TÜZÜK PARTININ ANAYASASIDIR

ELESTIRI-ÖZELESTIRI KÜLTÜRÜNÜ

IYI ÖZÜMSEMIS PARTI HER ZORLUGU ASAR

''Elestiri-özelestiri her durumda, genis bir sekilde kullanilmasi

gereken bir yöntemdir. Hem yanlislardan kaçinmanin,

hem de demokratikligin yoludur.''

Parti tüzügününün maddeleri merkez organda islenmeye basladigindan beri, tüzük terbiyesi geriye kaymis birimlerimizde yavas yavas oturmaya basladi. Niyetli komünistler, çalismalarinin pusulasi olan tüzügü çalismalarinda yasamaya geçirmeye basladilar. Bu durum da, partimizde kisisel didismelerin, keyfi uygulamalarin önüne geçecek, kollektif disiplin ve hukuku sagla-yacak, sonuçta partimizi keyfiyetten uzak, güvenilir sinif partisi yapacaktir.

Fakat ne yazik ki, her merkez organda defalarca belirtildigi halde, gerek özümseme çalismalarinin sonucunda olsun, gerekse tartismalarin sonucunda olsun, ortaya çikan düsünceler yazi haline getirilip Merkez Organ'da tüm yoldaslara mal edilmemistir. Bu konuyla ilgili yogun çalisma olmasina ragmen, yoldaslar bunlari Merkez Organ'a göndermemislerdir. Merkez Organ'a ulasmis degerlendirme, yazi daha kollektif bir anlama dönüsür. Lenin, ''sözlü belgelere güvenenler aptallardir, komünistler yazili belgelere güvenir'' diyor. O zaman yoldaslarimizi bir kez daha ciddi olarak uyariyoruz. Tüzügün yasama geçmesi için gayret sarfet, dogan tikanikliklari ya da olumlu örnekleri tüm partililerin yararlanmasi için Merkez Organ'a gönder.

Tüzükle ilgili bu yazimizda, parti çalismalarinda karsimiza çikan, ayrica mücadelemiz boyunca degisik sekilde karsilasacagimiz elestiri-özelestiri anlayisi üzerinde duracagiz.

Tüzügümüzün 10.sayfasinda elestiri-özelestiri ile ilgili sunlar yaziyor:

''Elestiri-özelestiri her durumda, genis bir sekilde kullanilmasi gereken bir yöntemdir. Hem yanlislardan kaçinmanin, hem de demokratikligin yoludur.'' (TKP Tüzügü, sayfa. 10)

Düsüp- kalkmadan yürümeyi ögrenen çocuk yoktur. Kimse ''düsmez-kalkmaz allah!'' da degildir. iyi komünistler olarak yola çiktik ama biz de çesitli hatalar yapabi-liriz, aynen yürümeyi ögrenen çocuk gibi. iste elestiri-özelestiri silahi bizi bu durumlarda dogruya yöneltecektir. Bu silah dogru kullanildiginda, partiyi düsmanlardan ve zayifliklardan korurur.

Elestiri, yapilan yanlislara, hatalara karsi bunlarin düzeltilmesi için harcanan bir emektir. Özelestiri ise yapilan yanlis ve hatalara karsi yapilan elestiriye doyurucu yanitlar verebilmektir.

Gerek tek tek kisiler gerek organlar ya da kurumlari elestirmek önce bir birikime, dikkatli bir gözlemeye en önemlisi de samimiyete dayanir. Her elestirinin, her iki tarafin bilgisini, samimiyetini açiga çikaran ikili bir islevi vardir. Elestirinin dogru bir islev yapabilmesi için mutlaka dogru bilgi, sabirli bir gözlemden geçmesi gereklidir. Böyle bir yaklasim, her alanda komünisti gelistirir ve sonuçta parti kazançli çikar. Kimseye de haksizlik yapmamis oluruz.

Dogru elestiri-dogru özelestiri

Her elestiri, gelismeye hizmet etmez. Elestiri gelistirmeye yönelik yapildigi zaman ''olumlu, yapici elestiri'' olur. Gelismeye hizmet etmeyen elestiriye, ''yikici elestiri'' deriz. Bilgi dikkatli gözlem altina alinmadan, bozuk bir niyetle yapildigi zaman, elestirinin tek hedefi vardir, yikmak. Tabii ki, gelistirmek istedigimiz elestiri, ''olumlu, yapici elestiri''dir.

Partimizin tarihinin de açikca kanitladigi gibi, olumlu, yapici elestiri ve özelestiri mekanizmasi, -zaman, zaman birimlerde geri kaymalar olsa da- parti merkezinde ve bütününde hep isletilmistir. Partimiz bu özelligi ile sorunlari asabilme, dogrulari yakaliyabilme ve ileriye dönük atilimlar saglayabilme yetenegi edinmistir. Kisi temelinde de, olumlu elestiri, partiyi güçlendirmek, komünisti gelistirmek amaciyla atbasi gitmistir.

