Ana Sayfaya Git  TKP tarihi index sayfasina git...

PARTI TARIHI-III

I. KONGRE SONRASI DURUM

Bu sayfadaki yazilarimizda parti arsivinden, elimizde olan kaynaklardan ve parti tarihi üzerine yazilmis çesitli kitap ve makalelerden yararlandik.

NAZIM ÇELIK

TKP’nin 1. Kongresinde alinan kararlar, isçi, emekçi ve aydinlar arasinda kabul gördü, heyecan yaratti. Türkiye isçi sinifinin savasimini yeni bir asamaya yükseltti. Parti saflarina yeni güçler katildi. isgalci güçlere karsi silah elde savasan Türkiye halki ile TKP arasindaki kaynasma süreci hizla gelisti. Fakat, burjuvazi elde ettigi üstünlügü ve hegemonyayi yitirmek istemiyordu. Bu nedenle, yiginlara güvenmeyen burjuvazi eski Osmanli ordusunu canlandirmaya çalisti.

Iste ülke böyle bir durumdan geçerken Mustafa Suphi yurda gitmenin gerekliligini daha çok hissediyordu. M. Suphi’nin bu kararinda Mustafa Kemal’in mektubunun da rolü olmustur. Ama Mustafa Kemal ve hükümetinin komünistlerden çekindigi, onlar üzerindeki baskiyi sürdürdügü biliniyordu. M. Suphi Türkiye’de zor günlerin onlari bekledi-gini tahmin ediyordu. Ancak, M. Suphi ve yoldaslari kararliydilar. Türkiye’ye gidip, proletaryanin, halkin savasinin önderligini yapa-cak, onlarla beraber emperyalist isgalcilere karsi cephelerde savasa katilacaklardi.

Yola çiktilar. Fakat daha ülkeye ulasir ulasmaz M. Kemal hükümetinin, geçmisten gelen Os-manli hilesi yöntemiyle vahsice katledildiler. Bu seçkin komünist önderleri öldürenler, onlarin ya-samlarini adadiklari davayi ve yarattiklari partiyi (TKP) yok ede-mediler. Tersine, isçi sinifinin ve partinin mücadelesi daha da körüklendi.

1. Kongre sonrasi dönemde, partinin, isçi sinifinin mücadele-sinde ilerlemeler kaydedildi. Mücadele bir üst asamaya siçra-misti. iste bu asamayi kanitlayan birkaç tarihi belgeyi sunuyoruz.

Mustafa Suphi’nin Atatürk’e gönderdigi 3 Ocak 1921 tarihli son mektubu.

“Ankara’da Büyük Millet Meclisi Riyasetine

“Memleketimizde Komünist Firkasi’nin kanuniyet kazanmis olmasini, senelerden beri muhtelif ülkelerde amele ve rençberlerin kurtulusu hareketlerine istirak eden Türk komünistleri büyük bir memnuniyetle karsiladilar. TBMM Hükümeti bu eseriyle halkin büyük çogunlugunu kurtarmaya yönelik olan bu esasli maksada ne kadar derin bir anlayisla bagli oldugunu kanitlamistir. isgalci yabanci kuvvetlere ve bu kuvvetlerin nüfuzu altinda kalan istanbul’a karsi milli hudutlari savunmak üzere silaha sarilan Anadolu, hiç süphesiz Türkiye tarihinde yepyeni bir devir açmis oluyor. Memleketten gelen komünist vekillerinin istirakiyle Bakü Kongresi’nde olusturulan Türkiye Komünist Firkasi bu devrin tam bir zafer ile sonuçlanmasi için emperyalizme karsi açilan direnme cephesinin kuvvetlendirilmesine ve halkin genis tabakalari içinde memleketin iktisadi esaretten kurtarilmasi ve tam bir istiklal elde etmesi gayesinin yayginlasmasina çalismak üzere faaliyetini memlekete nakletme karari vermistir. Bu maksat ile, yirmibes kadar komünistin bir kismi Gümrü üzerinden ve diger kismi deniz yoluyla memlekete hareket etmistir. Amacimiz memleketin müdafaa cephesini zayif düsürmek ihtimali olan her türlü harekete muariz ve bu hususta hükümete mümkün olan herseyi kullanarak yardimci olmak ve Türkiye Komünist Firkasi’nin Avrupa proletarya teskilatlari nezdindeki mevki ve nüfuzunu memleketin hürriyet ve istiklalini temini hizmetine koyma noktalari etrafinda hülasa olunabilir. Bu gayeler ile mücehhez ve her hususta mem-leket kanunlarinin verdigi müsaadeler dahilinde görev yapmada birlik olarak hareket ederek yoldaslarin yanlarinda bulunan ve komünizmin bilimsel esaslarini kapsayan bilgilerle beraber memleketimize girmeleri hususunda gereken kolayliklarda bulunulmasini rica ve yakinda Firka’nin dahil ve hariçte takip ettigi ve edecegi meslek hakkinda anlasmak ve her türlü kötü anlayisa olanak birakmamak üzere sizlere katilmak istegimizi arzederiz.” (M. Tunçay, Türkiyede Sol Akimlar 1908-1925)

