Partimiz grevlerin içinde olmali, grevleri yönetecek güce ulasmali, fabrikalari kale yapmalidir.


Toplu sözlesme ve grevler dönemine hazirlanalim

''Rus devrim tarihi, en büyük inatçilikla ve en büyük adanmislikla dövüsenlerin öncüler, ücretli-isçilerin en iyi elemanlari olduklarini gösterir. Grevlerin oldugu fabrikalar ne kadar büyükse, grevler o kadar inatçiydi ve yil boyunca o kadar sik tekrarlanmaktaydi. Kent ne kadar büyükse, proletaryanin mücadelede oynadigi rol de o kadar büyüktü.'' (Lenin, ''1905 Devrimi Üzerine Konusma'', Toplu Eserler, c.23, s.237-242)

Önder Egemen

Lenin'in 1899 yilinda kaleme almis oldugu ''Grevler Üstüne'' makalesi, bugün de ders almak isteyen komünistlere çok sey ögretiyor. Polisan grevinden ders alan ve bu deneyimleri Merkez Organ'a yazan Veli Mutlu yoldasin yazisi güzel bir örnekti. Partimizin isçilesmesi, fabrikalarin kalemiz olmasi için bir çok bölgedeki yoldaslarin deneyimlerini, fabrikalardaki dogru yanlis çalisma örneklerini, yoldas gibi Merkez Organ'a yazmasinda partimiz açisindan büyük yarar vardir.

Lenin, adi geçen makalede söyle diyor:

''isçi sinifi için grevlerin (ya da isi durdurmalarin) önemi nedir? Bu soruya cevap vermek için, önce, grevler üstüne tam bir görüse sahip olmaliyiz. Gördügümüz gibi, bir isçinin ücreti isverenle isçi arasindaki bir anlasmayla saptanir ve eger bu kosullarda tek basina isçi tümüyle güçsüz ise, isçilerin talepleri için birlikte savasmalari geregi açiktir. isçiler ya isverenlerin ücretleri düsürmesini önlemek, ya da daha yüksek ücret elde etmek için grevler düzenlemek zorundadirlar.''(Lenin, Sendikalar Üzerine -K.Marks, F.Engels, V.I.Lenin, Bilim Yayinlari, agm, s.162)

Ayni makaleden bir alinti daha yaparak yaziya devam etmek istiyoruz.

''Bununla birlikte, kapitalist toplumun kendi yapisindan dogan grevler, isçi sinifinin bu toplum düzenine karsi mücadelesinin baslangicini ifade eder. Zengin kapitalistler, mülksüz isçilerle birey olarak karsi karsiya geldiklerinde, bu, isçilerin tam kölelestirilmeleri anlamina gelir. Fakat bu mülksüz isçiler birlestiklerinde durum degisir. Eger kapitalistler, isgüçlerini kapitalistlere ait araçlara ve maddelere uygulamaya ve yeni zenginlik yaratmaya gönüllü isçiler bulamazlarsa, yarar saglayabilecekleri bir zenginlikleri yok demektir. isçiler, kapitalistlerle bireysel temeller üzerinde ugrasmak zorunda kaldiklari sürece bir ekmek kabugu elde edebilmek için sürekli olarak baskalarinin yararina çalisan, yumusak basli, sesi çikmayan usaklar olarak, gerçek köleler olarak kalirlar. Fakat taleplerini birlikte ortaya koyduklari ve para torbalarina boyun egmeyi reddettikleri zaman kölelikten çikmis olurlar, insan olurlar, emeklerinin, yalniz bir avuç çalismayan adamin zenginlesmesine degil, çalisanlarin da insanca yasayabilmesine hizmet etmesini isterler. Köleler, efendi olmak yolundaki taleplerini ileri sürmeye baslarlar, toprak agalarinin ve kapitalistlerin istekleri gibi degil, çalisan insanlarin kendi istekleri gibi çalismayi ve yasamayi isterler. Öyleyse grevler, kapitalistlere her zaman korku verir, çünkü onlarin egemenliklerini tehdite baslar. Bir Alman isçi sarkisi isçi sinifi için, 'eger güçlü kolun isterse bütün çarklar durur.' der. Ve gerçekten de bu böyledir.'' (Agy, s.163-164)

