Türkiye Komünist Partisi 96. yılında mücadeleyi yükseltiyor. TKP 1920'li komünistler partinin 96. yıl dönümünü kutlayacağı 10 Eylül'e doğru antiemperyalizm şiarını yükseltmeye devam ediyor.

Son gününe kadar işçi sınıfının kurtuluşu için mücadele etmiş, bu uğurda sayısız tutuklama yaşamış, yıllarca tabutluklarda yatmış Mehmet Bozışık yoldaşımızı, ölümünün 18. yılında bugün (27 Ağustos) mezarı başında andık.

Bozışık'ın yoldaşları onu ölümünün 18. yılında inandığı değerler ve mücadele öncülüğüne bağlılıkla anacak. Emperyalizmin kör aletleriyle ülkemizi içine çektiği, Amerikan-NATO güdümlü kontrgerilla saldırılarının arttığı kaos ortamında hiç kuşkusuz Bozışık'ın yoldaşları, başta işçi sınıfı olmak üzere şehir ve köy emekçileriyle birlikte mücadeleye devam edecek. Vatan, cumhuriyet ve emek savunmasında birleşen Türkiye halkları bağımsız, demokratik, laik, sosyal hukuk

Esas olarak kendi siyasal deneyimleriyle bilinçlenen, hayattan öğrenen kitleler IŞİD’in ve PKK’nin de tıpkı FETÖ gibi emperyalizmin kör aleti olduğunu, bu örgütler eliyle düzenlenen katliamların Amerikan-NATO güdümlü kontrgerilla saldırıları olduğunu kavrıyor. Bencil çıkar hesaplarıyla bu örgütlerle açık açık koalisyon kuranları, uzun süre kader birliği yapanları sorgulayacakları günler de uzak değil.

Amerikan emperyalizmini ve darbe girişimine karşı duran bağımsız, demokratik,laik,  sosyal bir hukuk cumhuriyeti için mücadele eden TKP 1920'nin Beylikdüzü üyeleri bu amaçla Beylikdüzü duvarlarına "Darbeye geçit yok", "Emperyalizme geçit yok", "Vatan, cumhuriyet, emek", "NATO'dan çıkılsın üslere el konulsun", "Nato'ya geçit yok", "Emperyalist saldırıya karşı birleşik halk hükümeti" yazılaması yaptı.

Türkiye Maden-İş Sendikası’nın genel başkanı, DİSK'in kurucu genel başkanı, 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi'nin öncü örgütleyicisi olan Türkiye işçi sınıfının büyük sendikal önderi Kemal Türkler'i, kontrgerillaya bağlı faşist çete tarafından 22 Temmuz 1980'de öldürülmesinin 36. yıldönümünde saygıyla andık.

Ordunun, emniyetin ve halkın elbirliğiyle bastırdığı Amerikancı-Fethullahçı 15 Temmuz 2016 darbesinin ardından 21 Temmuz’da hükümet bütün yurtta 3 ay süreyle olağanüstü hâl ilan etti. Hükümetin olağanüstü hâl tezkeresi aynı gün Millet Meclisi’nde görüşüldü ve oylandı. Oylamaya katılan 461 milletvekilinden 346’sı olağanüstü hâle onay verirken 115 milletvekili hayır oyu kullandı.
 

Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantısından sonra 21 Temmuz 2016 Perşembe gününün (bugün) ilk dakikasından başlamak üzere bütün yurtta 3 ay süreyle olağanüstü hâl ilan edildi.
Parlamento olağanüstü hâl ilanını kabul etmemeli, geri çevirmelidir.
İşçi sınıfı, şehir ve köy emekçileri, bütün Türkiye halkı hiçbir koşulda temel hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyecektir.

12 Eylül 1980 darbesinin tersine Amerikan çocukları bu kez başaramadı. Fethullah Gülen örgütü eliyle düzenlenen 15 Temmuz 2016 kaos darbesi yenilgiye uğradı. Emperyalizm ve uzantıları orduyu topluca halkın üzerine sürmeyi beceremedi. Kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adını veren darbeciler, ordunun büyük kesiminin, emniyetin ve halkın direnmesiyle etkisiz duruma getirildi.
 

15 Temmuz 2016 gecesi ordu içinden bir grubun başlattığı Amerikancı-NATO’cu kaos darbesi girişimi sürüyor. Yönetime el koyduğunu açıklayan Yurtta Sulh Konseyi’nin Fethullahçı eğilimde olduğu anlaşılıyor.
Vatan, cumhuriyet, emek tehlikededir. Elbirliğiyle koruyacağız.

23 yıl önce, Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'ni kuşatan gerici-faşist çeteler devrimci ve ilerici insanlarımızı yakmışlardı. 2 Temmuz 1993’te  yapılan bu kontrgerilla katliamında şehit edilen 35 canımızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Dinci çete eliyle düzenlenen Amerikan-NATO güdümlü bu kontrgerilla katliamı Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te Rusya uçağını düşürerek attığı intihar adımından nihayet geri dönmeye karar verdiği günlerde yapıldı.
Biz kontrgerilla katliamlarına baş eğmeyiz. Vatan, cumhuriyet, emek hedefinde birleşerek emperyalizmin ve uzantılarının kanlı oyununu bozacağız.

Vezneciler katliamında öldürülen iki polisin 8 Haziran 2016 günü İstanbul Fatih Camisi’nde yapılan cenaze töreninde dört kişilik saldırgan bir grup önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çelengini parçaladı, ardından onu yuhaladı ve içlerinden biri törenin bitiminde Kılıçdaroğlu’nun önüne kurşun mermisi fırlattı.

Emperyalizmin terör çeteleri eliyle Türkiye halkına yönelttiği silahlı saldırı sürüyor.

Türkiye halkı emperyalizmin silahlı saldırısını mutlaka alt edecektir. Eş zamanlı olarak aynı saldırı altında olan Suriye ve Irak halklarıyla birlikte sabırla direnecek; toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını, egemenliğini savunacak; etnik köken, dil ve inanç ayrımı olmadan birliğini koruyacaktır.

Hep beraber göreceğiz: Türkiye halkı vatana, cumhuriyete ve emeğe düşman örgütlerin, onları vurucu güç olarak kullanan emperyalizmin kanlı planlarını boşa çıkarmayı bilecektir.

 

19 Mayıs 2007’de yitirdiğimiz Süleyman Üstün’ü aramızdan ayrılışının dokuzuncu yılında, 19 Mayıs 2016 Perşembe günü Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında andık.

Konuşmalarda vatan, cumhuriyet ve emek düşmanı emperyalizm  ve işbirlikçilerine karşı birleşmenin önemi vurgulandı. AKP iktidarının işçi sınıfına, şehir ve köy emekçilerine, Türkiye halkının bütününe, komşu halklara düşman olduğu belirtildi. Süleyman Üstün’ün mücadelesini örnek alarak gericilerin padişahlık, halifelik, başkanlık rüyasını yarıda keseceğimiz, Türkiye halkına yeni bir Sevr dayatan Amerikancı-NATO’cu karşıdevrimi boşa çıkaracağımız bir kez daha ilan edildi.