Ama bugün partimizin bazi alanlarina baktigimizda dogru islemeyen elestirinin varligini görüyoruz. Ve bunun tehlikeli birsey oldugunu da bildigimizden tüm gücümüzle üzerine gidiyoruz. Herkesin biçaklari çok keskin, herkes birbirini elestirirken elleri tetikte bekliyor. Ama herkes ellerini tetige götürmeden önce bir kendisine bakmalidir.

Alacagimiz kistas, o yoldasin, bu yoldasin yaptigi davranis, verdigi emek olmamalidir. O yüce amacimiz dogrultusunda sen bütün gücünü koyuyor musun? Bakacagin nokta burasidir. Bu temelde önce kilicini kendi yanlislarina çekmen gerekir. Yani, yoldasini elestirmeden önce kendine bir özelestiri ver, kendini bir sinava sok. içerden nasil bir ses gelecek, bakalim? Birçok komüniste, içerden gelen ses, ''adam olman için bir firin ekmek yemen gerek'' olacaktir. Alinmayalim, isin gerçegi budur. Diyebilmelisin ki, ''kim ne kadar yanlis yaparsa yapsin, ben dogru yapacagim, o dogrultuda kendimi de egitecegim, yoldaslarimi da egitecegim.'' Düzeyimizi yükseltmek için ne kadar zaman ayiriyoruz? Konusmaya geldi mi, zaman buluyoruz, ama tek birsey okumaya geldi mi zaman bulamiyoruz. Olmaz böyle!

Bu özelestiri isini tamamladiktan sonra, biçagini çekip saldirdigin yoldasa bakacaksin.

Eger temel bir takim hatalar söz konusuysa durum baskadir. Ama baktin, o da bu kavgada payi olsun diye çabaliyor, o zaman onu sistematik olarak elestireceksin, bundan o da, parti de yararli çiksin.

Sonuçta ne oluyor? Dogru bilgi ve gözleme dayanmayan agiz dolusu bos sözle yapilan saldiri -buna elestiri demek biraz zor oluyor- olmadik yerde toz duman çikariyor, daha emeklerini vermeye devam edecek bir çok yoldasin enerjisini kesiyor. Tabii ki, böyle elestiri sahibi kendini de hemen açik ediyor. Haset elestiri sahiplerinin partide uzun süre duramayacagini partimizin tarihi kanitlamistir.

Elestirinin getirilis biçiminde söylediklerimize bir örnek verelim: issiz yoldaslarimiz var. Bu yoldaslarin tabii ki ise girmeleri gerekir. Ama bir bakiyorsunuz, sekreter yoldaslari bu durumu düzeltmedikleri için müthis kirici bir sekilde elestiriyor. ''Tembel'' diyor, hatta isi ileri götü-rerek, ''senin inancindan süphe duyuyorum'' diyor. Böyle davranilirsa yapici elestiri yapilmamis olur. Oysa yoldaslarin bilinçlerini ilerletmeye yönelik bir çalisma yaparak düzgün bir elestiri getirse sorunun kalmayacagindan eminiz.

Her yoldasin ''olumlu, yapici elestiri''yi iyi kullanmasi gerekir. Yapilan elestirileri dikkatli bir sekilde dinleyip, hata yapmamak için gerekli dersleri çikararak davranan, kendisi de, temsil ettigi organ da kazançli çikan kisidir. Özelestiri, özün dara çekilmesidir. Özelestiri, kendini sinifa adamis kisinin aynasidir. Kendisine yöneltilen elestirileri kibirlenmeden, kizmadan dinleyebilmek, bunlari düzeltmeye çalismak zor istir. Ama partinin çikarlari için, kapitalizm altinda büyüyen ''kendimizin'' yanlislarindan arinmaliyiz. Bunun için hem kendimizi sürekli dara çekmeliyiz, hem de kendimizin farkedemedigi ama yoldaslarimiz tarafindan farkedilen hatalarimizi düzeltmek için ugrasmaliyiz.

Kapitalizmin hergün üzerimize sürdügü pisliklerden ancak bu silahi dogru kullanarak arinabiliriz. Unutmayalim, bu tutum bi-lincimizden bir an bile geri kaydigi zaman burjuva ideolojisi o boslugu doldurur

.

Ali Dikmen

2 iSÇiNiN SESi Sayi: 444, Kasim 1996

Derde Deva Olmaliyiz

D

üzenli iliskilerin, düzenli iletisimin (sözlü, yazili), disiplinli çalismanin nelerin üstesinden gelecegini, bizlerden daha, hem de çok daha iyi bilen, yasayan insanlarsiniz.