Bu mektubu, uzlasmacilik, pasifistlik içeriyor diye yorumlayanlara rastlanabilir. Aslinda mektubun özü, “iktidara biz de talibiz” diyor. Mektupta, ülke için gerekenleri yapiyoruz ve yapacagiz deniyor. Emperyalist isgalci güçlere karsi cephelerde birlikte savasacagiz deniyor. Zaten partinin temel amaci isçi sinifi iktidarini kurmaktir.

Türkiye’de, 1920’li yillarda isçi hareketi milliyetçilikten sosyalizme geçis asamasini yasamistir. Bunalim, yoksulluk, issizlik ve açlik isçilere sinif bilinci getirdi. Türkiye’nin yalnizca Avrupa bölümünde degil, Asya tarafinda da devrimci hareketin olusmasina elverisli bir temel olusturdu. 1919’un baslangicinda sadece birkaç iskolunda sendika örgütlenmesi vardi. 1920 sonunda sendikali isçi sayisi artarak 40 bine ulasmisti. Rusya’daki Bolsevik Devrimi’nin de Türkiye isçi hareketi üzerinde olumlu etkileri oldugu mutlak bir gerçekti.

Birçok sendika arasinda Anadolu demiryolcularinin, elektirik isçilerinin, deniz ulasim isçilerinin, matbaacilarin ve madencilerin örgütleri de var. isgalci güçlerin agir baskilarina ragmen, tramvay isçileri ve ögretmenler de grevler yaptilar.

Ankara demiryolcularinin 1 Ekim 1922 tarihli bir bildirisini, o dönemin sinif mücadelesinin düzeyine ve içerigine örnek teskil etmesi bakimindan bilgilerinize sunuyoruz.

“Simendiferci arkadaslara;

“Arkadaslar!

“Türkiye isçi ordusunun tarihi, birinci sahifesinde seni kaydediyor. Neden mi..?

“Hürriyetin ilaninda, en evvel amele cemiyetini kuran sen ve arkadaslarindi. Sen müstebid, zalim idarenin elinden birçok haklarini kurtarmaga ugrasirken hiçbir amele teskilati, isçi birligi, varligi yoktu. Bunu sen gerçeklestirdin!

“En evvel patronuna sen isyan ettin! Fakat, bilahare hükümetin eli buna karisip gün geçtikçe, bu senin hakli davani söndürüp kapattilar.

“Yine sen ve arkadaslarin gizli örgütler kurarak varligini, halkini müdafaa hususunu ih-mal etmedin. Türkiye’de dogup ölen bütün isçi cemiyetleri hep senden örnek aldi. Sen çekicinle, egen ile, tornan ile isin basinda çalisirken, zihnin de teskilatlarin yollarini tanzim ile ugrasip, çalisirdi.

“Türkiye Komünist Partisi’ne varlik veren, onu ilk devrelerinde yasatan, mevcudiyet-i manevisini, kiymetini yükselten yine sensin!..

