasina, bir lokma ekmek
karsiligi insaa ettigimiz saray ve kösklerde zevk ve sefa içinde yasiyorlar. Bizim nümayislerimize sahte bir tutumla
katilip, bizleri
kandirmak ve bizlerin sirtindan daha fazla servet edinmek istiyorlar.
Yoldaslar! Herseyi daha açiklikla görmenin zamani geldi.
Ne zaman uyanacagiz? Bolsevik Kizil isçi Komitelerine ne zaman
kaydimizi yapacagiz? Biz, istanbul isçileri ne zaman elele verecegiz? Ne
zaman isçilerin kutsal bayragi altinda, ayni safta yer alacagiz?
Bu sirketlerin, bu tüccarlarin armatörlerin, bu kapitalistlerin,
bu mülk sahiplerinin, bütün bu hirsizlarin boyundurugunu ne zaman
silkip atacagiz? Yoldaslar, uyanalim! Yeter! Ya ölüm, ya hayat!
Yasasin dünyanin bütün yoksul emekçileri! Yasasin Anadolunun
kahraman proleterleri! Yasasin Rus Sosyalist Sovyetleri Hükümeti! Beynelmilel isçiler ittihadi - istanbul Seksiyonu Marksin da dedigi gibi, tarih savasimindan ibarettir. 1920li yillarda Anadolu halki, isçi sinifi, sermayedarlara, isgalci emperyalistlere karsi onurlu bir savasim vermistir. Bu sinif savasiminda TKPnin önemli bir yeri ve rolü olmustur. TKPnin 1.Kongresinde alinan kararlar büyük bir heyecanla yasamda uygulanmistir. |