Yasam, bazen dogru bildigimizi, yillar önce dogru olarak hayata geçirdigimiz bir çok olayi (teorik-pratik) sanki yanlismis gibi önümüze koyuyor. Tabii bu büyük çogunlugu ile yanlis oldugundan degil, o günün sartlarina uymadigindan oluyor. O anda hemen somut duruma uygun davranamazsan tikanmalarla karsilasiyorsun. Bazen de, -kisilerin iyi niyetinden bagimsiz- öznel durumlardan kaynaklanan aksamalara varan sorunlar yumaginin içinde yuvarlanip duruyoruz.

Sikintili dönemlerde en önemli olay, düzenli iletisime daha çok agirlik vermek, ''korsan yayin''larin önünü kesmek, çalismalarimiza sekte vurulmasina engel olmaktir. Ve yine bu zor dönemlerde mümkün oldugunca merkezi otoritenin direktiflerini, yerel birimler hemen almalidirlar. Görüsmelerin siklastirilmasi, yayinlarin düzenli akisinin saglanmasi, genelgelerin bi-rimlere ulastirilmasi vb. yoluyla güven pekistirilir, kaos ortamindan çikilir. Bu yol, merkez organin tabiri ile çit üstünde duranlari atlatmaya büyük ölçüde yardimci olur. Onun ötesinde çitin üzerinde duranlarin, burada fazla 'pineklememeleri', bir an önce bir tarafa atlamalari için yöntemler bulmak, örgüt çalismasinin önünü açacaktir.

R. Yürükoglu yoldasin Örgüt ve Örgütçü kitabini yoldaslarimizin yeniden gözden geçirmeleri gerektigi bir dönemdeyiz. Kisilerin yapilari, aktivitileri, yaraticiliklari, planli çalisma aliskanliklari, coskulari, moralleri görev verirken dikkate alinmalidir. Yeni örgüt birimlerinde insanlara güven duyulmalidir. Herkesin siyasal yasama, örgütsel sorumluluga hangi düzeylerde basladigi, örgütlü mücadele içinde insanlarin deneyimlerinin ve bilgilerinin arttigi dikkate alinmalidir. Hiçbirimiz, örgütlü yasama basladigimiz konumumuzla ayni konumda degiliz.

9.Kongre kararlari, ülkenin nereye gidecegini, örgütün hangi sikintilardan geçecegini, kadrolarin bu degisime hangi noktada uyacaklari, hangi konularda direneceklerini isledi. Ve bu konular, 9.Kongre'yi takiben eden zamanda sürekli gündem maddemizi olusturdu. Buna ragmen birçok sikinti yasadik. Ülkedeki yüksek düzeydeki kavga ortaminin örgütsel yansimalari da bir o kadar gerçektir.

Suna inancim sonsuz: Ülkenin gidisatina uygun gerek dil, gerek politika üretim mer-kezlerimiz emin ellerde. 1978 devrimci durum döneminde tersi durum vardi. Parti merkezi oportünizmin batagina saplanmisti. Sonucunu hepimiz biliyoruz. Ama bugün sansliyiz.

Bu satirlara kisaca sigdirmaya çalistigim -karsilikli görüsme ile kimi basitçe çözülebilecek- sorunlari asmak, tartisma geregi duydum. Varolan temel aksamalarin çok acil giderilmesi, yetisemedigimiz noktalarda yardimci olunarak ama mutlaka çözümlenmesi, partimizin ve ülkemizin yarinlari açisindan son derece önemlidir. Ülkede örgütlü önderlige ihtiyaç var. Bizler o ihtiyaca ilaç olmak zorundayiz.

Y. Agaçli, Karadeniz

Sorumlulugumuz artmistir

Ülkemizde devrimci durum var diyoruz. Bu durum nesnel olanaklarla beraber tehlikeleri de beraberinde getirmistir. Ya devrim, ya karsi devrim. Ortasi çürümedir.

Bugün öznel etmenin rolü ve önemi artmistir. Yapmamiz gereken çok is var. Gazi ayaklanmasinin ortaya koydugu gerçekler, tüm kadrolari ve örgütleri yeniden yapilanmaya itmistir.

Gün degisen kosullara uygun yeni taktigin görev ve sorumlulugunu örgütlere özümsetme günüdür. Kolay degil, bir mücadele biçiminden baska bir mücadele biçimine kisa sürede adapte olmak. Ama sunu da biliyoruz ki, komünistler zoru basarmak için yola çikmislardir. Hangi 'kolay olmayan' sorunla karsilasirsak karsilasalim, basarmak zorundayiz. Hem sinifin içinde olmaliyiz, hem de yol gösterici olmaliyiz.

Bu temelde legal vitrinimize de çok dikkat etmeliyiz. Geçtigimiz günlerde katildigimiz milyonlarca insanin bulundugu etkinliklerde yasadigimiz eksiklikler bir an önce gide-rilmelidir. Bu tür eylemlerde legal yayin organimizi temsil eden pankartimiz mutlaka olmalidir.