“Hayatta mübarezen sermayecilere karsi mezarinin esigine kadar ilelebed devam edip gidecek! Sen bu mücadeleni gevsetir isen, kendin de, çocuklarin da, neticede açlik ve sefaletten kurtulamazsiniz!

“Su muazzam harp sene-lerinde senin varligini, hizmetini, fedekarligini inkar eden nankördür!

“Tahtlar, taclar devrilip hükümetlerin meydana gelmege, hayatta yeni bir devrim, yeni bir isik, yeni bir devir açilmaga basladigi bugün iyi bil ki bunun en esas temeli kardeslerin isçilerdir.

“Arkadas, isçi ve amele ordulari bir memleketin terakki ve temeddünde yegane amillerdir. Bugün elindeki teavün sandigi senin, istikbalin en büyük bir istinadgahidir. Kendin, evvel ailen için ne kadar çalisiyor isen; belki ondan daha fazla olarak bu sandik hakkinda çalisman lazimdir. Ve dünkü yokluk içinde: Bugün elinde okudugun nizamname sana çok sey vaad etmez.

“Yarinini temin için onu kendi varligina, ihtiyacina, istikbaline göre tevsi ve tanzim için var kuvveti pazuya verip çalismalidir.

“Arkadaslar:

“Mukadderatini tevdi ettigin arkadaslarin sana dogru hizmet edip çalismaz ise onlari oradan yikip kaldirmak daha namuskarlarini isbasina getirmek senin hakkindir...

“Arkadaslar:

“Cihan hükümetlerinde, cihan milletlerinde bütün amele ve isçi sinifi ordusu kendini saydirmis, hakkini tanittirmistir.

“Seni müdafaa eden, himaye eden kanunlar sen hükümetten istemezsen, aramazsan isle-rin pek geri kalir.

“Arkadas!

“Harp dolayisiyla hükümetin idaresine geçen demir yollarinin yarin yine sermayaci ellerine geçecegini unutma!

“Ve yine unutma ki, görecegin muamele seni çalistirip sirtindan geçinecek, seni yok pahasina satin alacak, daha dogrusu çalacak, patronlarin muameleleridir. Onlarin hayatiyla kendi hayatini mukayese edersen hayret edecegin ve sana yapilan haksizligi, zulmü çarçabuk anlayacak ve göreceksin!

“Eger bu firsat elde iken kendini müdafaa ve muhafaza edecek tedbiri hazirlayip saadet ve istikbalin için, ailenin refahi için lazim gelen malzeme ile mücehhez olmaz isen, neticede yanacak yalniz sen degil, çolugun çocugun ahfadin da bera-berdir.

“Arkadas,

“Varligini müdafaa, istikbalini ihzar için, metin ol! Kork-ma; istikbal senindir! Sen yalniz azmü sebatla hüsnüniyetle çalis! Bugün muvaffak olamadigin gayeyi, yarin elde edecegine süphen olmasin!

“Sen olmadigin için daha dün vücuda getirilemeyen “isçi Birligi” amelesini gözönüne getir...

“Arkadasini sev.. Aradaki rabita-i muhadeneti bozmak isteyenleri daire-i itaate sevk et.. Rehberlerini intihab et! Elindeki teavün sandigini söndürme.. Yaziktir.. Bunu ilaya çalis ki, sen de ali olasin... Arkadas..”

Yine ayni dönemde, Beynelmilel isçiler ittihadi’nin yayinla-digi bildiriyi de bir diger belge olarak sunmakta yarar görüyoruz.

