
Dünyada emperyalizm hükümranlik sürdürdügü sürece ulusal sorunlar kaçinilmazdir. Dünyanin pek çok ülkesinde benzer türden ulusal sorun vardir. Günümüzde bu kavganin yogunlastigi ülkeler arasinda Ingiltere, Ispanya, Fransa, Türkiye, Iran, Iraki rahatlikla sayabiliriz. Tabii, her ülkenin kendi somut kosullari içinde.
Ulusal sorun nedir, bu konuya nasil yanasilmali gibi konulari, zaman zaman, çok kisa da olsa, tekrar etmenin, en azindan mücadeleye yeni katilan genç nesiller açisindan yararli olacagini düsünüyorum. Özellikle 1978 sonrasinda parti içindeki kavganin açiga çikmasinin ardindan, partimizin ulusal sorun konusunda getirdigi açilimlari, yazilimlari derleyip toplamak, sarsilmaz çizgimizin dogrulugunu göstermeye de yaramaktadir.
Nereden çikiyor ulusal sorun? Elbette ki yanit kapitalizmde. Kapitalizmin gelismesi uluslari olusturdu. Uluslarin olusmasiyla birlikte ulusal devletler, burjuva devletler tarih sahnesine çikti. Burjuvazinin, pazari sömürmek için gereken siyasal egemenliginin ifadesi olarak.
Ulusu belirleyen temel özelliklerden birisi belirli bir topraga sahip olmaktir. Yani ulusal sorun ayni zamanda bir alansal sorundur. Yani bir ulusun kendi topraginda egemen olmamasi sorunudur.
Her türlü ulusal baski isçi sinifi için zararlidir. Çünkü ulusal baskilarin, ezilen uluslarin varligi, proletaryayi uluslara göre böler. Emek-sermaye çeliskisini bulandirir. Halklar arasina düsmanlik sokar, ana düsmana karsi bütün güçlerin birlesmesini engeller.
Bunun yani sira, emperyalizm döneminde tüm uluslarin ezen ve ezilen uluslar olarak ikiye ayrilmasi, proletaryanin enternasyonalist ruhta egitilmesinin önemini bir kat daha artirir.
Bu nedenle komünistler, bütün uluslardan isçilerin birligini saglamak, proletaryanin sosyalizm savasiyla ezilen halklarin ulusal baski ve ezgiye karsi savasini bütünlestirmek için her türlü ulusal baski ve ayrilaciliga karsi amansiz savasmalidir. Bu, hem uluslararasi düzeyde ezen-ezilen uluslar sorunu açisindan, hem de belli bir devletin sinirlari içindeki ulusal sorun açisindan temel görevdir.
Komünistler, ulusal sorunun kesin çözümünün sosyalizm kosullarinda gerçeklesecegini kabul ederler. Fakat buradan yola çikarak ulusal sorunun çözümünü sosyalizme birakan, sosyalist devrim herseyi çözecektir diyen görüslere de karsi çikarlar.
Türkiye Kürdistani ayni zamanda bir iç sömürgedir. Kürdistanin sömürgelesme sürecinin öncesi, bu ülkenin Osmanli Imparatorlugu sinirlari içine katildigi 16.yüzyila uzanir. Osmanli Impartorlugu döneminde Kürdistanin zengin kaynaklari bir çok kez talan edildi, ülkenin zenginlikleri yüzyillar boyu her türlü yoldan imparatorluk metropollerine tasindi.
Birinci Dünya Savasi sirasinda ve sonrasinda emperyalist ülkeler, zengin petrol ve maden kaynaklari oldugu bilinen bu ülkeyi kendi sömürgeleri yapmak için savastilar. Savas sonunda Kürdistan 4 parçaya ayrildi.
Kürtler ve Türkler, emperyalist isgalcilere karsi ulusal bagimsizliklari için birlikte savastilar. Ancak, Kurtulus Savasi sonrasinda kurulan Türkiye Cumhuriyeti içinde Türk burjuvazisi egemenligi ele geçirdi. Türkiye Kürdistanini, eski dönemlerden daha amansiz, sömürgeci yöntemlerle yagmaladi. Türk burjuvazisi, Cumhuriyetin ilk yillarindan bu yana, Türkiye Kürdistanini, Türkiyede kapitalizmi gelistirme yolunda bir sömürge olarak kullandi.
Türkiye Kürdistaninin iç sömürge durumu hala devam etmektedir. TC tarihi boyunca Kürt halki üzerindeki baskilar, katliamlar, sürgünler hiç eksik olmadi, hatta giderek artis gösterdi.
Kürt halki bu baskilari, katliamlari durdurmak için bedel ödüyor, mücadele ediyor. Son 13 yildir ulusal kurtulus için PKK önderliginde bir savas sürüyor. Bu ulusal kurtulus mücadelesinin, Kürt halkinin yararina basariya ulasmasi için, Siyasal Islamci Harekete (seriatçilara) karsi tutumu çok önemlidir. Iran kaynakli olan, son dönemlerde Türkiyede de tirmanis gösteren bu akim, toplumu yüzyillarca geriye, karanliga, cahillige götürme niyetindedir.
Iran devrimi sirasinda olanlari unutmamaliyiz. Ümmet bayragini açarak mücadele eden zihniyet, isçi sinifi mücadelesine, ulusal kurtulus mücadelesine özünde karsidir. Fakat, amaçlarina ulasana dek degisik taktikler izleyebiliyorlar.
Dünyanin son sekillenmesinde emperyalistlerin Ortadoguda kendisine yeni rol biçtigi TC yönetimi, ordusunu Güney Kürdistandan derhal çekmeli ve isgali durdurmalidir. Kirli savasi derhal durdurmalidir. Kürt ulusal sorunu, artik söz olarak kabul edilmekten çikmali, somutlasmalidir. Sömürgeci yöntemler, ezme ve isgal yöntemleri birakilmalidir. Siyasal çözüm yollari olusturulmalidir.
Halklarin hakli mücadelesi er ya da geç zafere ulasacaktir. Tarih bunu kanitlamistir.