Etkinlikler süresince, bölgeler arasi koordinasyon ve görev dagilimi yetersizdi. Orada geçirdigimiz süre içinde yapilan etkinliklerin zamanlarini bizlerin önceden ögrenmesi gerekir. Yoksa beraberimizde getirdigimiz bir sürü insani da bilinmezliklerin içine ati-yoruz. Güvenlik ve koordinasyon açisindan konaklama yerlerimiz merkezi bir yerde olmasi gerekirken, iki ayri yerde, 1km.mesafe ile kalmamiz örgütlenmemizdeki bir zaafimizdi. Sabah kalkis, yemek yememiz, aksam yatis, vb. bunlarin hepsinin bir zamanlama halinde olmasi, oranin bir egitim okulu gibi kullanilmasi gerekirdi. Ama ortamin kendiligindencilik havasina biz de kendimizi kaptirmis gibiydik. Kisacasi, etkinlikler süresince orada yeralan birimler, panayir havasinda degil, merkezi bir disiplin içinde planli, programli bir 24 saatin kendilerini bekledigini bilmeli, çalismalara daha özverili katilmalidir.

Evet, önümüzdeki dönem böyle etkinliklerin de çok daha 'hararetli' geçecegi dönemdir. Bizim bunlara hazirlikli olmamiz gerekir. Kadrolar her yönü ile yeni döneme hazirlanmalidir. Çünkü sonucu kadrolar belirleyecektir. Kavgaya girecegiz, hem de birbirimize sarilarak, kenetlenerek, yaralarimizi sararak yine kavgaya girecegiz. Kararliyiz, basaracagiz. ideolojimiz bunu hak etmektedir.

E. Yilmaz, Karadeniz

NEJAT YOLDAš MÜCADELEMiZDE BiZiMLE

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi ve Merkez Yürütme Bürosu üyesi Nejat (Kazim) yoldasimizi 17 Kasim 1994 günü yitirdik. Yoldas, yalnizca bedenen aramizdan ayrildi. Komünizm davasina adadigi yasamiyla, bu yolda verdigi mücadeleyle her zaman bizimledir.

Yoldas, T.i.P.'de aktif olarak siyasi çalismalarina basladi. Anadolu'nun pek çok yerinde örgütlenme çalismalarindan sonra, yerinin TKP olduguna karar verdi. Devrim ve komünizm için ömrünün sonuna kadar bu safta savasimini sürdürdü.

Pek çok komünist gibi O da badireli anlar yasamisti. 12 Martli günlerde ihtisas yaptigi hastanede yasli bir görevli ''Nejat Bey burada çalisiyordu. O'nu kelepçeleyip götürürlerken biz alkislarla ugurlamistik'' diye anlatiyordu

Türkiye'de isçi sagligi, is sagligi denince akla gelen ilk isim Nejat Yoldas'tir. 1989'da engin bilgi ve deneyimiyle, büyük özverilerle, 50 isçi ile isçi Sagligi Dernegi'ni (iSD) kurdu. Dernek çalismalarinda yediden yetmise, isçisinden aydinina, inancindan ödün vermeden, kirmadan, kirilmadan, hosgörü ve sevgi ile ugrasti, emek verdi. Türkiye isçi sinifi, senin bu alandaki emeginin ürünlerini gelecekte görecek. isçi sagligi alanindaki kazanimlarimiz senin adinla özdeslesecektir.

Yoldasimizin bir diger özelligi müzige olan ilgisi ve yetenegi idi. Sazli-sözlü muhabbetlerde o gür ve hos sesiyle söyledigi türküler hala kulaklarimizdadir.

Nejat Yoldas, komünizm davasindaki savasimiyla, komünist önderlikteki sinirsiz sevgisiyle, olgunlugu, babacanli ve çevresine nese saçan nüktedanligiyla hepimizin gönlünde taht kurmustur. O'nu taniyip sevmemek mümkün degil.

Uzun süren hasta döneminde bile yilmadi. Rahatsizliginin en yogun döneminde bile çevresine nese ve moral verirdi. Kendine has üslubuyla anlattigi fikralarla bizleri gülmekten kirip geçirirdi. ''Parti çalismalarinin iyi gitmesi acilarimi dindiren, unutturan tek seydir'' derdi.

Dr. Nejat (Kazim) Yoldas, yasaminin anlamini dünya ve Türkiye isçi sinifi hareketinin güzel ve hakli günlere olan özlem ve mücadelesiyle bütünlestirmis bir militan aydindi. Tüm yasami bu ugurda mücadelelerle doludur. Ne güzel bir onurdur komünist için, yasami boyunca ikrarindan dönmemek. Daima bizimlesin yoldas.

Nazim Çelik