“Bütün emekçilere ve yoksullara,

“Anadolu’nun kahraman isçi ve köylüleri, dünya isçi ve fakir köylülerinin hamisi durumuna gelmis olan Rus Bolsevik Hükümeti’yle bir yardim ve kardeslik anlasmasi yapmak suretiyle ezeli düsmanlarimiz olan Avrupa ve Amerika’nin zengin para babalarinca Dogu’da tezgahlanmis planlari yerle bir ettiler. Anadolu’nun kahraman isçi ve köylüleri, bu emperyalist, altina susamis spekülatörler çetesinin elinde oynattigi pasalari ve Yunan krallarini yola getirdiler. Yunanistan’daki komünist yoldaslari-mizi zehirleyip ölümle karsi karsiya getirmis olan, zenginlerin suç ortagi katil Yunan Hükümeti, isçiler ve köylülere karsi islemis oldugu günahlarin hakli cezasini buldu. Anadolu halkinin bütün dünyayi sasirtan bir atilimla kendisini elinden kurtardigi kara pençe ve onu alttan alta hareket ettiren güç bütünüyle yok edilmeli. Bu pençe, hala bizim gibi fakir isçilerle, köylülerin bogazini sikmaya devam ediyor.

‘‘Yoldaslar, yapilanlarla yetinmeyelim. Anadolu isçi köylüleri kurtulmus olsa da, biz hala boyunduruk altindayiz. Büyük çogunlugumuz fakir ve bedbaht emekçiler açliktan ölme tehlikesiyle karsi karsiyayiz. Yoldaslarimizin bir bölümü, sabahin köründen gece yarisina kadar, istanbul’daki sirketlerin ve zenginlerin kasalariyla ceplerini doldurmak için çalistiriliyorlar. Biz, henüz bu acimasiz parababalari tarafindan gasbedilmis haklarimizi geri alamadik. Anadolu’daki yoldaslarimizin siyasal ve ekonomik özgürlüklerini kazanmis olmalarina sevinçliyiz. Sevincimizden pay çikaran bütün bu zengin ikiyüzlüler, istanbul yoksullarinin düsmanlari sanki memnunmus gibi gözüküyorlar. Unutmayalim ki, örnegin, Tramvay sirketindeki bizim sinifimizin üyeleri, yaldaslarimiz, bundan bir kaç ay önce sirketten bir lokma daha ekmek talep etiklerinde, sirket tarafin-dan açlikla, öldürülmeyle tehdit edildiler. Onlara ekmek yerine kursun sunulma durumuyla karsi karsiya kaldilar ve simdi sirket bizim sevincimizden zorla pay kapiyor. iste zengin sirketlerin ikiyüzlülügünün bir diger örnegi.

‘‘Yoldaslar! Ne kadar çok isçinin, köylünün istanbul’da bizleri esaret altinda inleten düsmani var. Bunlar bizim kanimiz, emegimiz pahasina, bir lokma ekmek karsiligi insaa ettigimiz saray ve kösklerde zevk ve sefa içinde yasiyorlar. Bizim nümayislerimize sahte bir tutumla katilip, bizleri kandirmak ve bizlerin sirtindan daha fazla servet edinmek istiyorlar.

‘‘Yoldaslar! Herseyi daha açiklikla görmenin zamani geldi. Ne zaman uyanacagiz? Bolsevik Kizil isçi Komiteleri’ne ne zaman kaydimizi yapacagiz? Biz, istanbul isçileri ne zaman elele verecegiz? Ne zaman isçilerin kutsal bayragi altinda, ayni safta yer alacagiz? Bu sirketlerin, bu tüccarlarin armatörlerin, bu kapitalistlerin, bu mülk sahiplerinin, bütün bu hirsizlarin boyundurugunu ne zaman silkip atacagiz?

‘‘Yoldaslar, uyanalim! Yeter! Ya ölüm, ya hayat!

‘‘Yasasin dünyanin bütün yoksul emekçileri!

‘‘Yasasin Anadolu’nun kahraman proleterleri!

‘‘Yasasin Rus Sosyalist Sovyetleri Hükümeti!

‘‘Beynelmilel isçiler ittihadi - istanbul Seksiyonu’’

Marks’in da dedigi gibi, tarih savasimindan ibarettir. 1920’li yillarda Anadolu halki, isçi sinifi, sermayedarlara, isgalci emperyalistlere karsi onurlu bir savasim vermistir. Bu sinif savasiminda TKP’nin önemli bir yeri ve rolü olmustur. TKP’nin 1.Kongresinde alinan kararlar büyük bir heyecanla yasamda uygulanmistir.