Partimiz, I. Bilen Yoldas’in artik bulunmasinda zorluk çekilen iki kitabini hazirlayarak basima sunuyor. ‘‘TKP’nin Dogusu, Kurulusu, Gelisme Yollari’’ ve ‘‘Savas Yolu’’na R. Yürükoglu Yoldas’in yazdigi önsözleri asagida yayinliyoruz.

TKP

Dogusu, Kurulusu, Gelisme Yollari

Önsöz

ismail Bilen Yoldas’in bu küçük brosürünün teksir baskisi en az bir 15 yildir tükenmisti. Bu nedenle, bu yeni basiminin, Türkiye devrimine, komünizm yürüyüsüne yeni katilan kusaklar için TKP’yi tanimada çok yararli olacagina inaniyoruz.

TKP, Dogusu, Kurulusu, Gelisme Yollari’nin yayinlanisi, iki açidan daha zamanlidir.

Birincisi, son zamanlarda hiçbir mesruluga dayanmadan TKP adini yeniden kirletme çabalari artmistir. TKP’nin komünizmi satan “resmi” kanadinin bir-iki tekne artigi yeniden TKP adi altinda örgütlenmeye çalisiyorlar. Basarabilseler, eskisinden de beter bir sinif isbirlikçiligi dogacak. 1970lerin TKP’si, içinde komünistleri, inançsiz memurlari ve sosyal demokratlari barindiran illegal bir partiydi. Genis parti tabaninda komünizm inanci derindi. Partiyi sinif isbirlikçiligine iten, dogrudan Sovyet baskisi ve SBKP tarafindan “titizce” seçilen, her denileni yapmaya hazir yöneticilerdi... Şimdi aradan yillar degil, sanki yüzyillar geçti. Sosyalist sistem ve onunla birlikte Sovyet dayatmaciligi da yikildi. Türkiye siyasal ortami iyice gerginlesti, sinif kavgasi iyice siddetlendi ve sertlesti. Ne oldugu eskiden beri bilinen ama Susurluk sonrasi artik belgelenen bu devlete karsi devrimci bir tutumun ancak illegal örgütlenebilecegi, ancak zora zorla yanit verme yolundan yürüyebilecegi, silahli mücadelenin öneminin her geçen gün artacagi artik iyice ortaya çikti. Durum böyleyken, dünün birkaç revizyonisti bugün TKP’yi, hem de legal olarak kurmaya kalkiyorlar! Yagma yok! Açik söylüyorum, bunu yapamayacaklar, yaptirmayacagiz.

TKP, Marksizm-Leninizm ve proletarya enternasyonalizmi temelinde örgütlenen illegal ve savasçi bir partidir. Hem “resmiler”in, hem kendi hatalarindan dersler çikarmis, Türkiye devrimci hareketinde layik oldugu yeri giderek almakta olan bir partidir. inhisarci degildir. Bu degindigim ilkeler temelinde herkez bu eve girebilir degil, herkez bu evin sahibidir. Bunun ötesinde ne partimizin tarihine, ne de adina hiç bir kötü niyetli eli dokundurmayiz. Partimizin, iyisiyle kötüsüyle, dogrusuyla yanlisiyla nerelerden geldigini elinizdeki brosür güzel sergilemektedir.

ikincisi, Türkiye bir yol kavsagina hizla yaklasmaktadir. Devrimci durum hizla derinlesmekte, burjuvazinin siyasal yöneticilerinin yönetemezligi, devlet krizi agirlasmaktadir. Bu durum karsisinda devrimci güçlerdeki birlik egilimi güçlenmekte ve somut adimlara dönüsmektedir. Örgütlü devrimci güçler, örgütlü karsi-devrim güçleri karsisinda henüz hala güçsüzdürler ama potansiyel olarak hiçbir güçle kiyaslanamazlar. Bu potansiyeli örgütlü devrimci güce dönüstürmedeki en önemli anahtar da, birlik sürecini derinlestirmede yatmaktadir.

