1980 öncesi yasadiklarimiz belleklerimizde silinmeden fasist saldirilar yine kapida. Geç kalmamak için halkimizin hemen kucaklasip can güvenligi komitelerinde örgütlenmesi gereklidir.
S. Goze
Türkiyede yasamakta oldugumuz devrimci durum yeni bir döneme girmektedir. Rejim bunalimi yasayan, burjuva yönetim sisteminin çöktügu bizim gibi ülkelerde hükümet, seçimle de basa gelse göstermelik bir hükümet olmaktan kurtulamaz. Hükümet devleti yönetemez, yönetmeye kalkarsa ya degistirilir ya da yok edilir. Ülkemizde, devletin çeteligi Susurluk kazasiyla bir daha unutulmayacak kadar desifre olmustur. 1970li yillardan beri devletin, MHPli fasist katilleri kullandigi ve cinayetlerle ve saldirilarla anarsiyi tirmandirip, sermayeyi korumak için askeri darbe yaptigi ortadadir. MGKsi, Emniyeti, MiTiyle ve MHP itleriyle devlet, gerici-baskici bir çete devletidir.
MGKnin 28 Subat kararlari da yiginlarin sesini kesememis ve rejimin az da olsa nefes almasini saglayamamistir. Yilmaz hükümeti, yüzde 100leri geçen enflasyon egrisini indirememekte ve acisini baski ve ezgiyle emekçi halktan çikarmakta ve bir yandan da sivil fasistlere meydan açmaktadir. Böylece yükselen sesleri kismayi ummaktadir. Görüldügü gibi son dönemde MHP ve Ülkü Ocaklari fasistleri, halka ve ögrenci gençlige fasist saldirilarini arttirmistir. MHPli fasistlerin Avcilardaki ögrenci yurdunu, satir, biçak ve baltalarla basmalari; üniversite kantinlerinde polis destegiyle devrimci ögrencilere saldirilari, en yakin örneklridir. 1980 öncesi yapilanlari daha unutmadik. Burjuvazi içindeki kriz daha da sertlesecektir. Halka karsi baski ve zor kullanma, devrimci güçlere karsi siddet de artacaktir. Fasist eylemlerin yinelenmesi kapidadir. Gerici, seriatçi, fasist güçlerin bugünkü kadrolasma düzeyini hesaba katacak olursak üzerimize düsen görevin önemi ve boyutu da ortaya çikmaktadir. Bu kez de geç kalirsak birçok insanimiz biz daha noluyor? demeden kursunlara hedef olabilir ve isçi sinifimiz daha yolun basinda çok kan kaybedebilir.
Toplumun kaderi giderek daha da agirlikla devrimci güçlerin anlayis ve yapilanmasina baglanmaktadir.
Devrimci durum kosullarinda su anki sorun, var olan toplumsal hareketliligi anlamli bir üst düzeye siçratacak olan güvenilir örgütsel alternatifi yaratmaktir. Can güvenligi komiteleri devrimci durumun, bunalimin, fasist zorbaligin dayattigi örgütlenmelerden biridir. Tabii ki, fasizm, kanla, kursunla, bombayla halkimizin üzerine yürürken can güvenligi kirmizi karanfillerle, beyaz güvercinlerle saglanamaz! Bu, fasistlerin makinalilari karsisinda tasla, sopayla, savasimi halkin kendiliginden getirdigi düzeyle sinirlamak olur. Yürükoglu Yoldasin seneler önce Emperyalizmin Zayif Halkasi kitabinda dedigi gibi bu çesit örgütlenmeler yalnizca savunma görevini üstlenmis degildir. Halkin artik farkina vardigi gereksinimlerden onu ileriye, devrimci savasimin üst asamalarina yö-neltmeyi de üstlenmistir.
Türkiyede her sey son tahlilde siddet yoluyla çözümlenmektedir. Karsi-devrimin, düzenin ömrünü uzatma çabalari da, devrimin zaferi de böyle olacaktir. Devrimci güçlerin kendini ve halki korumasi için de, ajanlarin cezalandirilmasi için de, halkin toplumsal siddet unsurunun basariya ulasabilmesi için de can güvenligi komitelerine ihtiyacimiz vardir. Emekçi semtlerinde, mahallelerde, tüm ülke çapinda savunma birlikleri olusturarak, halkin can güvenligini saglamak zorunlulugumuz vardir.
Kitlelere en hizli ve yaygin biçimde ulasip, Halk Meclislerini tüm ülkede yayginlastirmali, halkin can güvenligi komitelerini de bu meclisler çerçevesinde kurmaliyiz. Tüm devrimci örgütlerin, ikircimsiz, Halk Meclislerinde elbirligiyle halkin örgütlenmesine katilmasi gereklidir ki günün kosullarinda bu, halk güçlerini ülke genelinde örgütlemenin ve sokaga dökmenin en kestirme ve ortama uygun yoludur. Ayrica halk meclislerinin denetimi altinda örgütlenecek ve halk ordusunun nüvelerini olusturacak güvenlik birimleri ile devletin siddetine ve demlenmekte olan sivil fasist tehlikeye karsi halkin kendi can güvenligini korumasi saglanacaktir. Gelmekte olan fasizmi durdurmani baska yolu yoktur.
Bu kez, hazirliksizlik nedeniyle verilecek canimiz yoktur. Gerici, seriatçi, fasist güçlerin bugünkü kadrolasma düzeyini hesaba katacak olursak üzerimize düsen görevin önemi ve boyutu ortaya çikmaktadir. Halk Meclislerini tüm ülkede yayginlastirmali, halkin can güvenligi komitelerini de bu meclisler çerçevesinde kurmaliyiz. Halkimizin hemen kucaklasip bu komitelerde kendi can güvenligini kendisi saglamak için örgütlenmesi gereklidir.