Lenin'in yukarida söyledigi gibi grevler isçilerin sömürücülere karsi mücadelesinin, giderek de yükselecek olan mücadelenin ve firtinanin baslangicidir. Gerek Rusya'daki 1905 grevleri, gerekse 1912 yili ve sonrasindaki grevler, ekonomik içerikli grevler ülkenin içinde bulundugu siyasal ortam ve devrimci durum kosullarina göre hizla siyasallasmis ve iktidarin alinmasina dogru yönelmistir. Komünistler ve komünist partisi için grevler her zaman önemlidir ve önemli olmak zorundadir. Barisci dönemdeki grevle, devrimci durumdaki grevler ve komünist partisinin bu grevlerdeki tutumu çok farklidir. Bariscil dönemde grev tek tek fabrikalarda veya fabrikalar toplulugunda isçilerin zenginlere karsi embriyonik sinif savasimi olmakla birlikte, ayni zamanda bir yerlerde uzlastiklari kavgalardir. Sonuçta bir yerlerde bulusurlar. Birlesmenin nerede, nasil olacagi, o günkü nesnel kosullarla birlikte dogru siyasal önderlikle de baglidir. Fakat devrimci durum kosullarindaki grevlerin durumu ise yukarida söyledigimiz kosullarda noktalanmayabilir. Grevlerin seyri hizla siyasallasir ve siyasal iktidari hedefleyen genel grevlere, büyük mitinglere, güçlü sokak çatismalarina dönüsebilir. Bu nesnellik partimiz tarafindan görülmüs, siyasal taktikler ve sloganlar bu temelde sinifa ulastirilmistir. Bugünün temel slogani, yaklasan grevler ve sinif savasimi arifesindeki, 'isçiler silahlanin, devrime hazirlanin''dir.

Ülkemiz devrimci durum yasiyor. Burjuvazi bugüne kadar yasamadigi derinlikte bir krizi yasiyor. Krizi daha da derinlestirecek, devrimci durumu devrime olgunlastiracak olan toplu sözlesme ve grevler dönemi yaklasiyor. Kuvvetli bir firtina yaklasiyor. Parti olarak üzerimize büyük görevler düsüyor. Tüm parti örgütleri bulunmus olduklari fabrikalarda, baslayan sözlesme dönemlerinde her düzeyde enerjik görev almak durumundadirlar. Fabrikalardaki isçi aristokrasisi ve sendika bürokratlari disindaki isçilerle kuvvetli baglar kurmak durumundadir. istemleri yüksek tutup, burjuvazinin verebilecegi kadari degil, insanca yasayacagimiz bir ücret düzeyini tutturmayi hedeflemelidirler. Ve toplu sözlesme görüsmelerini ve dogacak grevleri devrime yükseltmeyi hedefleyen çalismaya coskuyla atilmalidirlar. Partimizin büyüyecegi, sinifa önderlik edecegi bir dönemdir. Yeter ki, dogru degerlendirelim. Lenin 1917 yilinda yaptigi ''1905 Devrimi Üzerine Konusma''da sunu diyor:

''Fakat birkaç ay içinde manzara tümüyle degisti. Yüzlerce devrimci sosyal-demokrat (komünist- i.S) 'birden' binleri buldu. Binler iki ve üç milyon proleterin önderleri oldular. '' (Agy, s.352)

Sinifla siki baglar kurulmalidir. Partimizin kadrolarini, yoldaslarimizi semtlere ve fabrikalara yollayin. Gecemizi gündüzümüzü isçilerle birlikte geçirelim. Sinifin her kavgasinda isçilerle olalim, grevlerde isçilerle birlikte grev nöbet çizelgesi yapip devamli içlerinde olalim. Zamanli-zamansiz isçilerin yanina giden degil, devamli isçilerin içinde olan kalici örgüt ler kuralim. Devrimci durum psikolojisini dikkate alarak, fabrikalari partimizin kalesi yapmak için haydi fabrikalara, haydi sinifa, haydi yaklasan grevlere, haydi grevde devrimi yükseltmeye!