8 YILLIK EGITIM YETMEZ

Yillardir yasanan ekonomik krizin üstüne gelen siyasal kriz ortaminda artik eskisi gibi yasamak istemeyen isçi-emekçi halk yiginlarinin tepkilerinde gözle görülür bir yükselmenin ortaya çikmasi nesnel bir durumun, devrimci durumun varligini gösteriyor. Hizla yol ayrimina, devrim-karsi devrim kavsagina ilerleyen ülkemizde karsi devrim üç yoldan gelebilir:

1. Islamci-siyasal hareket (seriat) eliyle,

2. Ordu eliyle,

3. Sivil-fasist parti eliyle.

Türkiye’de egemen sinif burjuvazinin yasadigi siyasal kriz giderek tirmaniyor. Ortak hareket etme yetenegini yitiren burjuvazinin çesitli kesimleri arasindaki çeliski gittikçe derinlesiyor. Burjuvazi yönetemiyor. Bunun en çarpici örneklerinden birisi de sudur: Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 28 Subat toplantisinda aldigi ‘‘8 yillik kesintisiz egitim’’ karari ile imam Hatip liselerinin orta kisimlarinin kapanacagini gören seriatçi parti (RP) kendisinin militan deposu (liberallerin deyisiyle arka bahçesi) olarak gördügü bu okullarin kaptailmasina izin vermeyecegini söylüyor.

Bu olanlarin altinda yatani söyle izah edelim:

Islamci-siyasal hareket Türkiye kapitalizminin uzun erimli çikarlariyla ters düsmektedir. Bir kez dünya ile entegrasyon yolunda seriat bir engeldir. Muhalefette giderek güçlenen Refah Partisi’ni iktidara alip orada yipratarak sahte ‘laiklik’ söylemleriyle, ordu eliyle gelebilecek bir fasizmin taban destegi yaratilmaya çalisiyor. Buna karsi uyanik olmaliyiz.

Türkiye laik bir ülke degildir. Laiklik, dinin devletten ve egitimden ayrilmasi ve dinin tamamen özel bir mesele olmasidir. Devlet, trilyonlarla ölçülen bütçeye sahip Diyanet isleri Baskanligi ile, resmi, gayri-resmi binlerce kuran kursu ile, imam hatip liseleri, zorunlu din dersleri ile anayasasindan pratik uygulamalarina kadar laiklikten çok uzaktir.

Aydinligin, bilimin düsmani karanlik seriat ile elbette mücadele edilecektir. Ama bu mücadeleyi emekçi halk yiginlari verecektir. Yoksa üç kez darbe ile iktidara gelen ordu degil.

Bu rezil düzende isgücünü satarak geçinen isçi ve emekçi çocuklarina egitim hakki taninmiyor. Zengin çocuklari, özel okullarda, özel ögretmenlerde egitim görürken, yoksullar çocuklarina defter, kitap almakta zorlaniyorlar ne seriat, ne ordu halkimizin umudu degildir. Herkese esit-parasiz-bilimsel bir egitim ancak isçi sinifimizin ve emekçi halkimizin birlesik, örgütlü, dise dis mücadelesi ile halkin iktidara gelmesi ile kazanilacaktir.

I.G. Genç