Türkiye hizla bir karar noktasina, sicak kavgaya yaklasmaktadir. Bu durum, devrimci hareketin tüm örgütleri için oldugu gibi, TKP için de bir ölüm-kalim sinavidir. Ya kazanacagiz, bu melun düzeni degistirecegiz, ya da örgütlü bir güç olarak en az birkaç nesilligine Türkiye topraklarindan silinecegiz. (TKP’nin örgütlü bir güç olarak yasamasi kendi basina bir amaç degildir. Büyük ve kutsal amaçlarini gerçeklestirebilmesi için bir araçtir.)

Bu büyük sinavdan basariyla çikabilmesi için Parti örgütünün, 1. Dönemin özelliklerini iyi kavramasi, 2. Üye sayisini bu özelliklere uygun yapida arttirmasi, 3. Özel birimler kurmasi, 4. Her yaptigini kurullar, komiteler, hücreler eliyle yapmasi, dolayisiyla kurumsallasmayi arttirmasi, 5. Günlük çalismada abartili üsluplardan kaçinmasi, 6. Devrimci hareketteki birlik adimlarina elindeki her güçle destek vermesi, ve 7. Emekçi halkin her hakli istemi içinde aktif, militan, korkusuz biçimde yer almasi gerekir.

Yasadigimiz bu süreçte, partimizin 77 yillik tarihi en önemli bilinç kaynaklarimizdan birisidir. TKP, Cumhuriyet’in en eski partisidir. Bu partiyi ayni zamanda en genç, en dinamik, yönetici parti yapmak da üyelerinin ellerindedir.

Ocak 1997


Savas Yolu

Önsöz

Savas Yolu’nun bu yeni basimina bir önsöz yazmam istendiginde, 1974 yilinda TKP yayinlarindan çikan 3. baskisina yeniden bir göz attim. Yillarin içinden neler geri gelmedi!

Bilen Yoldas, “iki Kusak” adini verdigi önsözünde, nehrin kenarinda, topragin üstünde oturmus 4 genç yoldasla yaptigi sohbeti anlatiyor. “Gün agariyor. Kalktik yerimizden. Yolcu yolunda gerekti. isler bekliyor hepimizi. Kucaklastik. Ayrildik, yeniden bulusmak için... Irmak serin. Dört yoldas yürüyor irmak boyunca...” Dört yoldas, Emine, Aydan, Adnan, ben. Şimdi neredeler? Yalnizca onlar mi? Daha kimler kimler var geride. Türkiye devrim hareketinin belki o günlere dek gördügü en nitelikli kadroydu. Ortam da toplumun en nitelikli ögelerinin devrimci saflara gelmesini destekliyordu. O kadrolar harcanmamaliydi. Suçlusu mu?

Bilen Yoldas’in önsözünün ardindan, “TKP’nin Genç Savasçilarinin Zorunlu Bir Eki” geliyor. Bunu yazmami Yoldasimiz özel olarak istemisti.

Savas Yolu, uzun bir “zorunlu” likidasyon dönemi ardindan Partimizin ilk kez üye olanaklariyla kurdugu kendi illegal matbaasinda bastigi ilk kitapti. 1973 atiliminin ürünüydü. Sonraki yanlislari, ya da bir yaninda belki hep tasidigi yanlislar bir yana, 1973 atilimi, TKP’nin yeniden ülke çapinda ayaga kalkmasi, ülke çapinda güç olmasi en basta ve her seyden önce Bilen Yoldas’la baglidir. Yalnizca bu yaptigiyla bile parti tarihimizin büyük liderlerindendir.

Savas Yolu, TKP tarihinin belli kesitlerini, bir tarih kitabi sIkIciligi içinde degil, Nazim Hikmet Yoldasin da dedigi gibi, en ileri bir edebiyat ürünü olarak sunan bir kitaptir. Bu yönüyle de son derece degerli ve hiçbir zaman eskimeyecek bir yapittir.

Öyleyse, Nazim Hikmet Yoldas’in ilk baskiya (1951) önsözünün son cümlesini biraz degistirerek hep birlikte söyliyelim:

Bizler, Üstüngel’in bu kitabiyla, Türkiye Komünist Partisi’nin üyeleri, yurtseverler ve proleter enternasyonalistleri olarak övünüyoruz!

Ocak 1997